Geçen hafta sonu Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı'nca kentimize davet edilen ve son derece güncel, bir o kadar da hayati konuda açıklamalarda bulunan Anayasa Mahkemesi Raportörü, Demokrasi ve Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği Eşbaşkanı Osman Can'ı çok arzu etmeme rağmen il dışında olmam nedeniyle dinleyememiştim...
Bunu bir kayıp olarak düşünüyorum...
Bu önemli konferansın içeriğini gazetemizdeki geniş haber ve bazı dostlardan edindiğim bilgilerden öğrendim...
Genç, dinamik, cesur, gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen hukuk adamı olarak Can'ın bilinen sözleri dışında bir görüşü var ki, toplumu, meclisleri, anayasal kurum ve kuruluşları sarsacak özellikler taşıyor...
Halkın iradesini temsil eden yasama organınca kabul gören ve ülke demokrasisi için hayati önem taşıyan bir konu hakkında Anayasa Mahkemesi karar bildirecek yakında...
Tahminler, CHP'nin yaptığı iptal önerisinin ya tümüyle ya da kısmen kabul edileceği üzerinedir...
Bırakın kabul edilmesini, düşünülmesi dahi varlık sebebi oldukları kurumu yaralayacak özellikler taşıyan bir kararla durumdan vazife çıkarmak, demokrasimizin geleceği adına talihsizlik değilse, nedir?
Bilinir ki, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı itiraz edilecek bir üst merci, kurum ve kuruluş yok...
Hal böyleyken; Kurumun Raportörü Osman Can'dan gelen bir farklı anlayış beliriverdi...
Yasal ya da yasadışı "Ben yaptım oldu" anlayışına karşı bir çıkış yolu olduğunu vurguluyor Osman Can son günlerde...
Şehrimizde verdiği konferansta da altını çizerek gündeme taşıdığı işte bu yöntem tartışılıyor, şimdi de...
Diyor ki; "Anayasa Mahkemesi böyle bir yola girer ve hukuk dışı bir uygulamaya kalkar ve sorunu vazifesi dışı esastan incelemeye alırsa, yapılacak tek şey kalıyor geride o da, kararı Resmi Gazete'de ilan etmeden yok saymak ve doğrudan halka gitmek!
Bu tezi çürütmek isteyenler "Hayır yasa öyle değil, böyle" diyor şeklinde olumlu ve haklı bir çözüm önerisi ortaya koymak yerine, bu genç hukukçuyu çeşitli şekillerde suçlama kolaycılığına sapıyorlar...
Bu da gösteriyor ki, bizde yasalar "haklı olan güçsüzler" yerine, "haksız olan güçlüler"den yanadır...
Öyle değilse, bu konudaki önyargı, yaklaşım ve bakış açısını nereye koyacağız?
Sağduyu sahibi ve konunun uzmanı hiçbir hukukçu, Anayasa'nın değiştirilmesi istenen maddelerinin bazılarını dışlayıp, geri kalanlarla referanduma gidilmesine olumlu bakmıyorken, hükümetten teslimiyet beklemek doğru olur mu?
Zira, iktidar partisi de bu hukuk dışı uygulamaya karşı Raportör Osman Can'ın ortaya attığı nihai çıkış yolu başta olmak üzere "B planları" üzerine yoğunlaşmış bulunuyor...
Bunu bir inatlaşma ya da iddialaşma meselesi haline getirmek son derece talihsiz bir yaklaşım olur...
Demokrasilerde esas olan, yasalara uygun hareket etmek ve bu çerçeve içersinde kalmaktır...
Madem ki sıkıntılı ve hayati dönemlerde böyle bir çıkış yolu var...
Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara göre her yol iktidar için mubah sayılmalıdır!
Önemli olan, genç demokrasimizi can çekişir olmaktan kurtarmak değil midir?
O halde!
Yazı Tarihi : 15 Haziran 2010 Salı
Bu yazı 63 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Ah be saitciğim sen anayasayı yok sayarsan bak o zaman neler oluyor askere davetiyeyi elbette sen çıkartmış olacaksın hem sonra yüzde yetmiş ne zaman oldu ki akp'nin oyları ayrıca sen hiç merak etme bu ülkenin sağ duyulu vatandaşı askerine kurşunda atmaz karşıda gelmez çünkü bilir onun askeri ülkesini sadece yobazlara, pkk'ya ve düşmana karşı korur.Ha bu arada şimdilerde akp borazanlığı yapan zeki gibi tipler varya o zaman senden benden fazla ordu asker sever olur iyisimi sen zeki gibilerinin gazına gelme.Halk ordusuna karşı gelir falan diye düşünme.Akp, zeki ve osman can gibilerin gidişi gidiş değil çünkü bu anayasa sadece yüzde kırkyedi için değil herkes için yapılmış.Değişmesi gereken yerler elbette var ama yok saymak felaket olur.
sakaryalı @ 16.06.2010 23:18:10
Anayasayı yok sayanlar, Anayasayı yok sayarak darbe yapacaklara hiçbir söz söyleme hakkını bulamaz. Türkiye bir kavga ortamına çekilmek isteniyorsa bilinsinki sessiz çoğunluk Atatürk'ün ve Cumhuriyetin yanında yer alacak.
Teoman @ 16.06.2010 21:19:36
Valla ateşle oynuyşorsunuz. Bakalım bu ateş kimi yakacak?..
Anayasa Mahkemesi'ni yok saymak. Olacak şey değil... Bu çılgınlıktır... Çılgınlığın bedeli ağır olur. Allah akıl fikir versin... Siz ve sizin gibilere...
Hilmi Canlı @ 16.06.2010 16:40:33
He yavrum Yassıada,27 mayıs ,12 eylül olur he. Bu millet gözünü açtı darbe marbeyle insanları korkutamazsınız.
%70 çogunluk ayağa kalkarsa darbeyi ozaman görürsünüz.
sait @ 16.06.2010 15:52:23
VALLA ÇIKIŞ YOLUMU YENİ BİR YASSIADA YOLUMU TARTIŞILIR.
Metehan Canay @ 15.06.2010 20:09:33