MEMUR ZİHNİYETİ...

Olgun Sert

Olgun Sert
Devlet Memurunun görevlerinin ne olduğunu az çok hepimiz biliyoruz. Devlet; tüzel kişiliği uhdesindeki yerine getirmesi gereken asli görevlerini görevlendirdiği memurları ile yerine getirir.
Bu amaçla çalıştırdığı kişilere de bedelini öder. Devlet adına memur edildikleri ya da görevlendirildikleri işlerle çalışanlara da memur denir.
Memurların almış oldukları hizmet karşılığına da maaş denir.
Devlet çalıştırdığı memurların maaşlarını hizmet etme yükümlülüğünde bulunduğu vatandaşının vergileri ile karşılar.
Yani çalışan her memurun maaşını aslında vatandaş kendi cebinden karşılar.
Bu ödemenin karşılığında ise kendisine hizmet etmekle mükellef olan memurdan bekler. Bu beklenti doğrusunda da memurun maaşını hak etmesi gerekir diye düşünür.

Devlet Memuru aslında kolay ve herkesin yapabileceği rahatlıkta bir iş değildir. Devlet adına vatandaşa hizmet etmekle görevli memurlar Devletin ihtiyaçları doğrultusunda özenle seçilir.
Daha doğrusu seçilmesi gerekir. Adama göre iş yerine, işe göre adam prensibi uygulanır. Devlet kademelerinde yetkilendirilecek memurların seçiminde partizanlık olmaz. Ya da olmamalıdır. Olmamalıdır diyoruz ama acaba Ülkemizde durum böylemidir? Orası ayrı bir tartışma konusu.

Devlet Memuru olabilmek için çeşitli kapıları aşındıranların birçoğu amacına ulaştıktan sonra nedense aniden değişiveriyor. Genelleme yapmamakla beraber tanınmaz bir hal almaya başlıyorlar. Bunu da geçtik; değişik tavır ve hareketlerin yanında hizmet etmekle mükellef oldukları vatandaşa karşı kötü denilebilecek seviyede iletişime geçebiliyorlar. Kötü iletişim sergiledikleri ve var olma sebepleri olan vatandaşın vergisi ile maaş aldıklarını unutuveriyorlar.

Sakarya da yaşamamız hasebiyle vatandaş-memur ilişkilerindeki olumsuzlukları yaşayarak veya yaşayanları dinleyerek muhatap olabiliyoruz. Vatandaşa hizmet etmek ve yapması gereken işini sürümcemede bırakmadan hızlı şekilde yapması gereken memurlardan bazıları her nedense kendisini otorite kabul ettirme arayışına girebiliyor. Daha açık bir ifade ile bazı memurlar sıradan oldukları ezikliğini karşı tarafa yaptırım olarak yansıtabiliyor. Yapılması gereken rutin işlere dahi keyfi bürokrasi getirebiliyor. Hitap şekillerinde kendi gerçek kişilik seviyesinin çok daha üstünde olan vatandaşlara dahi sokak ağzı ile konuşabiliyor. Haddine olmamasına rağmen bağırabiliyor.

Devlet Memurlarının bazılarının halk dilinde "Memur zihniyeti" deyiminden kurtulmaları gerekiyor. Bunun yolu da eğitimden geçiyor ama kim eğitim verecek ki? Bazı yerlerde eğitimli ve tecrübeli olup maiyetini eğitmesi gerekenlerin dahi eğitime ihtiyacı olduğunu görüyor, duyuyoruz. Ortada ilginç ve kısır bir döngü mevcuttur. Bu döngünün mutlaka aşılması gerekmektedir. Devlet işlerinde her kademede üst seviyede standart olması gerekmektedir. Devlet Memurlarının çok küçük bir kısmının dahi bu standart çıtasının altında kalmasına tahammülü olmamalıdır. Bunun çözümü de herhalde performans kriteri başta olmak üzere,terfi ve makam geçişlerine net kriterler koyup objektif uygulamadan geçmekte yatmaktadır.

Vatandaşa hizmet için var olan ve vatandaşın vergileri ile maaşını alan memurlar arasında istisnai dahi olsa hiçbiri "memur zihniyeti" deyimine örnek olmamalıdır. Bu konuda geç kalmış olan radikal tedbirler bir an önce alınmalıdır.

TRAFİK CANAVARI..

Trafik Canavarı deyimini sık sık duyuyoruz. Ben bu deyimi kullanan sorumlu kurum ve kuruluşları "sorumluluktan sorumsuzluğu kaçış yönünde bir manevra" olarak addederim. Zira gerçek sorumlular sorumluluklarının gereğini yapamadıkları ya da yapmadıklarında sorumluluğu hemen Trafik Canavarına atarlar.

Geçtiğimiz günlerde Sakarya şehir merkezinde "Dolmuş-Taksi" hizmeti sunan bir araca bindim. Aracın Plakası 54 T 0209.Şoför yolcularını aldıktan sonra hareket etti. Benim bildiğim kadarıyla Dolmuş-Taksiler şoför dahil en fazla yedi kişi olmak zorundalar. Bu kanuni bir zorunluluk olmasına rağmen bu şoför arkadaş kendisi hariç ön koltuğa iki kişi aldı. Orta koltuğa sıkıştırarak üç kişi, arka koltuğa da üç kişi aldı ve kısa bir süre sonra toplam dokuz kişi ile hareketlerine başladı. Dolmuş-Taksi aldığı yolcularla hemen Minibüs konumuna geçti. Asıl sorun bundan sonra başladı.

Şoför arkadaş bundan sonraki hareketlerinde iyice kontrolsüz hareket etmeye başladı. Aşırı hızda gitmeye, aynı hatta çalışan ve kendisinden önce hareket eden diğer Dolmuş-Taksileri sollamaya başladı. Aşırı hız nedeniyle yollara Belediye tarafından konulan ve hangi amaca hizmet ettiği tartışmalı olan kasislere hızlı hızlı girip yolcuların içini dışına getirmeye başladı.

Durum kontrolden çıkmaya başladığında hemen müdahale edip şoför arkadaşa Trafik kurallarına uymasını, hızlı gittiğini, hatalı sollamalar yapıp tehlikeli araç kullandığını, yarış yapmak istediğinde özel arabası ile yarış pistlerine gitmesi gerektiğini söyledim. Cevap hemen hazır "Bu arabada benim. İstediğim gibi kullanırım" oldu. Kendisine aracın kendisine ait olabileceğini ancak kamusal hizmet verdiğini, istemiyorsa şoför esnaflığını bırakabileceğini söyleyip ilk durakta indim. Hemen Şoförler Odası Başkanına durumu ilettim. Kendisi derhal inceleme başlattı. İşini yapamayanlar gider yapanlar gelir herhalde.

Sahi aklıma geldi. Trafik Canavarlarını nerelerde nasıl arıyoruz?



Yazı Tarihi : 13 Mart 2009 Cuma
Bu yazı 212 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk