Kent Konseyi çıktı meydaneeee kim tutar sizi yürüyün beeee (!)
17 Ağustos Depremi'nin 11. yıldönümün de sevgili Kent Konseyi evlere şenlik bir anma programı düzenledi.
Herkes gibi ben de Kent Meydanı'nda yerimi alırken, meraklı gözlerle toplanacak kalabalığı merak ediyorum.
Sakarya'da adettendir...
Eğer meydan dolarsa 'Haaaaaaa unutmamışık baboooo' diyeceğiz yaaa...
Herkes meydanın dolup dolmayacağını süzüyor...
Bir ara bakıyorum Kent Konseyi Başkanı Arif Aruca ve konsey yönetiminin heyecanı daha bir başka...
Çok kalabalık toplanırsa bizim konseyciler; "İşte bu iş bu kadar kardeşim. Baba gibi organizasyon yaptık. Millet geldi. Bu işi böyle yapacaksın. Unutmadık. Unutturmayacağız" havası yapacaklar yaaa...
Radar gibi sürekli meydanı kesiyorlar...
Konseyci Alpay Şirin nerede ise çetere tutacak. Ahaaaa da başkanım oradan 3 kişi daha geldi. Abooo şuradan da 4 kişi daha geliyiiiiiiii... Doluyiiiiiiiii Arif ağabeycummmm. Doluyiiiii...
Sonuç...
Hikaye...
Zaten Kent Konseyi bütün Kent Meydanı'nı dolduracak bir etkinlik yapsa ne olur? Meydan da toplu iğne atacak yer kalmasa ne olur?
Bu kent bu kadar acı yaşadığı halde akıllanmadıktan sonra meydanlarda 'Unutmadık. Unutturmayacağız' diye kendinizi yırtsanız ne olur.
Biz değil miyiz 17 Ağustos sonrasında orta hasarlı binaları allayıp pullayıp üniversiteli öğrencilere gazlayan?
Biz değil miyiz yıkık binaların kırık temelleri üzerine bina yapmak için kıçımızı yırtan?
Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk değil mi '5 katlı binalar kuralım' diye neredeyse eylem yapacak olan?
O acıdan 11 yıl geçmesine rağmen bu kentte halen bin 300'den fazla orta hasarlı konutun olması?
Geleceğimiz olan öğrencilerin okuduğu yüksek katlı okulların 11 yıl geçmesine rağmen bugünlerde halen onarımları süren kent neresi? Sakarya değil mi?
Daha sayayım mı?
Daha saymakla bitmeyen cahillikler ve rant hesapları yapılan bu kentte, binlerce kişi bir meydana toplanıp 'Unutmadık. Unutturmayacağız' dese ne olur demese ne olur?
Şaka mısınız siz?
Bu kentte yaşanan o acı depreme karşı alınacak tedbirlerin kıstası ne?
Yılda bir kez bir meydanda toplanıp konsey Başkanı Arif Aruca'nın 'Tabi acılar yaşandı. Hatta depremzedeler kadar depremzadeler de bu kentte ön plana çıktı. Unutmadık Unutturmayacağız' demesi midir?
İki deprem fotoğrafına bakan ve ölen yakınlarını hatırlayan insanların döktüğü gözyaşları mıdır?
Meydan dolup taşsa ‘Vay beee biz harbiden de akıllandık'mı diyeceğiz?
Depremden ders almak meydanlarda toplanıp millete halkın parasıyla pide ile çay dağıtmak mı?
Milleti yedirip içirip tuvaleti bile olmayan meydanlarda inim inim inletmek mi? O gece çayı, suyu içen herkes tuvalet diye inledi ama nafile...
Bulasın da sıçasın(!)
Meydan yapmışlar ama tuvaleti bile yok. Kardeşim bu millet altına mı edecek?
Kısacası depremi unutmamak orta hasarlı ve yüksek katlı binaların kaldırılması veya güçlendirilmesi, okullarda gerçekten deprem eğitimi verilmesi, yeni binaların hepsinin depreme dayanıklı ama gerçekten dayanıklı yapılması, Dörtyol Kentsel Dönüşüm Projesi gibi önemli projelerin bir an önce hayata geçirilmesi ve bilim adamlarının çizdiği yol haritası önderliğinde geleceğe emin adımlarla ilerlemek ile olur.
Meydanlara yalancı pehlivanlar gibi çıkıp 'Unutmadık. Unutturmayacağız' diyeceğinize siz önce bu kentteki bin 300 orta hasarlı binayı onarın.
Ondan sonra tuvaleti olmayan meydanlar da bol bol anlatırsınız (!)
----------
Ekrem Yüce'nin TIR saltanatı
Erenler Belediye Başkanlığı'ndan tanıdığım ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, 17 Ağustos Depremi Anma Programı'na beraberinde getirdiği çay servisi yapan TIR'la beraber katıldı.
Anma programına katılanlara ücretsiz çay servisi yaptırmasını sağlayan Sayın Yüce'ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Allah kendinden ve ekibinden razı olsun.
Ancak aynı Ekrem Yüce, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Çapoğlu Tesisleri'nde verdiği iftar yemeğinde yine TIR ile katıldı ve protokol ve işadamlarına çay servisi yaptırdı.
Sanki babasının malı gibi arkasında devasa bir TIR'la gezen Yüce, yakıtını ve görevli personelin maaşını devletin ödediği TIR'ın önünde şen kahkahalar atıyor.
İş mi yani?
Yakışıyor mu?
Anma programında halka çay dağıtarak güzel bir hizmete imza atan Yüce, cebinden parası olan işadamlarına hava olsun diye çay dağıtması o kadar çirkindi.
Ayrıca soralım bakalım Sayın Yüce'ye...
Siz ne hakla 72 milyon 561 bin 312 kişinin hakkı bulunan bir kurumun parasıyla işadamlarına çay servisi yapıyorsunuz?
Cebinde parası olan işadamlarına çay servisi yapmakta neyin nesi? Ne gereği var? Amacınız ne?
Emrimde TIR'lar var havası yapıyorsanız o başka ama siz her gittiğiniz yere TIR'la mı gidersiniz?
Kul hakkına girdiğinizin farkında mısınız?
Sonuçta biz sizi, buradan uğurlarken böyle tanımadık.
Biz, belediyenin makam aracına bile binerken titreyen Ekrem Yüce'yi tanıdık. TIR'la saltanat yapan Yüce'ye bu davranışını şahsım adına hiç yakıştıramadım.
Yazı Tarihi : 18 Ağustos 2010 Çarşamba
Bu yazı 88 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar