Bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki; 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandumda halkoyuna sunulacak Anayasa değişikliği paketi, eğer 3 Kasım 2002 Genel seçimlerinin ardından 4 Kasımdan itibaren herhangi bir tarihte gündeme getirilmiş olsaydı, hiç tereddütsüz bütün kalbimle desteklerdim. Mecliste 365 sandalye sahibi olan AKP hükümetinin, tek başına referanduma bile gerek kalmaksızın meclisten çıkarabileceği bu değişiklikleri, zamanın Cumhurbaşkanı referanduma götürse bile, ben tereddütsüz "EVET" derdim.
Yine 22 Temmuz 2007 seçimlerinin hemen ardından 341 sandalye ile iktidar oluşlarının hemen ardından bu işe kalkışsaydılar, yine samimiyetle ifade ediyorum ki gönülden desteklerdim bu değişiklik tekliflerini. Çünkü; Anayasa başta olmak üzere birçok yasal düzenlemelerin ve uygulamaların, bu milletin temel değer yargıları ve sosyal dokusuyla uyum içerisinde olmadığını, defalarca yaşayarak ve hissederek bilen birisiyim. Gel gör ki; iki dönem üst üste millet iradesiyle elde ettikleri iktidar koltuğunda oturdukları sekiz yıl boyunca bu konuda en ufak bir adım bile atmayan AKP yetkilileri, her ne hikmetse Genel seçimlere bir yıl kala, hem de toplumsal bir gerilime yol açacak şekilde bir anda bu Anayasa değişiklik paketini ülke gündemine sokmuşlardır.
Anayasa, elbette değiştirilebilir. Darbe Anayasası olarak bilinen 175 maddelik 1982 Anayasasının da maddelerinin yarısına yakını zaten değiştirilmiştir. Bu maddelerden 8 tanesi de sekiz yıllık AKP iktidarı döneminde değiştirilmiştir. Özel ilgi duyarak meclis oturumlarını izleyerek veya bir şekilde kendisini de ilgilendirdiği için bilgi sahibi olan vatandaşlarımız dışında 70 milyon vatandaşımız, bu değişikliklerden haberdar bile değildir. Ama her ne olduysa şahsen bir yıkım projesi olabileceğine inandığım ve ilgililerin en son telaffuz ettikleri adıyla "Demokratik Açılım Projesi" nin fiyaskoyla sonuçlanmasının ardından, bir anda bu "Anayasa Değişiklik Paketi" bombası düşüverdi ülke gündemine.
Türkiye ve Türk Milleti üzerine hesap yapan yabancı strateji kuruluşları tarafından, çarpıtılmış ve güzel ambalajlar içinde sunulan bir takım sinsi siyasî planlar, gelişmişlik, kalkınma, büyüme, zenginleşmek, çağdaşlaşmak, demokrasi, insan hakları, özgürlükler, yerel kültürleri yaşatma vs. kavramları kullanarak faaliyet gösteren bir takım vakıf ve dernekler, bazı AB fonları ve Soros vakıfları tarafından desteklenerek "Değişiklik" çığırtkanı olarak piyasaya sürülmüştür. Bunlardan biri olan TESEV tarafından hazırlanan anayasa ve yasalarda yapılması önerilen değişiklik teklifleri, 19.07.2010 tarihli Bakanlar Kurulunda dahi görüşülmüştür. Anayasa ve yasalardan Türk adının tamamen temizlenmesi öngörülen 58 sayfalık bu raporun Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan önsözünde; " Hükümet bütün iyi niyetine rağmen anayasal zemin hazır olmadan başarılı olamaz" diyerek anayasa değişikliğinin önemine vurgu yapılmaktadır.
Esasen yapılmak istenen, milletin ihtiyaçlarına cevap vermek yerine gizli ve sinsi planların uygulanabilmesi için yasal zemin hazırlamaktır. Şayet değişiklik kabul edilirse o havayla seçimlerde bir dönem daha AKP iktidarını sağlayacak sonucu almayı düşünmektedirler. Aynı zamanda Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değiştirilmekle Yüce Divan görevi yapmak gereği hâsıl olduğunda kendilerini, yaptıklarının hesabını vermekten kurtarmak mümkün olacaktır. HSYK' da yapılacak bu değişiklikle birlikte yargı tamamen kontrol altına alınacağından bütün destekçilerin ve iş birlikçilerin de kurtarılması sağlanacaktır.
Siparişle sonuç oluşturan kamuoyu araştırma şirketleri ve bir kısım yandaş medya kuruluşları, aldıkları para doğrultusunda istenilen sonuçlar oluşturarak kamuoyunu arzu edilen yönde etkilemeye yönelik anket ve haberler yayınlamaktadırlar. Bu yayınlara bakarak; "Başörtüsü konusunun çözüme kavuşturulması için yapılacak yasal düzenlemelerin artık Anayasa Mahkemesinden dönmeyeceğini" düşünen iyi niyetli vatandaşlarımızın, kutsal vatan topraklarının bir kısmı üzerinde bağımsız bir başka devlet kurulmasına gidecek özerklik yasalarının da aynı mahkemede reddedilmemesinin amaçlandığını sezmeleri ve iyice düşünmeleri gerekmez mi?
Sonuç olarak görülmektedir ki; 12 Eylül günü sandıklarda seçmenin oy vereceği Anayasa değişikliği, "Türk Milleti'nin acil ihtiyaçlarına cevap vermek" gibi bir gayeye matuf değildir. 12 Eylül ihtilâl ini yapanlardan hesap sorma iddiası ise mesnetsiz ve gülünç olmaktadır. Zira geçici 15. madde kalksa bile zaman aşımı bir yana Anayasanın 38. Maddesi ve 2004 yılında AKP hükümeti tarafından çıkartılan Türk Ceza Kanunun 7. Maddesi böyle bir yargılanmaya ve hesap sormaya imkân vermemektedir. Esasen AKP'nin böyle bir niyeti de yoktur. 28 Şubat sürecinin sorumlularından ve 27 Nisan E muhtırasının sahibinden hiç söz edilmemektedir. Hatta birisi danışman yapılarak, ikincisi ise üstün hizmet madalyası verilerek ödüllendirilmiştir. 12 Eylül'ün kalıntısı olan YÖK ve RTÜK en çok eleştirdikleri kurumlar olmasına rağmen değişiklikte yer verilmemiştir. Çünkü bu kurumlar artık kontrollerine geçmiştir.
Bunlar benim kişisel tespit ve düşüncelerim. Bu sebeplerle de 12 Eylül günü referandumda "Hayır" oyu kullanacağım. Yine bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki; en az benim kadar kendince haklı sebepleri olduğu için "Evet" oyu kullanacak her vatandaşımızın bu tercihine de saygı duyuyorum ve itiraz etmiyorum. Tek itirazım; iktidar gücü ve devlet imkânları kullanılarak, yapılan baskı ve dayatmalarla, seviye kaybına uğrayan ve tamamen düzeysizleşen, memleketi büyük bir gerginlik ortamına sürükleyen propaganda kampanyalarınadır. Lütfen biraz daha saygı, biraz daha tahammül.
Yazı Tarihi : 30 Ağustos 2010 Pazartesi
Bu yazı 215 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
ne ismi @ 06.11.2010 11:10:30
hüseyin avni kocasinanoğlu.Oldu mu?Benim ismimi yazmış olup olmam,senin satılmış olup olmamanı değiştirmiyor maalesef.Mahalle kabadayılığı yapma.Şimdi yut o yazdıklarını.
mesele isimse @ 06.09.2010 07:22:06
kendi ismininden utanan yazmaktan korkan arkadaş sen kimlere uşaklık yapıyosun acaba bak adımız soyadımızın arkasındayız bu ülkeyi 80 yıldır sömüren emperyalistlerin yerli uşaklarının karşısında olduğumuz gibi ayrıca kaybedebler ortada bu ülkenin yürekli insanlara ihtiyacı var ismini bile yazmaktan aciz insanlara değil
kemalettin kaya @ 06.09.2010 00:54:16
yazılarınız zevkle takip ediyorum açba.İktidara yalakalık yaparak para kazananlar,bu aralar pek bir gergin.Aşağıdaki yorumlarda da kusmuşlar yine.Hiç takmanıza gerek yok.Kaybedeceklerini onlar da biliyor.Sadece son bir pislik yapma gayreti içerisindeler.Aynen devam yazılarınıza.Kaleminize sağlık.
iktidarın uşaklarına bakmayın @ 05.09.2010 20:09:09
sayın açba öncelikle yazınızın başlığından dolayı tebrik etmek istiyorum sizi biraz saygı biraz tahammül son derece güzel ve doğru bir yazı amma çnceki yazılarınızda yazdılarınız ile maalesef hiç örtüşmüyor okarad tahammülsüz ve hakaret dolu yazılarınız varki sizn iyiye doğru gittiğiniz görmekten mutlu oldum bir akyazılı hemşeriniz olarak.
sevgili erhan martin kardeşim sanırım bilmiyorsun apo iti referandumu boykoy ettiriyo kürtler sandığa gitmesindiyede tehdit ettiriyo itleri vasıtasıyla evet demiyo sayın başbakan gibi şunu bilmek lazım ne kadar saygı gösterirsen okadar saygı görürsün hiç sevmesende o kişi bü ülkenin başbakanı cumhurbaşkanı ise
Kemalettin KAYA @ 02.09.2010 18:23:13
Hukukçu yazmıssın ama sanırım sen hic tv izlemiyorsun yada hiç gazete okumuyorsun arkdasım Bdp ne evet diyor ne hayır diyor boykot diyor bu kimin işini geliyor sence bir mantıklı düsün yeter bu arada imralıdaki itte onun kardesi olacak enikte evet diyor ozaaman tayyiple apo aynı görüste
Erhan Martin @ 02.09.2010 01:22:29
MHP'li belediye başkanı 'hayır' dememek için istifa etti
Ordu'nun Akkuş ilçesi Seferli Beldesi'nin MHP'li Belediye Başkanı Mehmet Kayaoğlu, partisinin 12 Eylül referandumunda 'hayır' oyu kullanılması isteğinin Milliyetçilik anlayışına ters olduğu için partisinden istifa ettiğini açıkladı.
"Bugünkü MHP'nin tutumunun büyük liderimiz Alparslan Türkeş'in kemiklerini sızlatmaktadır" diyen Kayaoğlu, "Türkeş yaşasaydı Anayasa değişikliğine evet der ve bu yönde bir kampanya yürütürdü." diye konuştu.
12 Eylül darbesinden en büyük yarayı partisinin aldığı halde Anayasa değişikliğine hayır denmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Kayaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "CHP, BDP ve PKK ile aynı safta yer alıp, demokratikleşme ve özgürleşme reformu olarak dikkat çeken bir değişikliğe hiç bir milliyetçinin ve ülkücünün Hayır demesi vicdani ve tutarlı bir tavır değildir. Bu nedenle MHP'den istifa ediyorum. 12 Eylül günü Darbelerin Karanlığından, demokrasinin aydınlığına geçiş için bu Anayasa değişikliğine Evet diyeceğim. Aynı zamanda bu konuda evet kampanyası daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için destekleyeceğimi kamuoyu ile paylaşmayı bir görev addediyorum."
hukukcu @ 01.09.2010 15:59:34
Eğer anayasa değişikliği paketinin 12 eylül ile bir alakası varsa -ki var olduğunu söylüyorlar ama bunu yemek mümkün değil- bu konuda herkesten çok konuşmaya hakkı olanlardan birisi de sizsiniz. Gerisin yaptığı işkembeden atmaktan başka birşey değil. Hayır diyenlerin duygularına tercüman olduğunuz bu nefis açıklamanız için de ayrıca teşekkür ederim.
murat demir @ 31.08.2010 11:48:06
sayın açba;hala aynı aymazlık ve bilgisizlik örneği serglemeye devam ediyorsunuz.bu yazdıklarınız zaten kelimesi kelimesine birçok kişi tarafından dile getiriliyor.yani konunun uzmanı bir hukukçunun anayasa değişiklikleri ile ilgili görüşlerini anlayabiliriz de siz hangi donanımla hsyknın yapısı hakkında görüş beyan ediyorsunuz. Allah aşkına siz bu anayasa değişikliğine kadar hsyknın yapısı hakkında malumat sahibimiydiniz. sorsalar size hsyk kimlerden oluşur biliyormuydunuz.sizce evrensel standartlarda bir hakimler kurulu nasıl oluşturulur.bırakınlütfen ya bir de sıkılmadan bu konuyu onur meselesi yapıyorsunuz.siz alemi kör herkesi sersem mi sanıyorsunuz.tek amacım bugüne kadar hiçbir orjinal fikir ihtiva etmeyen yazılar kaleme aldığınızdır
gogol @ 31.08.2010 00:54:09