UMRE AZABI

Hayrullah Şanzumi

Hayrullah Şanzumi
Mübarek, mutahhar, muvahhid, mümin adam gibi adam miralay zade müderris Ali Murat Daryal Efendi Hazretlerini ta Şarkül avsattan emirleri mucibince arayıp hal, ahval sorup dualarına müstecap olunca adeta bütün dünya gailelerinden sıyrılıp kuş gibi rahatladığımın farkına tam varmışken Muhterem Hocam Türkiyemde ne var ne yok asitanede ahval nasıl deyince aldığım cevap çok mutazarrıt bir tespitten öteye geçmiyordu.
Eskiden hacca gitmek hakikaten çok itibarlı ve hatta ayrıcalık kesp ettiren bir fariza olduğu yıllarda Anadolu'muzda hacca gidenlerin sayısı o kadar sınırlı idi ki haccı olanların evlerinin dış kapıları yeşile boyanır ve hatta kapılarına kabenin ve de mescidi nebevi ile mescidi aksanın resimleri endam ettirilir idi.

Hacca gidecek şahıs hakikaten kendisini bütün seküler amellerden arındırır ve hatta esnaf zenaat erbabı ise eline bir daha ne tartı ve nede ölçü aletlerini almamaya amü cezmü kast ederlerdi. Gerçi bazıları eline tartıyı ve ölçüyü almadıkları gibi evladı iyalinin de yanlış ölçümüne engel olabildikleri gibi bazıları da bu yanlışı bizatihi kendileri hacı oldukları için işlemekten içtinap ederken evlatlarının yanlışlarını hep görmezden gelirlerdi.

Ama ne olursa olsun eskiden hakikaten bizim kültürümüzde hacı olmak çok ciddi bir iş ve de çok ciddi bir farz ibadeti idi. Hacıların ayrıca hacı olduklarını ifade eden bazı simge ve de imgeleri de mevcut idi.

Öyle hava yoluyla birkaç saatte kutsal topraklara gitmek de söz konusu değildi. Ya kervanla piyade veya yarı binit olarak gidecektiniz. Ya da Sultan Abdülhamidin treniyle gidecektiniz.

Ya gemiyle Cidde'ye vasılolacaktınız ya da bizim çocukluğumuzda olduğu gibi bendenizin de 1980 de gittiği gibi aylarca süren 302Mersedes, Magurus klimasız araçlarla çöle gömüle çıkıla aylarca birçok hastalık, yokluk, kıtlık meyanında enva-i çeşit zarurete göğüs gererek Hz. Fahri Kainat aşkına ve de Cenabı Zülcelalin farizasını eda aşkına bu kutsal olduğu kadar da meşakkatli hac yolculuğuna dünya coğrafyasının her bir yanından imkan ve de şartlarını ikmal edebilenlerin içine düşen bu aşkın ifası için çekilen zorluklar beraberinde getirdiği sorumluluklar ki başta helal parayla bu yola çıkılıp bütün şartlar yerine getirilip bu zorlu ibadetten sağ salip dönebilenler diyorum. Çünkü bu esnada vefat edenlerin sayısı pek de az değildi. Eğer Rabbim mühlet verir de hac dönüşü kendisine ömür bahşedilirse kalan ömrünü kendi çevresinde memleketinde adeta kutsal adam, akil adam sıfatıyla tavsif edilmiş doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilme ehliyetinin yegane sahibi ve de muvazzafı olarak telakki edilen hacı zevat bir bakıma içinde bulunduğu aksakallı kişi tam yetkili yaptırımkar bir Allah dostudur. O, onun hatırı kırılmaz, onun sözünün özgül ağırlığı öyle sıradan hiçbir tartıya da gelmez. Velhasılıkelam bizim medeniyetimizde haccını ikmal etmiş, sakallı, olgun, giyimli kuşamlı, ölçülü kişi en ufak bir problemden tutun da en yüksek devlet meselelerinde bile tam yetkili etkili ve kendisine başvurulabilen zatı muhteremdir.
Zaten öyle sıradan birisinin ne Hacca gitmesine imkan verilmediği gibi nede bu ibadet aşkına tutulamayan birisinin böyle zor bir yolculuğa çıkmasına cüret edebildiğine de tesadüf edildiğine de şahit olunmamıştır.
Yani özetle eskiden bütün kurum kuruluş ve de mensubatının daha henüz sulandırılmamış ahvalinin ne denli hassasiyet kesp edildiğini şahit olanlar bilir.
Bilmeyenler bilenlerden sorsunlar. Neticeten eskiden her şey şeffaf olup öylesine münafakatın seyyaliyetine imkan verilmeksizin Hacı Hacıyı Mekke'de, hoca hocayı tekke de melanet melaneti dakikada bulabilirken keza başka bir atasözünde de "Kişi hacı olmaz gitmekle Mekke'ye, eşek derviş olmaz taş çekmekle tekkeye" tespitinden de anlaşılacağı gibi adeta her şey zirüzeber ayaklar baş, başlar ayak olduğu veçhesiyle esasen emrilillah üzere hacca gitmesi gerekenlerin gerek küstürülmüş olması ve de gerekse de imkanlarının gasp edilerek ellerinden alınmış olması gibi sebeplerden dolayı bugün için bir tedkik yapılacak olursa hacca gitmesi gerekenlerin gidemediği meyanında ne hacca gitmesi, ne kabeye görünmesi ve nede Resulullahın Mescidi Nebevisine görünmemesi gerekenlerin sırf nostalji olsun, reklam olsun veyahut da sureti haktanmışçasına görünüp endam eyleyip münafakatına azmanlık kazandırıp aldatacağı zevata karşı inandırıcılık vasfını kavileştirebilmesi bakımından sözüm ona bir nevi TSE damgası mesabesinden öteye gidemeyen zevatı mezbureye sadece şunu hatırlatmak istiyorum. Hey hemşerim Mekke'ye gitmenin sana bir sureti hak silueti giydirebileceğini mi zannediyorsun? Eğer hulusu kalp ile tövbe estağfirullah çekip adam olmadıktan sonra Mekkeli olmanın öyle fazla bir önem ve de ehemmiyetinin olmadığına Ebucehillin, Ebulehebin, Muaviyenin, Yezidin de aynı topraklara aidiyet kesp ettiklerini hatırlamanız yeter de artar da. Keza efendiler Efendisine Mekkelilerin reva gördükleri şeytanlıkları şöyle bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden bir geçirirseniz ne demek istediğimi fazlasıyla anlarsınız. Eğer anlamaya yönelik bir derdiniz varsa tabi. Pek tabiidir ki ihlaslı insanları tenzih etmek gerekir. ancak servetine ve de teknolojinin bahşettiği imkanlara dayanarak sadece ve sadece turizm maksadıyla kutsal toprakları meşgul eden zevata sadece acımaktan başka hiçbir duygumu tezahür edemem. Aslında hiç kimseye öyle dalaşmaya da niyetim olamaz. Amma esasen bendenizi çileden çıkarıp umre azabı diye bir makale irad edebilmekteki hiddetli saikin son olarak duymuş olmamın verdiği ızdırapla kalem sürtmeye cevaz buldum. Son ahir zamanda bir mahlukatı ucubenin mabetlere sığınan mazlumlara tasallutuna binaen taan ve de tesciliyetine rağmen bununla da kalmayıp rüşvetle ve dahi Hz. Fahri Kainata adavetiyle meşhur zevata hademelik yapmadı diye gözüne kestirdiği mazlumlara tezellümüyle nam yapmış mahlukatın umre veya hacca gitmesinin hakikaten Hz. Yüce Çalabın ve de onun Habibi Kibriyasının ne kadar zoruna gideceğine melanete ve de melanetgaha muttali olan hakiki müminlerin ne dediklerini herkesin duymalarını iştiyakla temenni eylerdim. Vay zavallı vay ahir ömrün yaklaştı. Şüphesiz ki Allah mühlet verir amma velakin imhal etmez. Bir ömür boyu milli, yerli, dini siluetle siluetlenmekle de kalınmayıp milliciliği de ihmal etmeksizin. Her lobinin her lobisinde farklı, farklı teminatlar verip başta kiramen katibinin, bilahare ecinniyat, melekut ve de insaniyatın kafasını karıştırarak aidiyet vaat etmediğin hiçbir mensubiyetin kalmadı. Bir ömür beleşe teşarşur sana çanak ve de yalak tutmayanları önden ısısrıp arkadan teptin, iti ite kırdırıp biriktirdikçe biriktirdin, fakir fukaranın ahına kanına girmekle de kalmayıp eğniyanın da mümkünse eski çamaşır ve de atıklarından beslendikçe beslenip semirttin. Geriye kalanını da biriktirdikçe biriktirip karuni sünneti sonuna kadar istimal eylemekle de kalmayıp vaktaki kalbin tekleyip Azrail Efendi sırtını sıvazlayıp seni yoklayınca da hemen beleş bir umre bulup ömrün vefa eder de mühlet bulabilirsen üstüne üstlük bir de hacc yaptığını zannedip başta Yüce kudrete, onun dinine ve bilahare onun Habibi Edibine müteselsilen onun emaneti olan sadıklarına yaptığın haksızlık, melanet, kul hakkına rağmen gideceğin mekanları kirletip melanetini tescil edip kainatın ve de onun sahibinin yakın takibine takılacağını hiç akıl ettin mi? Yoksa sen ve de senin gibiler bir ömür boyu hayat üslubu haline getirip acımasızca uyarlaya geldiğiniz gibi hukukullahı da deleceğinizi mi zannediyorsunuz? Hey zavallı Beytullahda Yüce Kudrete bugüne kadar yaptığın melanetin faturasını nasıl ibraz edeceksin? Yoksa seküler mahkeme mi zannediyorsun oraları? Hey zavallı keza Hz. Fahri Kainatın huzuruna nasıl, ne mazeretle, ne yüzle çıkacaksın? Yoksa Efendiler Efendisinin evladını, nasıl katletme fermanını imzaladığını mı arz edeceksin? Keza yezidi geleneğin devamından hiç şüphen olmasın, sana ihtiyaç da yoktu. Seni ve de senin gibileri Yüce Kudretin kahhar sıfatına havale ediyoruz vesselam.



Yazı Tarihi : 30 Ağustos 2010 Pazartesi
Bu yazı 110 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk