İyisiyle, kötüsüyle, yapılanlarla, yapılamayanlarla, acısıyla, tatlısıyla bir seçimi daha geride bıraktık. Yerel yönetimlerin seçimi sonrasında kimileri sevindi, kimileri üzüldü, kimileri hayal kırıklığına uğradı, kimileri şok oldu. Seçimle ilgili analiz yapmaya hiç niyetim yok. Herkes seçim sonuçlarını kendi bakış açısından tek boyutlu olarak yeterince değerlendiriyor.
29 Mart 2009 günü yapılan ve yerel yönetimlerin belirlenmesini sağlayan seçimlerle ilgili önemli bir gelişmeyi kamuoyunun dikkatlerine sunmak önem arz etmektedir. Bu analizin başlığına "Kürt Kafası" değerlendirmesi ile pencere açmakta yarar olacak.
22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçimlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan Kürt etnik grubu çeşitli etmenler nedeniyle iktidar partisini yüksek seviyede destekledi. İktidar partisi tahminlerinde ötesinde çok büyük bir başarı elde etti. Amiyane tabirle neredeyse tulum çıkardı.
29 Mart 2009 tarihinde yapılan yerel yönetimlerin seçiminde ise bu kez Dtp isimli bir parti bölge halkınca tahminlerinde ötesinde çok büyük bir oy oranı ile Belediye Başkanlıklarının çoğunu elde ettiler. Kendilerince elde ettikleri bu başarıyı halay çekerek, zılgıt çekerek, Kürtçe şarkılar, türküler söyleyerek kutladılar. Özgürlük sloganları attılar. Eli kanlı Pkk lideri Abdullah Öcalan lehine sloganlar attılar. Sözde özgürlük yolunda Başkan'a özgürlük dediler. Kaybettikleri nadir yerlerdeki küçük belediyelere giderek Türk Bayrağını yaktılar. Belediye binasını ateşe verdiler. Güya sosyal başkaldırı, halk direnişi, özgürlük dayanışması, sivil itaatsizlik gibi eylemleri yaptılar.
Bu noktaya nasıl gelindiğine ilişkin aslında söylenecek çok şey var ama umarız Sayın Başbakan önemli bir mesaj almıştır beklentisindeyiz. Bu noktaya nasıl gelindi? Ne oldu da 2007 seçimlerinde bu bölgede çok yüksek seviyede halk desteği alan iktidar partisi aradan iki yıl dahi geçmeden kendisine verilen desteği Dtp denilen bir partiye kaptırdı? Bu konuda çok yönlü tahliller yapılabilir. Ancak tahlillerin en önemlisi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde siyasi sürecin çok tehlikeli bir boyuta gelmesi olmuştur. Artık bu bölge kontrolden çıkmak üzeredir.
2007 yılı seçimlerinde bölge halkı Dtp desteklememişti. Çünkü başta iktidar partisi Dtp isimli partinin bölge insanını temsil etmediği siyasetini yürütmüştü. Hatta Pkk yönetimi Dtp'nin kendilerini temsil etmediğini, bu parti liderinin kendi stratejilerinin dışında kaldığını belirtmişlerdi. Bunun yanında terörist elebaşı Abdullah Öcalan Dtp'nin parti başkanının değişmesi gerektiğini söylemişti. Bu atmosferde geçen seçimlerde iktidar partisi "köpük oyları" dediğimiz oylarla bölgede birinci parti olmuştu.
2007 seçimlerinden sonra iktidar partisi bölgenin halkının desteğini arkasına aldığı yanılgısıyla bu desteği kalıcı hale getirmenin arayışlarına girdi. Kendilerince bazı açılımlar yaptılar. Ortaya bir etnik gruplar tartışması atıldı. Türk ismi dahi etnik gruplar içerisinde gösterildi. Kabinenin bazı bakanları bölge milletvekillerinden seçildi. Devletin resmi kanalında TRT-6 kurulup Kürtçe yayınlar yaptırıldı. Kuzey Irak'ta peşmerge liderleri ile doğrudan görüşmeler yapıldı. Asrın davası denilen ve adına her nedense Ergenekon denilen dava sürecinde sapla sapan birbirine karıştırıldı. Silahlı Kuvvetlerde görev yapan birkaç isim üzerinden bölgede görev yapan binlerce kahraman güvenlik güçlerinin görev azmi, görev şevki kırıldı.
Bunların yanında başta Pkk terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan olmak üzere dış istihbarat örgütlerinin isteği üzerine Dtp isimli legal görünümlü partinin başkanı değiştirildi. Bu değişim sonrasında bölge halkı içten içe hazırlandı. Bölge halkının kitlesel hareketliliğe hazırlandığı sıralarda Dtp Başkanı seçilen Nurettin Demirtaş'ın askerlik sorunu çıkıp tutuklanması ile bölgesel çalışmalar biraz sekteye uğradı. Ama derinden ve sessiz olarak hiç aksatılmadan yürüdü.
Son olarak 29 Mart 2009 seçimleri arifesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün Irak ziyaretinde Kuzey Irak bölgesi için kullanıp kullanmadığı hala netlik kazanmayan "Kürdistan" ifadesi bazı gelişmeleri alevlendirdi. Bölge halkı artık Dtp'nin Pkk'nın siyasi örgütü olduğuna, Pkk ve bu parti sayesinde artık özgürlük yoluna girdiklerini. Dün kimliklerini inkâr edenlerin bugün "Kürdistan" demeye başladıklarını, bu mücadeleye katkı vermeleri gerektiğine inandılar. Sonrasında sonuç malum.
Şimdi burada konuyu daha da açmanın gereği yok. Ancak şunu bilmede yarar vardır. Devlet idaresi vaziyeti idare etmek değildir. Siyasi parti siyaseti ile Devlet siyaseti farklı olabilir. Ancak uyumlu olmak zorundadır. Bu süreçte bu uyum nasıl olmuştur'u bırakıp önümüze bakıp gerekenler gecikmeksizin yapılmalıdır.
Konuyu Pkk terör örgütünün eli kanlı lideri Abdullah Öcalan'ın kendi lider kadrolarına söylediği öne sürülen bir söz ile sürdürelim. Abdullah Öcalan bir toplantıda " 1984 yılında başlattığımız silahlı eylemleri sabredip bir yıl geç başlatsaydık şimdi sonuca ulaşmıştık" demiş. Bir diğer toplantıda ise " Kürtler kadar kafasız, beyinsiz insan görmedim. Bunlar koyun gibiler. Bunlarla sonuç alamayız. Bunlar kadar geçimsiz, sorunlu kimse yok" demiş.
Evet, manzara ortada. Sayın Başbakan 29 Mart 2009 seçimleri sonrasına güzel bir öz eleştiri yapıp sonuçtan ders çıkaracağız dedi. Hükümet sözcüsü Sayın Cemil Çiçek ise bölgeyi kast ederek; Ermeni sınırına dayandılar dedi. Anlaşılan o ki Kürt kafası yine yapacağını erken yaptı. İyide yaptı. Çünkü birilerinin uyanması ve kendine gelmesi için soğuk duş etkisi gerekiyordu. O da gerçekleşmiş oldu. Artık hiçbir şey birilerinin beklediği veya umduğu gibi olmayacak gibi gözüküyor. Umarız yanılmayız.
Terör ve Terörizm ile mücadele eden isimsiz kahramanların görev azim ve şevklerinin kırılmadan en üst seviyede devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Umarız adına her nedense Ergenekon denilen davada sapla samanı birbirine karıştırılmaz. Umarız davalar konularına göre tefrik edilir.
Yazı Tarihi : 02 Nisan 2009 Perşembe
Bu yazı 470 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Yayın okuyucumuz Yorumunuz editör tarafından yayına verilmemiştir
t deniz @ 08.04.2009 22:22:23
Muteşem bir yazı.Yazarı kutluyorum.Gerçeklerle yüzleşmek acıdır.
Cemil @ 06.04.2009 18:08:16
eline,diline,zihnine saglık sayın sert ülkücü bir türk genci olarak ERGENEKON isminin degerini cok iyi biliyorum bu ismi adilestiren zihniyetide kınıyorum tüm türk ırkı adına.Kürt kafasına gelınce ise bu ırk bulundugu topraklarda ve devletlerde her zaman ısyanlarıyla bılınir o yuzden bu ırka pek tavız vermemek lazım
TURAN KIZILELMA @ 06.04.2009 17:41:25
Ben kürt değilim. ama unutlmasınki kütlerle bu toppraklarda birlikte yaşıyoruz. onların içinde terörist vr diylye hepsine kötü diyemeyiz.bbbu yazı bölücülüğe işaret, ha pkk bölücülük yapmış ha bu yazar.kendisini uyarın ülkeyi bölmek kimsenin haddi değil.
Kerem Sunay @ 05.04.2009 14:50:24
kurt kafası ne demek ya?
sen insanları ayırmaya utanmıyormusun kardeşim?
site yonetimi daha dikkatli baslıklar atsın yorumcularınız.
insanları bolucu kelimeler kullanmasın.
editor.
acilen duzeltilemesini istiyorum.
salih @ 04.04.2009 13:06:59
Tek kelimeyle Muhteşem bir yazı.
Metehan Canay @ 02.04.2009 20:23:58