Linç kültürüne hayır

Mücahit Türetken

Mücahit Türetken
Farklı fikirlere, düşüncelere, kültürlere saygı ve hoşgörü göstermeyen, hayatın her alanında kavgayı şiddeti kullanan ve olumlayan bir toplumda yaşıyoruz.

Son günlerde İnegöl ve memleketim Dörtyol'da yaşanan olaylar bize gösteriyor ki linç kültürü bu mümbit topraklarda çok güzel kök saldı.

***
Sakarya'da linç olaylarında sabıkalı şehirler arasında en önde gelenlerdendir.

2005 yılında TAYAD'lı gençlere yapılan saldırıyla başlayan kısa linç tarihimizde sırasıyla MHP'nin bombalandı, Mahir Çayan afişi asan gençlere saldırıldı ve aynı gece DTP il binasının yakılıp yağmalanmıştı. Bu olayların ardından Akyazı'da emeğinin karşılığını isteyen güneydoğulu fındık işçilerine karşı bir linç girişimi olmuş, 2007 yılında ise önce KESK binası kundaklanmış birkaç ay sonra ise Çark Caddesi'nde Ahmet Kaya tişörtü giyen gençler saldırıya uğramıştı. Son olay ise DTP'nin gece düzenlediği düğün salonu basılmak istenmiş bir kişi hayatını kaybetmişti. 2005 ve 2006'da yoğunlaşan olaylar son iki yıldır durmuş gibi. Arada yine Roman vatandaşlara karşı girişilen saldırılar oldu.
Yaşananların ardından olaylara karışan kaç kişinin yargılandığını ve hüküm giydiğini bilmiyoruz.

***

Tüm bu olaylarda bir kısım güvenlik güçleri ve devlet yetkilileri bir yandan halkı sükunete davet ederken öbür yandan linç girişimlerini, ortalığı yakıp yıkmaları toplumsal bir refleks, hassasiyet olarak değerlendirip şiddeti meşru göstermeye çalışmışlardı.

Yönetici makamlarında oturan insanların özellikle de siyasilerin bu linç kültürünün, çatışmanın oluşmasında suçu büyüktür.
Zıt kutuplardaki milliyetçi fırkalar yaptıkları karşılıklı açıklamalarla şiddeti ortam hazırlar.

Buna en güzel örnek birkaç yıl önce İstanbul'daki 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında Lübnan'a asker gönderilmesini protesto eden öğrencilerin açtığı pankart sonrası linç girişimine maruz kalmalarının ardından dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın sarf ettiği "Gerekli ve güzel bir tepki" sözleridir.

Dün Dörtyol'daki olaylarla ilgili televizyona konuşan MHP Hatay milletvekili İzzettin Yılmaz'ın sözleri de buna taze bir örnektir. Vatandaşlara insafsızlık yapıldığını belirten Yılmaz, "Halkın esas amacı vatanseverlik duygusuyla gelip emniyet teşkilatımıza yardım etmekti... Orada yaralı teröristin farklı şekilde kendilerine verilmesiydi…" dedi.

Ortada terörist falan yoktu. Bu bir şayiaydı. O emniyete yardım etmek(!) isteyen vatandaşlar içlerindeki kin ve nefreti çarşıda pazarda güneydoğulu vatandaşlara yani Kürtlere ait onlarca işyerini tahrip ederek boşaltıyordu. Üstelik kendi üzerine geldiğinde biber gazı sıkan güvenlik güçlerinin nezaretinde.

***

Yaşanan tüm bu olaylara ‘attığı adımlarla siyasal iktidar neden oldu' demek en hafifiyle haksızlıktır çünkü bu olaylar marjinal olan partilerin taraftar bulup beslenmesine yarar sağlar.

Zira sokakta slogan atarak, üstü çıplak başıboş gezip, sağa sola saldıran güruhlar siyaseten de sırtlarını sıvazlayanların tarafında saf tutar.

Bütün bu toplumsal olayların başlangıcı kız meselesi, sarhoş kavgası, alacak meselesi gibi hep basit bir nedenden başlar. Sonrasında ise linçe taraftar bulmak için ‘bayrağı indirdi, vatana millete sövdü, PKK yanlısı sloganı attı' gibi yalanlarla büyür farklı yönlere kayar.

Bilinçsiz, öfkesine yenilmiş, şiddete meyyal kalabalıklarla iş artık kontrolden çıkar ve son derece tehlikeli bir etnik bir çatışmaya dönüşebilir.

Bu nedenle bu tarz olaylara karşı hele bu süreçte biraz daha dikkatli olmak zorundayız.

12 Eylül'de yapılacak olan referandum faili meçhullere, provokasyonlara, şiddete, karanlık odaklara karşı da önemli bir milat olacaktır.

Türkiye provokasyonlardan çok çekti. Bu millete karanlık odaklar çok bedel ödetti. Bakın hala ülkeyi karıştırmak istiyorlar.
Demokrasiden, özgürlükten, adaletten, şeffaflıktan öcü gibi korkan statükocular hala direniyor ancak bu çırpınışlar yetmeyecek.

12 Eylül sürecini baltalamak isteyen şer odakları rahat durmayacak ve çeşitli provokasyonlara girişecekler.
Bizler, adalete, özgürlüğe, vicdana, hakka, hukuka inanan insanlar olarak linç ve benzeri provokasyonlara karşı lütfen dikkatli olalım. Milletimizi oyuna getirmek isteyenlerin planlarına alet olmayalım. Bu filmleri daha önce çok izledik, bu milleti birbirine düşman edenleri çok gördük.

Ama artık yeter, daha fazla provokasyon istemiyoruz, yeter diyoruz, adalet istiyoruz.

Kimse kimsenin evini, işyerini yakmasın, öldürmesin, şiddet son bulsun istiyoruz.

Bu milleti asker millet yetiştirenlere hayır diyoruz. Bu millet öldürmekten ve ölmekten çok bahsetti, bu millete öldürmek ve ölmek marifet gibi sunuldu, buna da yeter diyoruz.

Artık yaşamak ve yaşatmaktan bahsetmek istiyoruz.



Yazı Tarihi : 29 Temmuz 2010 Perşembe
Bu yazı 48 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Evet
Mücahir Bey.
Sevgi ile yoğrulmayan insanlardan,
maalesef aşk ve muhabbet beklenmiyor.
Her platformda kardeşlik mefhumu ön plana çıkarılmalı.
ahhhh,sevmeyi öğrenebilsek.
Aşk İklimi @ 29.07.2010 11:29:26
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk