Demiryolunun karayolunu kestiği, karayolu ile aynı düzeyde olan tren yolu geçidine "Hemzemin Geçit" adı veriliyor.
Özellikle şehrimizde bunlara çok miktarda rastlamak mümkün. Ancak bir de demiryolunun meskun mahallerin içinden, etrafında hiçbir ciddi uyarı olmadan geçtiği ve çevresinde hiçbir tedbir alınmamış olan noktalar var.
6 Mart 2009 tarihinde, yani bundan yaklaşık bir yılı aşkın bir süre önce, Mithatpaşa Şehit Akyol İlköğretim Okulu'nu ziyaret etmiş, okul personeli ile görüştükten sonra kantine inerek öğrenci aileleriyle konuşmuştum. Orada evladının dersten çıkmasını bekleyen anneler bekliyorlardı.
Onlara bir sıkıntıları olup olmadığını sorduğumda bana şikayette bulunmuşlardı. Okulun çıkış kapısının demiryoluna 20 m. mesafede olduğunu, buna rağmen yaşları 6 ile 14 arasında değişen öğrencilerin daha çocuk olmaları nedeniyle tüm sözlü uyarılara rağmen her an demiryoluna çıkma tehlikeleri olduğunu, ancak demiryolunun çevresinde herhangi bir güvenlik perdesi veya engel dahi bulunmadığını, sadece tehlikeyi işaret eden belli belirsiz küçük bir tabelanın konulmuş olduğunu anlatmışlardı. Ben de bunları 7 Mart 2009 tarihli gazetelerde dile getirmiş ve gerek demiryolu ve gerekse milli eğitim yetkililerinin dikkatini çekmek istemiştim.
Geçtiğimiz Pazar günü aynı noktaya tekrar gittim.
Maalesef herhangi bir değişiklik görmedim. Alınan ilave bir tedbir de yoktu.
Bu tip manzaralara ülkemizde maalesef alışkınızdır, illa ki bir kaza olması gerekir ki tedbir alınsın ve hatta birileri günah keçisi olur biter.
Ama başına koca bir hiç yüzünden kaza gelen günahsız kişi ve onların yakınlarının ciğeri yanar.
Burası köy değil, burası demiryolu tecrübesi olan bir Büyükşehir'in Mithatpaşa Demiryolu istasyonunun hemen yakınındaki bir nokta. Benim için asıl vahim olan ise tarif ettiğim yerin alalade bir nokta da olmaması. Orası bir ilköğretim okulunun kapısının hemen önü. Daha da vahimi bundan 1,5 ay önce Türkiye'nin gündemine oturan İstanbul'daki içler acısı tramvay kazasında hayatını kaybeden iki öğrenci ve ağır yaralanarak günlerce hayat mücadelesi veren Buket Bulut adlı öğrencinin yaşadığı gibi, hafızalarımızda tazeliğini koruyan üzücü bir kaza örneği olmasına rağmen şehrimizdeki benzer risklere ait tedbirlerin gözden geçirilmemiş olmasıdır.
İstanbul'daki 12.03.2010 tarihli o haberi hatırlar mısınız? "İstanbul'da tramvay çarpması sonucu 2 arkadaşları ölen, 1'i de komaya giren liselilerin ardından üst geçit tartışması çıktı.
Öğrenciler arkadaşlarının geçit yapılmadığı için ölmesine isyan etti. Okul müdürü üst geçit için girişim yapıldığını söyledi, kaymakam "yalnızca sözlü yapıldı" dedi.
Büyükşehir Belediyesi ise talebi doğrulayıp yeniden değerlendirmeye alındığını açıkladı. (IHA) İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2 lise öğrencisinin hayatını kaybettiği tramvay kazasının, Bağcılar Güngören hattının işletmeye alındığı Eylül 2006'dan bugüne kadar yaşanan ilk ölümlü kaza olduğunu bildirdi.
Makinistin emniyette alınan ifadesinde, ''Mehmet Akif istasyonundan Zeytinburnu istikametine yolculu olarak seferine devam ederken kara yolundaki araç trafiği dolayısıyla tramvay yoluna hızla atlayan öğrencileri gördüğü anda frenleme yaptığını, araç trafiğinin öğrencilerin tramvay yoluna girişlerini görmesine engel olduğunu'' beyan ettiği aktarıldı. "Lisenin, biri yan yola, diğeri ana yola açılan iki kapısı bulunmakta, yan yol kapısından ana yola gelen öğrenciler, yaya geçişinin olmadığı alanı kullanmaktadırlar. Ana yola açılan okul kapısı, tramvay durağının ve sinyal ışıklarının karşısındadır ve burada emniyetli geçiş mevcuttur. Yan yola açılan kapı mesafe olarak trafik ışıklarının bulunduğu yaya geçidine nispeten daha uzak olduğundan, öğrenciler tarafından kestirme bir yol olarak tercih edilmiştir. Bu yerle ilgili olarak Büyükşehir Belediyesine ulaşan üst geçit talebi, Ulaşım Daire Başkanlığınca incelenmiş, tramvay yolu katener sistemi ve viyadük nedeniyle çözüm alternatifleri çalışılmıştır. Söz konusu okul ile karşı taraftaki park bağlantısı için yaya üst geçidi gündeme alınmış olup, çalışmalar devam etmektedir."
Görüyorsunuz sadece, laf, laf, laf… İşte bir gün şehrimizde de böylesine bir trajedi yaşanmaması ve ah vah etmemek için lütfen birisi bunlarla ilgilensin. Bu Valilik mi olur, Belediyeler mi olur, Milli Eğitim mi olur, Trafik mi olur, TCDD mi olur, ya da hepsi birden koordineli mi çalışır bilemem ama bildiğim tek şey kaza geliyorum demez, ancak o zaman da bu kaza değil artık cinayet olur.
Yazı Tarihi : 03 Mayıs 2010 Pazartesi
Bu yazı 401 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
merhaba cem bey,sızın ne işiniz var bu ekıbın içinde..iki kelıme okumaktan aciz bu kendını yazar zanneden mahllenın bakkalı kasabıyla aynı platformda yazı yazma ,bu zavallı ıktıdar borazanlarıyla yanyana olma..
bora yldız @ 29.05.2010 01:24:58