Atatürk Bulvarı'nda artık onu da göremiyorum

Editor

Editor
HAFTASONU HİKAYELERİ

Atatürk Bulvarı'nda artık onu da göremiyorum


Bilmem hiç dikkat ettiniz mi?
17 Ağustos depremi öncesinde Adapazarı sokak ve caddelerinde her gün görmeye alışık olduğumuz , her gördüğümüzde , hafif tebessümle gülümsediğimiz, o tanıdık simalar artık yok.
Sanki onları da depremde yitirdiğimiz binlerce canla birlikte kaybettik.
Çünkü bir anda ortalıktan kayboldular.
Yaşı 35-40 olanlar çok iyi hatırlarlar ..
Onlardan biri her gün Atatürk Bulvarında bağıra çağıra nutuklar atan, beyaz uzun şaçlı, koltuğunun altında "Cumhuriyet "Gazetesi , elinde ise kırmızı gül olan ismini bilmediğim yaşlı hemşehrimizdi.
Onu her gelip geçişim de bulvarın başında bulunan Atatürk Anıtının önünde görürdüm. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 5oncı yıldönümü nedeniyle yaptırılan , ancak daha sonra eski belediye başkanlarından Ünal Ozan tarafından kaldırılan Atatürk Anıtının önüne gelir,elindeki kırmızı gülü Atatürk Anıtına bırakıp saygı duyurusunda bulunurdu.
Bunu yaparken de zaman zaman gözlerinin dolduğunu fark ederdim .
Ardından Samsun sigarası elinden Bulvarın ortasında gelip, buradan gelip geçenlere yüksek sesle bir şeyler anlatırdı.
Bu anlattıkları oradan geçenleri fazla ilgilendirmediğinden dolayı ona "deli" gözüyle bakarlar. ona fazla yaklaşmadan uzağından geçip giderlerdi.
Ondan "Aman bize bulaşmasın bir laf söylemesin"diye korkarlardı.
Bulvardaki Atatürk anıtı kaldırıldıktan sonra onu artık, Vilayet alanındaki Atatürk Anıtının önünde görür oldum.
O yine eskiden yaptığı gibi koltuğunun altında sıkı sıkıya tuttuğu Cumhuriyet Gazetesi , elinde ise kırmızı gülle Atatürk anıtına gelip, anıta kırmızı gülü koyduktan sonra saygı durusunda bulunup giderdi.
Kimi onun emekli albay olduğunu kimi ise çok okumaktan akli dengesini yitirdiğini söylerdi.
Onunla sohbet etmek de ayrı bir keyifti.
Çok güzel akıcı bir Türkçesi vardı.
Zaman zaman bazı Adapazarlı hemşehrilerimiz onu alıp Bulvardaki banklara oturup yaptıkları sohbete de tanık olurdum..
Onun için sohbetin konusu olmazdı.
Onunla her konuda konuşabilirdiniz.
Sözleriyle bilgisiyle benim diyen entellektüellere taş çıkartıldı.
Ancak aylar yılları kovalayınca o da ortalılıktan kayboldu .
Artık onu görünmez oldu.
Merak ettim. Her gün görmeye aşina olduğum ‘O' artık yoktu..
Acaba nerede bu adam diye kafamda nerede olabileceğinin olasılıklarını düşünürken onu her gün görmeye alışık olduğum Atatürk Bulvarı'nda görmeye alışık olduğumuz şekilde gördüm .
Çünkü yaşıyordu.
Kim olduğunu neyin nesi olduğunu bilmediğim bu yaşlı adam, hiç hatırlamak istediğimiz 17Ağustos felaketi sonrasında artık görünmez oldu.
Tıpkı her gün gördüğümüz, dost meclisinde sohbet ettiğimiz, acı kahvesini içtiğimiz, ancak 17 Ağustos sabahından sonra bir daha göremediğimiz binlerce hemşehrimiz gibi o da artık görünmez oldu.
Şimdi Atatürk Bulvarında her gelip geçişimde gözlerim o tanıdık sesi o tanıdık simayı arıyorum.
Belki ölmemiştir bir yerlerden çıkıp yine Bulvara gelmiştir diye ...
Yayın tarihi: 29 Kasım 2001

.



Yazı Tarihi : 27 Temmuz 2010 Salı
Bu yazı 238 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Atatürk Bulvarı mı kaldı ki, o muhterem kalsın... Eski Atatürk Bulvarı ile şimdi açık pazara dönüştürülen yerin koordinatları aynı olsa da işlevleri arasında artık dağlar kadar fark var. Eskiden bulvara çıkmak, bulvarda piyasa yapmak, şemsiyeli bahçede oturmak insana haz verirdi. Şimdi her yer kasaba panayırına döndü. Adapazarı'ndan kent kimliği iyice silindi. Bu şehrin belediye başkanları ne iş yaparlar. Bu kadar estetik yoksunu bu kadar başarısız belediyecilik bu devirde olacak iş mi? Şehir feryat ediyor. Yok mu bu feryadı duyan?
hemşehri @ 21.08.2010 23:13:51
onun yaşadığı yıllarda ben lise son sınıfta idim okuldan kaçıp ya çardakta takılırdık yada santralde bilardo oynardık arkadaşlar arasında o şahsa bay demokrasi derdik
Firedinin kabusu @ 29.07.2010 20:03:01
vefat etti
ali @ 28.07.2010 21:26:48
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk