Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
Bunaltıcı yaz sıcaklarıyla boğuştuğumuz şu günlerde akşam serinliğinden istifade edebilmek için Sakarya sokaklarında dolaşırken karşıma aniden birkaç sokak köpeği çıkıverdi. Sokak köpeklerinin yaşam alanlarımıza kadar girip bizleri etkilemeye başlamaları düşündürücü olsa da, sayılarını sıfırlama imkânsızlığı karşısında arada bir onlarla karşılaşma ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.
Beni karşılarında gören köpekler kaçıp kaçmama ile saldırıp saldırmama kararsızlığını yaşarken duruşumdaki kararlılıktan etkilenmiş olacaklar ki kendilerine olan güvensizliğin göstergesi ile ürkek ve korkak bir şekilde kısık bir sesle havlamaya başladılar. Köpeklerin bu cılız ve korkak havlamalarına karşın gür ve yüksek bir sesle " hoşt!"dediğimde ise her biri bir yöne kaçıp dağıldılar. Bu ilginç durum karşısında kendi kendime söylemeden geçemedim. O anda aklıma bir deyim geliverdi. Boşuna ısıracak köpek dişini göstermez denilmemişti. Bir kez daha bu deyimin şahsi testini yapmış oldum.
Uzmanı olmadığım bir konuda ahkâm kesmek haddim değil ama köpeklerle ilgili bilindik birkaç şey söylemeden geçmeyeyim. Köpekler eğer evcilleştirilirlerse çok faydalı ve sadık hayvanlardır. Köpeklerin çeşitleri vardır. Bazı köpekler evlerde beslenirler. Bu köpekler kendilerine kemik atan ya da besleyen sahiplerine sadakat göstermeye çalışırlar. Ama kendilerine kemik atan ya da besin veren sahiplerinin verdiklerine kanaat getirmeyip daha fazlasını isteyenler ise yabanileşirler. Yani sokak köpekleri adıyla yaşarlar. Bu köpekler ise tehlikelere karşı koyabilmek için grup halinde yaşamayı amaçlarlar. Grup halinde yaşadıklarında ummadıkları bir durumla karşılaştıklarında çoğu korku göstergesi olmak kaydıyla havlamaya başlarlar. Havlamakla etrafa korku verip kendi çevrelerinde güvenli alan tesis edeceklerini zannederler.
Sokak köpekleri gün gelir rezil ve sefil bir hayat yaşarlar. Daha fazla kemik bulurum hayaliyle sokak köpekliğini tercih etmenin sıkıntılarını bir türlü atamazlar. Gün gelir daha fazla kemik bulurum diye tercih ettikleri sokakların çöplüklerinde değil kemik, kemiğin kırıntılarını aramaya başlarlar. Devamında ise uyuzlu, pireli ve sefil bir şekilde kemik aradıkları çöplüklere çöp olurlar.
Sokak köpeklerinin havlama teranesi sonrasına evime gelip gündeme dair bilgiler almak için televizyonu açıp haberleri izlediğimde ise bizi şaşırtmayan ilginç konuların gündemimizi işgal etmeye devam ettiğini gördüm. Haberler arasında bir beyanat dikkatimi çekti. Sözüm ona ismi Barış ve Demokrasi Partisi olan bir partinin İzmir'de düzenlediği mitingde Bdp Muş Milletvekili Sırrı Sakık yaptığı konuşmada "Kürtlerin can ve mal güvenliği yoksa Başbakan'ın da, Genelkurmay Başkanı'nın da yoktur" demiş.
Sırrı Sakık'ın bu konuşmasını analiz ettiğimizde hiçte masumane bir konuşma olmadığını söyleyebiliriz.Sırrı Sakık bu cümlesiyle aslında bir yerlere çok net mesajlar gönderdi. Hatay-Dörtyol'da pkk terör örgütünce polislerimize yapılan saldırı sonrasında, bayrağına, vatanına, milletine, toprağına sahip çıkmak isteyen vatandaşlarca yapılan protesto eylemleri ve bu eylemler esnasında kürt vatandaşlarımızın işlettiği bazı dükkanların hasara uğratılmasından en üst seviyede siyasi rant sağlamayı amaçladı. Sakık,bu çıkışı ile Kürtlerin karşı eylemler karşısında etkisiz kalıp itaatkar olma özelliklerinin de önüne geçmek istedi.
Bunların yanında asıl hedeflerinin ipuçlarını da vermiş oldu. Bdp'li belediye başkanlarının bir süre önce aldıkları demokratik özerklik kararlarını tamamlayıcı mahiyette Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir efendinin dile getirdiği sözüm ona Kürdistan özerkliği taleplerini yoğunlaştırma ve icra-i faaliyetlerine hız vermeleri durumunda karşılaşacakları tepkilerin önünü şimdiden kesmek istedi.
Bundan da öteye giderek yandaşlarına önemli bir talimat vermiş oldu. Özerklik isteklerine yönelik girişecekleri faaliyetlere karşılık tepki ve eylemlerle karşılaşmaları durumunda,korkmamalarını,itaatkar ve zavallı durumuna düşmemelerini, daha sert karşılık vermelerini,kabuklarına çekilmemelerini,ellerinden geldiğince yurdumuzun her kesiminde kendilerini göstermelerini istedi.Böylelikle benim daha önceleri söyleye söyleye dilimde tüy biten amaçlarını uygulamaya koymayı hedefledi.
Bu hedefin altında yatan asıl konu ise başta "Uluslar arası Adalet Divanı" olmak üzere konuyu uluslar arası platforma taşıyarak "Türkiye'de Kürtler katlediliyor, soykırım uygulanıyor, kürtlerin can güvenliği yok."gibi propagandalarla Türkiye'yi uluslar arası müdahaleye açık hale getirmek, devamında ise başta ABD'nin desteği ile özerklik hedeflerine şimdilik kaydıyla sahip olmayı amaçlamaktır.
ABD son uluslar arası terör raporunda boşu boşuna hem nalına hem de mıhına vurmadı. ABD son terör raporunda pkk'yı terör örgütü görmekle beraber, satır aralarında Türkiye'ye önemli bir uyarıda bulundu. ABD bu raporunda terörün silahlı mücadeleyle bitirilemeyeceğini, başka seçeneklerin gündeme alınması gerektiğini boşuna söylemedi. ABD bu uyarısıyla Bdp'yi muhatap alın, onlarla masaya oturun, isteklerini değerlendirin anlamında siyasi bir duruş sergiledi. Bu önemli ve içişlerimize müdahale edici rapor YAŞ kararları veya krizi gündemleriyle arada kaynadı gitti. Doğru dürüst ulusal gündeme dahi alınmadı. Ulusal medya görmedi bile.
Bdp milletvekili Sakık, bu çıkışı ile Kosova örneğinde olduğu gibi özerklik ve bağımsızlık konusunun çıkmaza girmesi durumunda konunun Milletler Cemiyeti'nce karara bağlanmasını isteyebileceklerini, Milletler Cemiyeti'nin kararlarının emsal teşkil edeceği düşüncesini de hissettirmiş oldu.
Ne diyelim. Bekleyip görelim bakalım. Türk'ün başına musallat edilen sorunlar çığ gibi büyüyor. Türk önce yetki verdiklerinden görev bekliyor. Türk'ün yetki verdikleri sorunların üstesinden gelemezse vekâleti geri alıp gereğini yapar elbet. Birileri Türk'ün tarihini unutmuşa benziyor. Türk ayağa kalkacağı zamanı ve şanlı tarihini unutanlara hatırlatmasını bilir. Bunun için sabırla bekler; gereğini yapar.
Ne Mutlu Türk'üm diyene…
Yazı Tarihi : 07 Ağustos 2010 Cumartesi
Bu yazı 430 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Olgun bey sizi tebrik ederim ve bu sağlam duruşunuzu devam ettirdikçe sizi sonuna kadar destekleyeceğiz.Çünkü bu ülkede sizin gibi vatansever insanlara daha çok ihtiyacımız var...
murat @ 13.08.2010 00:28:54
haberci @ 10.08.2010 23:04:34
sonuna kadar hak veriyorum köpek havlaması ve bir kaç insan denemeyecek varlıkların eylemleri köpekten ne farkı vrki polise taş atıp askerimize kurşun sıkanın hala da bazıları savunuyor
kaan @ 10.08.2010 21:37:32
SAYIN OLGUN BEY ASLINDA GÖRÜNÜŞ OLARAK AYDINLIK YÜZLÜ BİR GÖRÜNTÜN VAR AMA AMCASI BU YAZIN VE BENZETMEN COK CİRKİN SANA YAKIŞTIRAMADIM TABİ OLARAK BDP"Yİ ELEŞTİREBİLİRSİN KÖPEKLERLE KARŞILAŞTIRDIĞIN BİZİM YURTTAŞLARIMIZ ONLARI ALLAHU TAALA YARATTI KÖPEKLERLE KARŞILAŞTIRMA SANA YAKIŞMAMIŞ SELAMLAR VEYSEL AMCAN
veysel saka @ 10.08.2010 15:42:50
çok doğru. verilen vekaleti terötistler lehine kullandılar. ilk seçimde millet bunları unutmayacaktır.
sakarya @ 09.08.2010 15:37:00
sana bu yazında yerden göğe kadar hak veriyorum ama bizim zaafımız ne? şu biz aşırı derecede hoş görülü davrandıkça,bu itler bu soaka köpekleride haklı olarak azıyorve havlıyor...
haberci @ 08.08.2010 11:23:31