Ya Irak sınırında olmasaydı?

Cem Hatunoğlu

Cem Hatunoğlu
Maalesef herkes terörden siyasi bir rant sağlama peşinde gibi. Sanki ya reytingini arttırmak istiyor ya da reytingini düşürmemek derdinde. Ben yapılan tüm açıklamalara rağmen maalesef terör karşısında yeterince samimi olunduğuna inanmıyorum. Bu tanımım sadece Türkiye'nin kendi dinamikleri için değil aynı zamanda PKK denen bela için de geçerli.
Öncelikle bu ülke ve bu millet gerçekten huzur istiyorsa o zaman enerjisini de gerçekten 5 yıl için tümüyle bu bölgeye harcamalı. Herkes ve her kesim ciddi bir şekilde birlikte bir çözümün parçası olmalı yada olmaya çalışmalı. Çünkü bu konu artık doğrudan milli birlik ve bekamızla ilgili bir konu. Onun için bu konu siyaset üstü bir konu. Adına "açılım" denen olgunlaştırılmamış ve hatta üzerinde yeterince düşünülmemiş bir iddia ile ortaya çıkıp ortalığı toza ve dumana bulamamak için, işleri daha da çorba etmemek için, o hep öğündüğümüz büyük devlet olmanın tecrübesini ve büyük millet olmanın birikimini şimdi kullanmak gerek. Yoksa daha ne zaman kullanacağız?
Mesela en azından Gazze ve Gazze'ye insani yardım götüren gemiye yapılanlara karşı gösterilen ve dünyaya kafa tutan, Birleşmiş Milletleri ayağa kaldıran duruşu bile ben burada göremiyorum. Kendimize samimi olarak şöyle çok basit bir soru soralım ve cevabını yine kendimize verelim ki daha da dürüst olsun… 11 şehit ve 16 yaralı/gazi şayet Yunanistan sınırında veya Bulgaristan sınırında veya Gürcistan veya Ermenistan veya Güney Kıbrıs Rum sınırında verilseydi bu devletin tepkisi nasıl olurdu? Şimdi olay Irak sınırında oluyor. Devletin tepkisi nasıl oluyor? Haberler "ABD'ye yeterince istihbarat paylaşımı yapmadığı iddiasında bulunuldu" diyor. Bu akıl dolu yaklaşım içimi rahatlatıyor(!)
Bu terör örgütü bizden daha mı akıllı? Başbakanımızın söylediği o taşeronluğu hangi devletler yapıyorsa, kendi coğrafyamızda hamle yapmakta bizden daha mı yetenekliler? Bu işin artık siyaseti olmamalı. Ben şahsen önce tüm siyasi partilere bir çağrı yapılıp "gelin birlikte başlayalım" dendiğini ve sonra o hep sözü edilen "milletin azim ve kararlılığı içinde boğmak" eylemine birlikte başlandığını görmek istiyorum. Yoksa kimse bu işi tek başına, reklamlara oynayarak çözemez. Çözerim derse de Habur'da yaşananlara benzer. Çözerim derse belki bir 30 yıl daha kaybederiz. Şayet Türk Milleti olarak biz 30 yıllık terör geçmişinden hala yeterince ders alıp tecrübe kazanmadıysak, siyaseten, iktisaden, diplomatik yönden, medya olarak ve askeri bakımdan hala gerçekten ne yapmamız gerekip ne yapmamız gerekmediğini bilemiyor ve bulamıyorsak bu işte sadece samimiyet kusuru ararsım başka bir yanlış değil.
Bir de eklemeden geçemeyeceğim bir konu var. Dün bir şehidimizi daha toprağa verdik. İnsanlarımızın derin bir acısı vardı. Hayat devam ediyor biliyorum. Biri ölürken biri doğup, biri evleniyor ancak en azından dün düğün yapanların oluşturduğu araç konvoylarının caddelerde korna çalarak dolaşmadıklarını görmek derin acımızı ve ortak geleceğimize dair endişelerimizi biraz olsun hafifletirdi diye düşünüyorum.



Yazı Tarihi : 21 Haziran 2010 Pazartesi
Bu yazı 229 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-