Görüntü ve gürültü kirliliği...

Zeki Aydıntepe

Zeki Aydıntepe
"Çevre Haftası" nedeniyle ayranımız kabardı...

Hani böyle bir etkinlik yapılıyorken şehirde, bizim de çorbada tuzumuz olsun deyip, gördüğümüz eksikleri ya da giderilmesini istediğimiz çirkinlikleri gündeme taşımaya devam ediyoruz.

Sosyal donatı alanları itibarı ile zenginlik arzeden bir şehirde yaşamıyoruz...

Hal böyle olunca, mevcut kullanım alanlarımızın da kıymetini bilmek zorundayız...

Bu yönüyle ekmeğini yiyip, suyunu içtiğimiz, havasını teneffüs edip, tepe tepe kullandığımız bu aziz şehre karşı; sakinleri olarak, yerine getirmek zorunda olduğumuz görevlerimiz vardır elbette...

Şehri yöneten kurum ve kuruluşların işlerini kolaylaştırarak, birlikte yaşamanın getirdiği disipline uyarak, her şeyin ötesinde şehrimizi bir sevgili gibi kıskanarak, korumak ve kollamak zorundayız.

Bir şehirde sokak, cadde, meydan, park ve bahçelerin temizliği, bakımı ve düzgünlüğü ile sahiplenilişi o şehir halkının yaşam kalitesini de ortaya koyar...

Onun içindir "Çevre Haftası" ve şehir temizliğinin üzerinde ısrarla duruşumuz...

Bu konudaki öneri, uyarı ve hatırlatmalarımıza son derece olumlu tepkiler almaktayız...

Ortak kullanım mekanlarımıza karşı gösterdiğimiz duyarlılık ve titizliğe katılanlar yanında, bununla yetinmeyip fazlasını isteyen dostların, okuyucuların haklı uyarıları bizi bu konuda daha da aktif olmaya götürüyor...

Kent Konseyi Başkanı Arif Aruca ile başlayıp, şehirde sözü, sohbeti dinlenen itibarlı, etkili kişilerden gelen haber ve uyarılar da gösteriyor ki, halkımız temiz bir şehirde yaşamanın özlemi ile yanıp tutuşuyor...

O halde işin peşini kovalamayı birbirimize bırakmak ve her şeyi devletten beklemek yerine "kollektif bir şuur" ile olayı sahiplenmek kaçınılmaz olmalıdır... Zira paylaşılan her şey kolay elde edilir...

Evrendeki her canlı gibi insanın da kendine göre bir dünyası vardır...

Önemli olan o dünyanın rengi ve temizliğidir...

Zaten hayat sıkıntılarla dolu...

Buna bir de şehir yaşamının getirdiği stresi, görüntü ve gürültü kirliliğini katarsak, kendimizi cezalandırmaktan gayrı bir şey yapmış olmayız, olamayız...

Bilinir ki; bu güzel şehir yalnız bize ait değildir...

Bu bilinçle başkalarına zarar vermeden yaşamak görevimiz olmalıdır...

Ünlü düşünür Platon'un (Eflatun) "Dünyaya kendi isteğim dışında geldim, hayretle yaşadım, tiksinerek gidiyorum" şeklindeki pesimist duygularından arınmak istiyorsak; şu ölümlü dünyada şehrimizi isteyerek, arzulayarak, severek sahiplenelim...

Bunun yolu da görüntü ve gürültü kirliliğiyle savaşmaktan geçer...

Unutmayalım ki, bu şehir bizim...

Başka Adapazarı yok!



Yazı Tarihi : 17 Haziran 2010 Perşembe
Bu yazı 46 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu şehirde yaşayan insanlar yere tükürdükçe,trafik kuralına uymadıkça ,sapncaya bok aktıkça ve o insanlar o suyu içtkçe,yetkililerde bun inkar edip afiyet olsun dedikçe sizin gibilerde bunları görmezden gelip kıvırdıkça bu şehirden bir ok olmaaazzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz.
haberci @ 18.06.2010 08:47:21
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk