Daldan dala

Galip Boztoprak

Galip Boztoprak
Zaman hükmünü icra edip döne, döne kavsini tamamlayıp başlama noktasına geliyor. Hem ne geliş bu! Ömür treni menziline bir adım daha yaklaştı. Günlük uğraş ve didişmelerin kucağında debelenirken zaman hiç geçmeyecekmiş, koca bir yıl nasıl da geçer diye insanoğlu sürekli hayıflanır durur. Koca koca yıllar şimşek hızıyla geçip gider de, bebek nasıl da büyüyüp koca delikanlı olmuş; delikanlı ne çabuk kırkına merdiven dayayıp olgun adam olmuş; kırkındaki adam ne de çabuk yetmişine merdiven dayayıp pîri fani bir ihtiyarcık oluvermiş. İnsanoğlu bu serüveni, bu serencamı hep yaşayıp tekrarını gelecek nesillere aktarıp durur da yeterince kendine ders çıkarabilir mi bilinmez.
16 Nisan 2008 Çarşamba ilkyazı ile bu sütunlarda bir araya geldik. Kendi adıma geçen zaman içinde heyecanlı haftalar geçirdim. Doğrusu itiraf etmeliyim ki haftada bir yazmam konusunda Sevgili Mustafa Gümüşel Beyden gelen isteğe tereddütsüz evet deyip yüreğimi de Sakaryahalk okurlarına açtım. Açtım açmasına ama itiraf etmeliyim ki kesintisiz aksatmadan sürdürebileceğim konusunda sürekli tereddüt yaşadım. Zira yerel bir gazetede yazmak ve beraberinde getireceği zorlukları da kestirebiliyordum. Bu noktada kendi kendime bir karar verip suyu akışına bıraktım. Yerel bir gazetede yazmayı mesele yapmadım. Yüreğimden ne geliyorsa onu ifade etmeye karınca kararınca okuyucu ile paylaşmaya gayret ettim.
Ömür defterinden böylelikle bir yaprak daha düştü. Bu satırlarla birlikte tam tamına elli iki yazı tamam oldu ve bir yılı ikmal etmiş olduk. Sürekli ve kesintisiz yazma bakımından benim açımdan önemli bir ölçü. Bunda gazete yönetiminin içtenliği ve sıcak ilgisinin payı büyüktür. Bu vesileyle başta Mustafa Gümüşel Beye, ve gazetenin tüm personeline ve de Sakaryahalk okurlarına minnettarlığımı belirtmeliyim.
Bizler yazmayı sürdürerek ardımızdan yürüyenlere işaret taşları bırakmalıyız. Bırakmış olduğumuz işaret taşları yeni ve genç yeteneklere örnek teşkil eder, gayrete gelmelerine vesile olursak o zaman kendimizi bahtiyar sayarız. Değilse yazdıklarımız boş bir gevezelikten öteye geçmez.
Yazan ve yazma gayreti içinde olanlar yazdıklarının okunması yanında okuyanların arasından yazma arzusu duyanlara yol açmak, örnek olmak amacı içinde olmalıdır. Olmalıdır ki yeni, yeni yetenekler ortaya çıksın, yetenekler yok yere sönüp kaybolmasın. Yazmak erdemi bir bakıma yeni yetenekleri bulup onlara fırsat tanımak eylemidir. Bu eylem yeterince yerine getirilmediği için köşe başları hep aynı yüzlerle devam edip yeni yeteneklerin filizlenmesine imkân tanınmıyor.
Görüntülü medyada izleyiciye dayatılan magazin programlarına bakınca insanın içi sızlıyor. İçi boş ve genel ahlak seviyesi de doğrusu konuşup tartışmaya değmez bir düzeyde. Reklam amaçlı bu programlara sponsor olanları göz önüne getirince işin fecaati daha da büyüyor.
Evet, yerel seçimleri geride bıraktık. Siyasilerimize, medyamıza, sözüm ona toplum mühendisliğine soyunanlara, ülkenin seçim sonuçları haritasını göz önüne getirdiğimiz zaman yüce milletimiz, büyük milletimiz okkalı bir şamar aşkettiğini görmemek, anlamamak hamakattan başka bir şekilde izah edilemez. Alınan bu sonuçlardan çok ciddi dersler çıkarılmalıdır. Rehavete kapılmadan şimdiden yarın yeni bir seçim olacakmış gibi çalışmalara başlanmalıdır. Hamaset edebiyatı değil, bu toprağın insanına yatırım yapılmalıdır. İnsanımızı ekonomik dar boğazın dişlileri arasına terk etmeden kültür, edebiyat, düşünce faaliyetlerine önem verilmelidir. Görünen odur ki hâlihazırda hep hazır tüketiliyor. Yeni bir kafa, yeni bir fikir peşinde koşan yok.
Yerel yönetimler bu cümleden imkânlarını ve fırsatlarını hovardaca savurup, genç kuşakları da hatırına getirenleri pek göremiyoruz. Kaybeden genç kuşaklar olduğu gibi, zaman hızla hükmünü icra edip seçim gelip çattığında ne kadar çaba sarf ederlerse etsinler sonuçta ektiklerini biçecekler, ya milletin gönlünü almış ya da milletten tokat yemiş olacaklar.
Hani reklam amaçlı sponsorluğa soyunan ve buna da kültür hizmeti diyen iş adamlarımız kültür, sanat, edebiyat ve kitaba sponsor olmayı akıllarından hiç geçirmezler mi? Genç yetenekleri teşvik etmek, yüreklendirmek adına gazetelerimize sponsor olarak şiir, hikaye, deneme, röportaj, roman yarışmaları neden tertip edilmez?
İşte bütün bunlar yapılmadığı, yapılamadığı içindir ki, dâhilde ve hariçte sosyal, siyasi ve ekonomik problemler dağ gibi yükseliyor. Ortada çokça adamlar boy gösteriyor, gösteriyor ama ne yazık ki adam gibi adam kıtlığı yaşıyoruz.
Evet, birileri kalkıp bütün bunların fazlasıyla yapıldığı iddiasında bulunabilir. Rakamlarla ve hem de bol sıfırlı rakamlarla ve de belgeleriyle iddiasını ispata kalkışabilir. İşte tam bu noktada son sözü söyleyip bam telini tutabiliriz. Mesele bunların yapıldığı değil nasıl yapıldığıdır. Paralar bol miktarda harcanıyor ve de birilerinin cüzdanları fazlasıyla kabarıyor. Buna diyecek yok. Ama bunun karşılığı olarak ortaya konan çalışmalar tabana yayılmıyor. Saman alevi misali kültürel faaliyet adına süslü, cilalı, tantanalı ortaya konan etkinliklerin içi boş ve ne yazık ki milletin duygularıyla da maalesef taban tabana zıt. İnsan bu kadar beceriksizliği nasıl da beceriyorlar demeden edemiyor.



Yazı Tarihi : 08 Nisan 2009 Çarşamba
Bu yazı 49 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk