İnsanoğlu zaman zaman kafayı bir şeylere takar...
Ne yapsanız, ne etseniz fayda etmez. Bu takıntıdan bir adım bile beriye gelmez.
Gelemez...
İşte iki gündür Adapazarı Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne kafayı taktım.
Evet babacım iki gündür ADASU ben de takıntı oldu.
Ama nasıl takmayım ki?
Babacım 2. ishale hattı patladığı için daha önceki gün bu kentte sular kesildi. Millet isyan etti. Halk çileden çıktı. Ramazan nedeniyle iftar sofrası hazırlayacak kadınlar ramazan, ramazan dinden imandan çıktı.
Her evde ' Su ' yok ' kavgası çıktı...
Daha o su kesintisinin acısı çıkmadan önceki gece bu kez de 1. ishale hattı patladı. Sayın Rüstem Keleş açıklama yapmış ve; "Efemdim 17 Ağustos depremi sonrasında bu borular hasar gördü yaaa... İşte o yüzden zaman zaman patlamalar oluyor. Onun için sular kesiliyor. Borular eski yaaaa... Onun için Adapazarı susuz kalıyor' demiş.
Yaaaaa...
Peki o zaman 7 yıldır ADASU ne iş yapar?
Depremden bu yana 11 yıl geçti ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi ne iş yapar?
Atarken mangalda kül bırakmayan ADASU'nun beyin takımı ne iş yapar?
Siz ne iş yaparsınız Büyükşehir Belediyesi? Heeeee...
Duyamadım...
Bir daha söyleyin.... Bir daha söyleyin...
Bu kentte deprem 11 yıl önce oldu ve halen ADASU depremin ardına sığınıyorsa, Başkan Toçoğlu ne iş yapar? Genel Müdür Keleş ne iş yapar? Bu kentte ben cenabet gezeceksem ADASU ne iş yapar?
Biri bana bunu açıklasın....
Bu kentte iki de bir sular kesildiği için halk isyan ediyorsa, ben isyan ediyorsam, esnaf isyan ediyorsa suçlu biz miyiz? Yoksa 11 yıldır işini yapmayan Büyükşehir Belediyesi' mi? Kuruluşu 7 yıl olan ADASU mu? Yoksa bilbordlarda şov yaparken başkana şirin gözüken Büyükşehir Belediyesi'nin beyin takımı mı?
Arkadaş yapamıyorsanız bu işi söyleyin. İSKİ'den adam getirelim. Onlar bir el atsında şu su kesintilerine bir çare bulalım.
Hale bakın... Adapazarı'nın su konusunda geldiği hale bakın yaaaa...
Zırt pırt sular kesiliyor. Kentin kadınları haklı olarak isyan ediyor...
Eder tabiii...
İftar sofrası hazırlayacağız diye çile ve rezilliği onlar çekiyor.
Adamlar çağrıyorlar milleti, hazırla bakalım hanım iftar masasını...
Evde su olmayınca kadıncağız nasıl iftar yemeği hazırlasın? Nasıl iftar sonrası temizlik yapsın? Bulaşıklar nasıl yıkanacak?
Al sana aile kavgası...
Susuzluk bir tek kadın milletinin değil, bu kentte iş yapan esnafında derdi...
Neden?
Arkadaş ekonomik krize rağmen bu kentte iş yapmaya çalışan esnafta perişan oldu.
Şimdi Ramazan...
Herkes karınca kararınca iftar yemeği veriyor. Dolasıyla bütün lokanta, restaurant, aperatifçiler gibi işi yemek olan esnafın azıcıkta olsa yüzü gülüyor.
Ama bu kentte iki de bir sular kesilince bu esnafın yüzü gülebilir mi? Bu esnaf nasıl iş yapsın? Soruyorum size susuz ne yapabilirsiniz?
Sıçar kalırsınız...
Sıçsanız iyi de bu kentte su kesintilerinden kıçınızı yıkıyacak su bile bulamazsınız...
Şimdi böyle yazdık diye birileri ' Ehhh yuh yani... Bu kadar argo yazılır mı? 'diye bana sallayacaklardır.
Bana sallayacağınıza ADASU'ya sallayında şu su kesintilerine bir çare bulsunlar...
Ayrıca ADASU yıllardır bu kentte var mı?
Var...
Eeeeee...
Neden yıllardır iki de bir patlayan borular için önlem alınmıyor? Neden bu borular zamanında değiştirilmiyor?
Neden bu kentte iki de bir de insanlar sabunlu kalıyor?
Neden ben cenabet gezmek zorunda kalıyorum?
Neden bizim gazetenin altında bulunan berber Hasan abi dışarıdan su taşımak zorunda kalıyor?
Neden Emel hanım bulaşıkları taşıma su ile yıkamak zorunda kalıyor?
Neden Zafer bey kıçını şöyle bol su ile yıkayamıyor?
Pardon ama ADASU bu kentte ayda 4 kez sular kesilecek ise siz ne iş yaparsınız?
Dün dile getirmiştim... Bugünde hatırlatayım...
Geçen ay kentteki bilbordlarda Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nun boy boy fotoğrafları ile beraber ' Bu kentin 50 yıllık su sorunu çözdük. 3. isahale hattı bitti ' ilanlarını asmasını biliyorsunuz?
İlanları asarken ADASU Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Rüstem Keleş ve ekibi de kentte gerile gerile gezmesini de biliyor...
İlanlar da Başkan Zeki Toçoğlu ' Bu kentin 50 yıllık su sorunu çözdük' diye hava atmasını da biliyor.
Ama iş kentte su vermeye gelince su yok. Millet isyan ediyor. Kadınlar iftar masası kuramıyor. Esnaf perişan, ben ise iki de bir cenabet kalıyorum.
ADASU yüzünden adım cenabet Cumalı'ya çıkacak...
Bakın beyler...
Bu su kesintisine çare bulamadığınız takdirde Büyükşehir Belediyes'ne en büyük zararı veriyorsunuz. Hatta AK Parti bu kentte büyük zarar görüyor. Evet iddia ediyorum... Bu su kesintisi yüzünden AK Parti bu kentte kan kaybediyor.
Son sözüm ise Başkan Zeki Toçoğlu'na...
Sayın başkanım...
Kent Parkta bilmem kaç paraya, bilmem kaç kişiyle beraber kurdele kesip, gençlik yıllarınızdaki anılarınızı tazeleyeceğiniz tarihi Çark' ı hizmete açmak iş değil...
Tarihi Çark'ı hizmete sokmak için trilyonları harcayacağınıza bu kentte 50 yıllık değil, 5 yıllık kesintisiz su verilmesini sağlayın...
Millet sizden çeşmesindeki suyun akmasını istiyor.
Eğer Kent Park'ta yaptırdığınız tarihi Çark'tan bu millet evine su taşıyacaksa, vay bu milletin haline...
Vay Büyşükşehir Belediyesi'nin haline...
Vay AK Parti'nin haline...
Unutmayın...
Taşıma suyla Çark döner mi dönmez mi bilmem....
Ama taşıma suyla Büyükşehir Belediyesi, ADASU dönmeyeceği gün gibi bellli...
Benden söylemesi...
İster bugünden tez tedbir alıp bu kentte kesintisiz su vermenin yollarını arayın. İster haftada iki kez suları kesin...
Çokta tın...
Ben cenabet gezmeye zaten alıştım...
Bunun günahı kimin öbür dünyada hep birlikte bakarız (!)
Yazı Tarihi : 04 Eylül 2010 Cumartesi
Bu yazı 77 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Böyle abuk subuk yazmaya devam edersen seni okumaktan vazgeçeceğim banane senin cenabetliğinden yıkanamıyorum de biz anlarız zaten, gazetecilik yapıyor olabilirsin ama bu sana argo yazma hakkını vermez onlar suyumuzu kesir sende yorum okuma zevkimi kesiyorsun.
yegen @ 13.09.2010 11:59:33