ZÜHT VE TAKVA KÖZÜ

Hayrullah Şanzumi

Hayrullah Şanzumi
Bilindiği ve bit tecrübe yaşandığı üzere olumsuz közlerin tasallutuna muarız olmuş olsak ta her halükarda müspet közlerimiz az da olsa elan tamamen sönmemiş olup onu bir şekilde badısabaya muhatap olup közlenmesini temin sadedinden de olsa aramızda yaşayan kıymetli bir ilim adamı ki adını rüzgardan bile koruyup incitmemek için mütesettir tutuyorum; ancak bilenler bilmeyenlere söyleyebilir.

Emekli profesör olan bu bilge filozof odasını şereflendiren herkesin önünden kalktığı gibi o kemale ermiş yaşına ve de başına rağmen henüz çiçeği burnunda yirmiye merdiven dayamış gençlerin de önünden kalkarak bu ahvalden dolayı teeddüp eyleyip kendilerini rahatsız edemeyen saygılı gençlere, gençler bir defa siz benim velinimetimsiniz.
Eğer siz olmasanız devletimiz bana maaş vermez. Bir de başka önemli ve de esas saik var ki onun için önünüzden kalkıyorum. Siz genç öğrenciler ilim öğrenmek için makamımıza geliyorsunuz, biz ise sadece bildiklerimizi size servis ediyoruz. Doğrudur ilmi öğreten biziz ama bizim medeniyetimizde ilim öğrenen kişi ilim öğretenden daha önemlidir. İşte onun için önünüzden hiç üşenmeden zevkle kalkıyorum diyebilecek yürek ve de nehafete sahip bir hoca efendi. Evet, bu zatı bilenler bilir. Kendisinden izin alamadığım için ismini yazamadığımı beyanla lütfen bilenler bilmeyenlerle paylaşsın diyoruz. Esas olan da bu değil midir. Bilenler bildiklerini bilmeyenlerle paylaşarak bereketlendireceklerdir. Aksi takdirde atıl kalan bilgi bize ait olmayıp öldüğümüzde de onu heba etmiş oluruz.

Makalemizi yine bu mübarek hocanın daha emekli olmadan önce en büyük anfilerinden birinde konusu zühd ve takva olan bir konferans vermektedir. Gerek hocanın çok takdir edilmiş olması ve gerekse konunun önem ve ehemmiyetine binaen anfi tıklım tıklım doludur. Dinleyicilerin büyük bir kısmı da hocayı ayakta dinlemektedirler. Hoca hülasa Türk İslam tasavvufunun en deruni mevzularından olan meşhur Zühd ve Takva konusudur. Zühdün ve de takvanın çeşitli kitaplardan hassaten tasavvufi kaynaklardan bakıp teferruatlandırmamız mümkündür. Ancak meseleye muhtar kalmayıp kısaca bir malumat sahibi olmak isteyenlere atfen zühd: zahid olma ahvali yani sürekli Allah'ı zikredip anan kişi. Takva ise işlenen amellerde ruhsat vaki olmasına rağmen kolaylık olsun diye bile olsun meşru bir ruhsatı bile kullanmayıp Allah'a daha yakınlaşmak için işin ruhsat yönünü değil de nehafet ve de nezahat yönünü tercih etme ahvali ki başlı başına iki ayrı eylem olan zühd ve takva şahikalarının mezcedilerek aynı insanda temerküz etme halinin zülcenaheyn yani iki kanatlı olmaya benzetilebileceğini düşünüyorum. Velhasılıkelam hocamız tam iki saat süren konferansında züht aşağı, züht yukarı, takva aşağı takva yukarı dönüp dolaşıp bu ideal halife insanı bir örnek model olarak anlatırken herkes pür dikkat nefesini bile doğru dürüst verip almadan adeta fenafil zühd ve de takva olmaya oldular ama konferans süresi su gibi gelip geçince sorular bölümünde bu insan şahikası modelin ne zaman nerede nasıl yaşadığını bugün için dünyada böyle birisinin yaşayıp yaşamadığını eğer bir yerlerde böyle birisi yaşıyorsa adresinin kendilerine verilmesini istirham eyleyip gidip bu zatın elinin öpülmesi gerektiğini ve de duasına müstecap eylenmesini beyan eden bir dinleyicinin ve de haziruna tevcih edilen cevap çok calibi dikkattir. Muhterem hocamız cevaben evet, benim anlattığım insan modeli öyle uzaklarda falan değil, öyle tarih sayfalarının tozlanmış arşivlerinde de değil bol miktarda hem de hepimizin aramızda yaşayan kendi nev-i şahsına münhasır da olmayan öyle sıra dışı da olmayan hem de sıradan yaşayan güzel insanlar diye izahatından sonra dinleyici zevata şimdi devlet memuru, işçi emekçi olarak veya bir öğrenci olarak eğer sadece haramlardan içtinap eyleyip sadece ve sadece kendi işinizle iştigal eyliyorsanız işte sizlerin hepisi zühd ve de takva sahibidir. Hocamıza sağlık, afiyet ve de hayırlı ömürler diliyor, eğer emrihak vasıl olursa da rahmet ve de mağfiret temennilerimizle muhterem hocamızın ruhaniyetinden de istimdat eyleyerek hocamızın üniversiteden ayrılalı neredeyse yarım asra yakın bir zaman oldu ve bu süre meyanında köprülerin altından da çok şelaleler geldi geçti. Hocam izin verirseniz haddimiz olmadan bu tespitinize ahir zaman sadedinden son bir değerlendirmeyle meseleyi biraz daha güncelleyecek olursak, eğer bir insan bırakın birilerine, çevresine, vatanına, milletine, insanoğluna hizmeti eğer bir insan ister kendi işiyle meşgul olsun veya olmasın onun artısının da eksisinin de başta kendisine yansıyacağını müdrik olarak bu ahvalini değerlendirmeye bile almaksızın diyoruz ki eğer bir insanın gayrisine herhangi bir şekilde bir zararı veya rahatsız edici bir tavrına maruz kalınmıyorsa işte o insan hem bir insanı kamil ve hem de en yüksek seviyede bir zühd ve de takva közünü himaye eden bir zatı muhteremdir diyoruz vesselam binler selam.



Yazı Tarihi : 08 Ağustos 2010 Pazar
Bu yazı 62 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-