Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
Yaz sıcaklığı kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Her yaz döneminde olduğu gibi bu yaz döneminde de Sakarya Sahilleri hareketlenecek. Yerli ağırlıklı iç ve dış turizm hareketliliğindeki artış nedeniyle bazı sorunlarda yoğunluk yaşanacaktır. Bu sorunlarla ilgili alınması gereken tedbirlerin gözden geçirilmesinde fayda olacaktır.
Sakarya; özellikli konumu nedeniyle Dünya'da ender olan şehirlerden bir tanesidir. Sakarya; denize kıyısı olan, çok özel yapıda gölü olan, nehri olan ve bunlara ilave olarak eşsiz doğal güzellikleri olan ender bir şehirdir. Bu güzellikleri yaşamak isteyen vatandaşlarımızın yanında, misafir ettiğimiz turistleri en güzel şekilde, rahat ve huzur ortamında ağırlamamız gerekmektedir.
Sakarya'mızın güzelliklerini yaşamak isteyenlerin uğrak yerlerine baktığımızda sahiller ön plana çıkmaktadır. Sahillerimizdeki duruma yakından bakıp öz eleştiri yaptığımızda birçok eksikliği görebiliyoruz. Şehrimizin Karadeniz'e kıyısı olan ilçelerimizin sahillerinin durumu pekte iç açıcı görünmektedir. Sahillerin kumsallarından faydalanmak isteyenler başta Kıyı Kanunu olmak üzere bazı kanunlara aykırı fiili durumlarla karşılaşmaktadır. Herkesin ortak kullanımında olan kıyılar bazı rant gruplarınca işgal edilmiş görünümündedir. Kumsallarda uygun olmayan faaliyetler göze çarpabilmektedir. Bu çarpıklıklara ve işgallere karşı önleyici tedbirlerin alınması başta yerel yönetimlerin sorumluluğunda bulunmaktadır.
Kıyılarımızın bir diğer önemli sorununun başında bazı kişilerin görüntü kirliliği yaratması, seyyar satıcıların, dilencilerin, röntgencilerin, bohçacıların, ayyaşların ve benzeri durumdakilerin ellerini kollarını sallayarak faaliyetlerini sürdürmeleridir. Bu görüntüler hoş olmayan görüntülerdir ve kıyı kentlerimizin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birisidir.
Sorunları irdelemeye devam ettiğimizde özellikle tatil amaçlı sahillerimize gelen ailelerin dahi dikkatlerinden kaçmayıp tatilini yarıda kesmelerine neden olan kadın ticareti ve fuhuştur. Kadın ticareti ve fuhuş'u meslek edinen ve toplumsal ahlaktan nasibini alamamış kişilerin sayısı azda olsa mide bulandırmakta ve turizm sektörüne darbe vurmaktadır.
Karadeniz'e sahili olan ilçelerimizin yerel yöneticilerinin dikkate almaları gereken diğer önemli bir konu da boğulmalara karşı "cankurtaran" ve "yerinde ilk yardım" tedbirlerinin yoğun bir şekilde alınmasıdır. Şu anki görünen uygulamada maalesef kıyılarda birkaç cankurtaran gözetleme kulesinin olması bu hizmetin etkin verildiği anlamı taşımamaktadır. Cankurtaran hizmetlerinde karada ve denizde etkin tedbirler alınmalı, denize girip girmeme konusunda eğitici görsel uygulamalar başlatılmalı, en azından "kırmızı ve mavi bayrak" uygulaması getirilmelidir.
Sahillerimize giden yolların durumu malumdur. Mevcut yollarımız (Sakarya-Kaynarca, Sakarya-Karasu, Sakarya-Kocaali) dönemsel yoğunluğa kaldıracak yapıda değildir. Bu itibarla trafiği akıcı hale getirici güvenlik tedbirler alınmalıdır. Trafik denetim ve kontrolleri ceza yazmadan ziyade eğitici ve öğretici olmalıdır. Tatil hevesi ile yola çıkanların karşılarında güler yüzlü, eğitici, öğretici ve yardım eden kamu görevlisi görmeleri kendilerini ziyadesiyle mutlu edecektir. Yapılan bir istatistikte trafik denetimlerinde yüzde yüz oranında ceza yazılsa dahi bunun trafik kazalarını önlemede sadece yüzde on yedi gibi bir etkisinin olduğu unutulmamalıdır.
Kıyılarımızdan bahsederken Sapanca Gölü kıyıları için birkaç şey söylemeden geçmek olmaz elbet. Sapanca Gölü kıyılarını mümkün olduğunca güzelleştirmeye çalışan ve ortaya güzel eserler çıkartan herkesi kutlamak gerekir. Sapanca kıyıları her geçen gün daha da güzel olmaktadır. Ancak sayıları az olsa da Sapanca kıyılarını mesken tutan ve toplumsal ahlak'tan nasibini alamamış şahıslarla özel ve nokta tabir edilen usullerle mücadele etmek gerekiyor. Ayyaşlar, dilenciler, tinerciler, bohçacılar gibi şahısların sayıları az da olsa bu kıyıları sabote etmektedir.
Evet; yeni bir yaza daha merhaba dedik. Sakarya'nın yaz güzelliğinin en iyisiyle herkese nasip olmasını diliyorum.
Yazı Tarihi : 02 Temmuz 2010 Cuma
Bu yazı 282 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
ayyaşlar-tinerciler-boyacılar-simitçiler -poğaçacılar-hatta boş,boş gezenler-esrarcılar onların hepsini bir çuvala koyup gölün dibine atmak gerekir -hatta elektrikli süpürgeyle eritip yok etmek gerekir olgun bey rahat gezsin tozsun diye vay anasını be adama bak kimlere takmış kafayı,-bisikletlilere takar şehir içinde gezmesinler diye önüne gelene sataşır-tv programında fikrinmi paylaşmadığı insanlara defol diyebilecek kladarda kinci bir tututm sergiler bravo valla iyi gidiyosun olgunum ve dolgunum.iyi yolculuklar sana
haberci @ 13.07.2010 10:08:06
ya diyorum size bu adam büyük düşünür ve alim er kişi okuyun ne diyorsa doğrudur at olgun at kalede ben varım..
haberci @ 12.07.2010 21:36:43