Çileli yaz!

Zeki Aydıntepe

Zeki Aydıntepe
"İstemem gelmesin yaz geceleri,

Kışın hicranını çektiğim yeter"

diye uzayıp giden bir enfes şiir vardır...

Ne zaman gelse dilimin ucuna o çarpıcı mısralar, aklıma düşüverir; nice ocakların söndüğü trafik kazaları ve bir kör kıvılcıma kurban giden o güzelim ormanların çıldıran alevlere teslim oluşu...

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de vatan uğruna toprağa düşen şehitlerin dayanılması zor acıları eklenir oldu, hüzün kervanına, şu sıralarda...

Acılar halkası genişliyor, git gide...

Gurbetçiler ile tatilcilerin yoğunlaştığı o uzun ince yollar; uykusuzluğun, hızın ve kural tanımazlığın sonucu meydana gelen kazalarla adeta kan gölüne dönüşür bu mevsimde...

Nice ocaklar söner...

Kimi anadan yardan olur, kimi çoluğu çocuğu kaybeder...

Hal böyle olunca da, yaz günleri yerine, hicrana dönüşmüş dahi olsa, kış geceleri olur, tercihim!

Bu trafik kazaları devam edip giderse böylesine bî-perva, savaşta dahi kaybedilmeyecek sayıda insanımızı toprağa veririz...

Bu ne büyük bir felakettir böylesine sürüp giden...

İşte öyle dramatik bir tablo oluşmasın istenirse tatil aylarında, gerekli tedbirler alınsın ki, ne yanan, ne de yakılan olsun...

Boğucu sıcaklar hüküm sürüyor, zaman zaman yağan yağmurlarla kesintiye uğrasa da, yaz günleri...

Böyle durumlarda üzerimize düşen görevlerimiz vardır, hangi yolda olacaksak, nerede mola vereceksek, ne sigara izmariti atalım, ne de güneş ışınlarını toplayan cam şişeler fırlatalım etrafa...

Yurdun orman açısından zengin köşelerindeki bol yağış, her yaz mevsiminde görmeye alıştığımız yangınların üstünü örtüyor bir yorgan misali, yazın başında...

İçinde yaşayan canlılar ile kavrulup yok olan ormanların kül oluşu karşısında hangi yürek acı duymaz, üzülmez ki...

Onun için özellikle bu mevsimde çok ama çok dikkatli olmalıyız ve çevremize özen göstermeliyiz...

Böyle davranmak vatanseverliliktir...

Bununla kalmaz, ibadet de sayılır, aynı zamanda...

Adamsende deyip geçemeyeceğimiz bir toplu cinayettir, ormanların yanışına yol açmak...

Ecdadımız; ağaca, ormana çok önem verirdi...

Şimdi öyle mi ya?

Çocuklarımızı, insanımızı bu doğrultuda eğitebilirsek ne âlâ!

Aksi halde, çok ama çok yangınlar tüter ormanlarda, acılar depreşir, duyarlı yüreklerde...

Kaybeden insanımız ve ülkemiz olur, elbette...

Terörden yola çıkıp, trafik kazalarına, oradan da orman yangınlarına uzanırken, sanılmasın ki suda boğulanları unuttuk...

Serinlemek adına denize, göle, nehre koşanların boğularak hayata veda edişi, geride kalan aile fertlerinde telafisi zor, tarifi mümkün olmayan acılar bırakır, hiç kuşkusuz...

İşte böyle derin yaraların oluşmasına yol açmak istemiyorsak eğer; karada, havada ve denizde her türlü tedbiri almak zorundayız...

Tedbir şart ama, bilin ki, takdir Allah'ındır...

İşte böylesine dertli, çileli, yağmurlara rağmen boğucu sıcaklarla geçecek izlenimi veren bir tatil sezonu bizi bekliyor...

Pişman olacak davranışlardan ve de yanlışlardan kaçınalım...

Velhasıl, tatili zehir etmeyelim kendimize, çevremize, eşimize dostumuza...

Başka ne diyebiliriz ki!



Yazı Tarihi : 24 Haziran 2010 Perşembe
Bu yazı 76 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk