 |
Fahri Tuna
|
ADAPAZARLI BİR RESSAM
ADAPAZARLI DEV BİR RESSAM VE
HEYKELTIRAŞ:MUSTAFA TÖMEKÇE
Her şehrin, ulusal düzeyde tanınmış ve kabul edilmiş yazar çizer sanatçıları vardır.
Adapazarı için bunlar kimlerdir?
Hemencecik akla gelen birkaç ismi sayabiliriz: Resimde Mustafa Tömekçe, fotoğrafta Hüsnü Gürsel ve İbrahim Zaman, karikatürde Sezgin Burak, hatta Saim Özel, edebiyatta Sait Faik, Faik Baysal, Kerim Korcan, Necati Mert, Ayfer Tunç, Hatice Bilen vs...
En dar halka bu; halkayı genişletirsek bir bu kadar daha değerli isimleri ilave edebiliriz.
Adapazarılı olup da Sami Caner gibi İstanbul'da yaşayan, Osman Suroğlu gibi Tunceli'de doğup da Adapazarı'nda yaşayanları ilave edersek sayı 30'lara kadar ulaşabilir.
Biz bu yazımızda Türkiye'nin sayılı ressam ve heykeltıraşlarından hemşerimiz Mustafa Tömekçe'yi tanıtmak istiyoruz sizlere.
DEVİR İŞGAL ADAPAZARI DEVRİ
Adapazarı'nda XX. Yüzyılın ilk çeyreğine gidelim.
Yıl 1337. Yani 1921.
Balkan, Çanakkale ve İstiklâl Harbi'nde harap ve bitap düşen Eski Müslüman (Türk) ahali, Rum baskınları, Yunan ve yerli işbirlikçilerinin işgali sırasında, kadın yaşlı çoluk çocuk nehrin öte yüzüne, Hendek'e sığınmış.
Hendek halkının büyük fedakârlıkları ve nefis sahiplenmesi ile 87 günün zorlukları kısmen kolay atlatılmış.
21 Haziranda Halit Molla'nın Orhan Camii minaresinde davudi sesiyle okuduğu mübarek ezan ve Kazım Kaptan'ın kaymakamlık önüne diktiği şahane ay-yıldızlı bayrağımızın ardından, günlerce bayram havası esmiş, Hendek'te konaklayan muhacirler de yavaş yavaş evlerine dönmüş.
Dönemin şartları gereği Ermeniler 1915'te, Rumlar da 1921'de – zorunlu – Adapazarı'nı terk etmişler.
Adapazarı, on-on beş bin nüfuslu büyükçe bir ilçe o günlerde.
ADAPAZARI DEDİĞİN 6 MAHALLE, 18 KÖY
Tığcılar, Semerciler, Kömürpazarı, Papuççular, Karaağaçdibi, Yenicami, Akıncılar gibi belli başlı 5-6 semtten oluşan bir Adapazarı ilçesi var o günlerde.
Etrafında ise güzel şirin köyler var Adapazarı'nın.
Ozanlar, Hacıbayramlar, Gebeşler, Kızılbeylik, Karakamış, Tekeler, Dağdibi, Karakalpak (Devoğlu), Kumköy, Tepekum, Erenler, Serdivan, Yazlık, Kulaksız Çiftliği, Karapınar, Camili gibi köyler.
Bu köylerden birisi de, şehrin tam doğusunda, birkaç kilometre mesafedeki Güneşler köyü.
Her köy gibi o köyün de ileri gelenleri, yöresel tabirle "ağa"ları var.
Güneşler'in ağası da Abdi Ağa.
Hemen herkes gibi o da geçimini "çiftçilik"le sağlamaktadır.
GÜNEŞLER'DEN ABDİ AĞA'NIN ÜÇÜNCÜ OĞLU
Tömekçe'lerin Abdi Ağa'nın iki oğlundan sonra, 16 Ekim 1921'de "nur topu" gibi bir oğlu daha doğar; "Mustafa" adını verirler.
Mustafa sadece evin değil, köyün/mahallenin çocuklarından çok farklı özellikler sergilemektedir. Bu özelliklerden birisi de şudur: "Mustafa, odun kömürünü sık sık eline almakta, ocaklığın duvarına veya köyde boş bulduğu duvarlara resimler çizmektedir." Zaten kendisi de yapılan sohbetlerde "kömürle çizdiğim resimler yüzünden rahmetli anacığım çok kulağımı çekmek zorunda kaldı" benim diyecektir.
İlkokula Sakarya İlkokuluna gelir, ilkokul süresince boş bulduğu yerlere çizdiği resimler artmaktadır.
Adapazarı Ortaokulu'na devam ederken, okulun resim-iş öğretmeni Nebahat Tayanç keşfeder "Mustafa'daki resim yeteneğini."
Haydarpaşa Lisesi'nde, orta kısım öğretmenlerinden ressam Şeref Akdik tarafından fark edilen Mustafa Tömekçe, ilk ciddi eğitimi de Akdik'ten alacaktır. Ardından Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nde eğitim...
Sonrasını aşağıdaki okuyacaksınız zaten.
GÜNEŞLER DEMEK BİRAZ DA TÖMEKÇELER DEMEKTİR
Adapazarı'nın merkezi olan Orhan Camiinden Eski Sakarya Köprüsüne giden Ankara caddesinin sonlarındaki Güneşler, son yıllarda hızla gelişen ve büyüyen bir semtimiz.
İlk belediye başkanı da Talat Tömekçe, ilçeler dışında belediyeler 29 Mart 2009'da kapanacağı için, son belediye başkanı da Necdet Tömekçe.
Peki kim bu Tömekçe'ler?
İlk başkan Talat Tömekçe, Mustafa Tömekçe'nin ağabeyi Hüseyin beyin oğlu, son başkan Necdet Tömekçe de, ağabeyi Hüseyin beyin torunu.
Yarım asrı aşkın bölgede ticaret yapan Tömekçe'ler, fakiri yoksulu muhtacı yetimi gözeten bir aile olarak biliniyorlar.
Son kararla Adapazarı ilçesine eklenen Güneşler, aslında 20 bin nüfusuyla tek başına ilçe olacak büyüklükte.
Güneşlerin yakın tarihine şöyle bir göz attığımızda görüyoruz ki, Güneşler demek biraz da Tömekçeler demek.
GERÇEK DOST, GERÇEK AİLE BABASI
Mustafa bey, 1952-69 yılları arası 18 yıl Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü'nde, 1969-75 arası da İstanbul'da Atatürk Eğitim Enstitüsü'nde "resim öğretmenliği" yapmış bir ressamımız. Bu sürede binlerce ressam, resim öğretmeni yetiştirmiş.
60 yılı aşan sanat hayatında birbirinden değerli yüzlerce sanat eseri üretmiş, büstler yapmış.
Uzun yıllardır eşi Melahat hanımla birlikte İstanbul Kadıköy'de Selamiçeşme'de ikâmet eden Mustafa Tömekçe, Orhan (1953-işletmeci), Erhan (1955-mimar), Sinan (1963-iktisatçı) adında üç de çocuk babası.
Adapazarı'yla, Güneşler'le gençliğinden bu yana hiçbir zaman bağını kopartmayan Tömekçe, depremden bu yana Camili-2'deki evinde yaşamını sürdürmektedir.
Örnek bir aile reisi olan Mustafa Tömekçe, başta, ortaokuldan üç sene, üniversiteden 4 sene; toplam 7 sene sınıf arkadaşlığı, 60 yıldır da meslektaş ve sırdaş olarak çok sevdiği Hüsnü Gürsel olmak üzere, yakın dostlarıyla bağını hiç kopartmadan görüşmeye devam ediyor.
Evinin bir odasını atölyeye dönüştüren 88 yaşındaki dev sanat çınarı, gözleri % 88 oranında kapansa da, hâlâ resim yapmaya da devam ediyor.
Irmak Dergisi Genel Sanat Yönetmeni olarak kendisiyle sanat hayatı üzerine yaptığım, derginin 34'üncü sayısının (2003- Ekim sayısı) 12 ve 13.sayfalarında yayımlanan söyleşiyi aktarmak istiyorum.
Ressam Heykeltıraş Mustafa TÖMEKÇE:
"BENİM ESERLERİMDE GİZEMLİLİK ÖN PLANDADIR"
Sayın Mustafa Tömekçe, sizin için ressam ve heykeltıraş deniliyor; sizce sanatınızın tam karşılığı nedir? Sizi hangi sanatsal sıfatla nitelendirebiliriz?
Efendim, resim ve heykel; bu iki ve üç boyutlu çalışmalarda sanatsal uğraşıların birikimleriyle, öğrenimleriyle beraber bir yaşam mutluluğu ve bunları gençlere öğretebilmek samimi gayreti içinde bulundum ben. Çocukluğumdan beri resim yapmaktan hoşlanıyorum, heykeli yapmayı da seviyorum; benim için plastik sanatlar öğretici demek daha doğru olur.
Niçin resim? Resme nasıl başladınız?
İlkokuldan evvel, ocaklığın duvarlarına odun kömürleriyle resim yapardım; hatta rahmetli anacığım da kulaklarımı çekerdi, ilkokulu Adapazarı'nda Sakarya İlkokulu'nda bitirdim. Hocalarım ilkokulda resimlerimi beğenirlerdi ama resim yeteneğimin ortaya çıkışı ortaokul yıllarıdır. Adapazarı Ortaokulu'nda 1937 yılında resim öğretmenimiz Nebahat Tayanç, resimlerimi çok beğenir ve sınıfa örnek gösterirdi.
Bir ressam tarafından ilk fark edilişiniz nasıl oldu?
Haydarpaşa Lisesi'ndeki yatılı günlerimde, resim dersimiz yoktu ama, ben vakit buldukça resim yapmayı sürdürüyordum, orta kısım resim hocası ünlü Ressam Şeref Akdik, nöbetçi olduğu bir akşam resimlerime baktı, benimle ilgilendi, atölyesine götürdü, çalışmalarını gösterdi; Şeref Akdik'in daha çok klasik bir tarzı vardı, Paris'te yaptığı resimleri gösterdi. Grisi fazla Paris resimleriydi.
Sizin üzerinizde Şeref Akdik'in nasıl bir etkisi oldu?
Şeref Akdik'in yaptığı resimlerin tarz olarak üzerimde herhangi bir etkisi olmadı. Ancak beni her zaman teşvik etmiştir. Kendime göre dış alemi, doğayı inceleyerek çalışmalarımı sürdürdüm.
Öğrenim hayatınızı Gazi Eğitim Enstitüsü'nde sürdürdünüz? Haydarpaşalı olarak niçin doktor, mühendis değil de resim-iş bölümü?
Haydarpaşa Lisesi diplomasıyla isteğim üniversiteye gidebilme imkanına sahiptim, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ne gitmek istedim, ancak bir çiftçi olarak babam ev tutup büyük masraf olacağı için gönderemedi, ertesi yıl Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü sınavını kazandım, sınıfta 18 kişiydik, fotoğraf sanatçısı Hüsnü Gürsel, ressam Adnan Turani, karikatürist Ali Ulvi, ressam Saim Onan, hepimiz aynı sınıftaydık, 1948 yılında mezun olduk.
İlk öğretmenliğinizi nerede yaptınız ve profesyonel anlamda ilk resimlerinizi ne zaman yaptınız?
Gümüşhane Ortaokulu'nda öğretmenliğe başladım. 1948'in sonbaharı. Gümüşhane sonbaharının renkli dünyasında çok istekli, çok coşkulu çalışmalar yaptım. 1949 yılında Devlet Resim ve Heykel Sergilerine, Gümüşhane'de yaptığım peyzajlardan 4 tanesi satın alındı, beğenildi, Ressam Eşref Ürer hakkımda yazılar yazdı. 1949 sonbaharımda Sivas Öğretmen Okulu'na tayin edildim. Bir sene kaldım, 1950 yılında Bolu Öğretmen Okulu'na tayin edildim.
Sizin uzun süreli Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenlikleriniz var bildiğimiz kadarıyla?
İki yıl Bolu'da görev yaptıktan sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'ne asistan olarak istendim. 1969'a kadar orada kaldım. 1969 yılından 1976 yılına kadar İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nde resim ve heykel dersleri verdim. Çok çetin yıllardı o yıllar, sağ-sol kavgalarından ders yapamaz hale gelince, 1976'da – öğretmenliğimi çok sevmeme rağmen – emekli oldum.
İlk ödülünüzü ve ilk serginizi sormak istiyorum?
İlk ödülümü, Cumhuriyetin 50. Yılında, 1973'te, İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Türk heykeltıraşları anasında açılan yarışmada 2. Ödülü aldım. Resim olarak ise, değişik malzemelerle çalışmayı seviyordum; o nedenle yarışmalarına katılmadım. Ama Devlet Resim Heykel Sergilerinde 1949'dan bu yana sayısı yirminin üzerinde resmim satın alınmıştır. Resim ve heykel olarak ilk kişisel sergim 1956'da Ankara'da açıldı. Daha sonra iki kez daha Ankara'da ve iki kez de İstanbul'da kişisel sergi açtım. Bir çok karma sergilere katıldım.
Mustafa Tömekçe'nin resim anlayışının belirgin özelliği nedir?
Benim eserlerimde gizemlilik ön plandadır. Vermek istemem ben kabak gibi her şeyi. Yorum kapıları açık olacak biraz, biraz düşündürecek... Kolay vermeyecek, kendini kolay teslim etmeyecek...
Heykelde anlayışınız nedir?
Daha çok portre büstler yaptığım için; heykelde yüzü çok sevdim ben; klasik anlayışa ilgi gösterdim, üç boyutlu bu netice itibarıyla. Modern heykele de karşı değilim elbette.
Türk ressamlarından kimleri beğenirsiniz?
Tabii çok değerler var. Osmanlı zamanında Çallı İbrahim, Osman Hamdi Bey, cumhuriyet döneminden hocalarım Malik Aksel, Refik Epikman, Eşref Üren, Şefik Bursalı, Bedri Rahmi Eyüpoğlu; daha da var...
Türk resmi ve heykeli nereye gidiyor?
Bugünün güçlü hocaları var ama gençlerin okuma koşulları zorlaştı, ayrıca insanlarda sabır kalmadı. Bu nedenle bugün yapıtlar zayıf kalıyor. İyi tarafı toplumda sanata karşı gelişen bir ilgi var, galeriler çoğaldı.
Sizin sanata başladığınız 1940'lardan bu yana Adapazarı'ndaki sanatsal gelişimi nasıl buluyorsunuz?
Son zamanlarda iyi gelişmeler oldu, depremden önce Süleyman Gürsoy'un galerisi Adapazarı'na önemli katkılar sundu, Sakarya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nin katkıları büyük oldu, fotoğrafta sanatsal gelişimler önemliydi, Hüsnü Gürsel'in öncülüğünde, Adapazarı'nda fotoğraf çok gelişti. AKM Sergi Salonu'nun geçtiğimiz günlerde açılması sevindirici. Büyük de ilgi gördü. Gelecekten gerçekten umutluyum. Burada hocalık yapan sanatçılara büyük sorumluluk ve görev düşüyor.
MUSTAFA TÖMEKÇE (Ressam -Heykeltraş)
1337 (1921) yılında Adapazarı Güneşler'de doğdu. Sakarya İlkokulu'nu, Adapazarı Ortaokulu'nu, Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdi. Gazi Eğitim enstitüsü Resim-İş Bölümünden mezun oldu. (1948) Ortaokul ve öğretmen okullarında Resim öğretmenliğinin ardından Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (1952-69) ve İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'nde (1969-75) resim ve heykel dersleri verdi. Lise yıllarından bu yana resim yapan Tömekçe, 7'si kişisel olmak üzere bir çok karma sergiye katıldı. Cumhuriyetin 50. Yılında Türk heykeltıraşları arasında düzenlenen yarışmada ikincilik ödülü kazandı. Bir kısmı bakanlıklarca satın alınan 150 kadar resim tablosu ve bir çok maskı bulunuyor.
Lütfen Seçiniz ADAPAZARLI DEV BİR RESSAM VE HEYKELTIRAŞ:MUST ... ADA KARYESİNDEN SAKARYA VİLAYETİNE ... Oktay Sarı'nın Spikerlik Günleri; ... "SAKARYA HAKEMLİĞİ BİR EKOLDÜR" ... "Taraklı Yalaza Kültürü" kitabının yazarı Ahî ... SAKARYA TİCARET SANAYİ ODASI; ... ADAPAZARI TİCARET SANAYİ TARİHİ ... Abdullah Gül'ün Adapazarı Günleri ... "Sakarya Osmanlı Mimarisinin Beşiğidir" ... Sakaryaspor'daki yılları ... Adapazarı halkevi; ... "Karaosman Ağa Halet Efendinin Kurbanıdır" ... OSMANLI DİVAN ŞAİRİ SEYYİD OSMAN ADAPAZARİ ... "- Çocukluğumda Yediğim Tahanlı Pide ve Göbel ... Aynalıkavak Yazıları ...
Yazı Tarihi : 13 Mart 2009 Cuma
Bu yazı 316 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
SAKARYA LI MEŞHUR RESSAM MUSTAFA TÖMEKÇE HALEN SAĞMIDIR BENİM AİLEMDE SAKARYA NIN ÇOK ÜNLÜ AİLELERİNDEN BİRİDİR SELAMLAR
SÜMEYRA MERTAN @ 28.12.2009 03:14:01