Ankara'dan aradılar...
Arayanlar muhalefet partisine mensup kişilerdi...
Konu Tıp Fakültesi'nin kadrolaşması ve yapıldığı iddia edilen bir haksız icraatla ilgiliydi...
"İşin içyüzünü en iyi o bilir" diye işaret buyurmuşlar...
Bunun üzerine aramışlar, bizi...
Konuştuk enine boyuna...
Mevzu bir kişi etrafında dönüyordu...
Haksız bir uygulamaya tabi tutulduğu söylenen bir doktor hanıma yapılan işlemin niye böyle olduğuna yönelikti, konuşulanlar...
Tıp Fakültesi Dekanı ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Osman Nuri Dilek kuruluş aşaması içersinde anlaşılan hayli sıkıntılı bir süreçten geçiyor...
Hangi sese kulak vereceği konusunda sıkıntıya düşmüş görünüyor...
Her kafadan bir ses, her cepheden bir baskı gelince, Prof Dr. Dilek de "En doğrusu benim yaptığım" diyerek kendi görüş, düşünce ve plan doğrultusunda hareket ederek sonuca gitmiş...
Böyle yapmakla doğru yapmış da olabilir, yanılmış da!
Tasarruf yetkisi ona ait...
Hükümetlerle birlikte, kadrolar da değişiyor...
Demokrasilerde böyle uygulamalara rastlanıyor sıklıkla...
Her iktidarın olduğu gibi, çoğu kurum ve kuruluşlar da başarılı olmak adına, uyumlu, anlaşabileceği kadroları tercih ediyor, haliyle...
Bundan doğal ne olabilir ki?
Ne kadar suçlansa da işin başındakiler, yine de bildiklerinden, uygun gördüklerinden sapma göstermeyip, kendi fikirleri doğrultusunda hareket ediyor, çoğunlukla...
Bu sadece devletin ya da hükümetlerin işi değil.
Yakın bir zamanda gazeteciler arasında yapılan bir seçimde de benzer bir tavır sergilenmişti...
Başkanlık konusunda ittifak edilen isim, sıra Yönetim Kurulu'nun tespitine gelince kendisi adına feragat ve fedakarlıkta bulunan kuruluşları dışlayıp "ben çalışacağım adamları kendim belirlerim" demesi bu doğrultuda verilebilecek çarpıcı örneklerden biri olsa gerek...
Sen şimdi böyle bir ayıbı taşı içinde...
Sonra kalk, öyle yapmayan yetkiliyi "kadrolaşıyor" diye suçla...
Kimi inandırabilirsin; haksız bir uygulamaya imza attıktan sonra, suret-i hak'tan görünmeye...
Evet, Dilek Hoca burada doğru olanı yapıyor.
Ama bir aday var ki, durumu tartışma götürür...
Onun hakkını teslimde Prof. Dilek Hoca beklediğimiz tavrı gösteremedi.
Konu başkentte konuşulur hale geldiyse ve üzerinde duruluyorsa, iş ciddi...
Eğer uygulama, söylendiği gibi gerçekten haksız ve adaletsiz ise, buna katılmak bize yakışmaz...
Kısa sürede hem tanıdığımız, hem de edindiğimiz bunca olumlu bilgilerden sonra kalkıp O.Nuri Dilek için "adaletsiz bir uygulama gerçekleştirdi" demek de kolay değildir, bizim için...
O nedenle varsa bir yanlışlık, bunun düzeltilmesi gerekir diyoruz...
O.Nuri Dilek Hoca'ya da yakışan budur...
Sadece onun değil, her yetkilinin kadrosunu uyumlu ve olumlu kişilerden oluşturması kaçınılmaz... Tabii ki istisnai haller dışında...
Biz her yönüyle Prof. Dr. Dilek Hoca'ya güveniyoruz...
Biliriz ki o, bu doğrultuda yapılan spekülasyonlara karşı en doğru olanı yerine getirecek ve hak edene, hakkını teslim edecektir.
Yazı Tarihi : 12 Temmuz 2010 Pazartesi
Bu yazı 116 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
yandık ki ... yandık ki... Ankara artık bu Zeki denilen adama Sakarya nın sorunlarını danışıyorsa , Zeki de bu iş böyle olmalı diyorsa bu Sakarya dan bir 15 yıl daha bir ....olmaz beyler...
KEMAL ... @ 13.07.2010 18:24:17