BİR YİĞİT DOSTUN ARDINDAN

Zihni Açba

Zihni Açba
Bir gün böyle bir yazıyı yazacağım, hiç aklıma gelmemişti. O kadar zor ki Sonuçta yazmayı düşündüğüm şey bir köşe yazısı.

Otuz yılı aşan bir dostluğun, neresini nasıl sığdırabilirsiniz ki bir köşe yazısına? İnanın bir kitap yazmak daha kolay.

Mamak zindanlarının tecrit hücrelerinde paylaştığımız hatıralardan bahsetmeyeceğim.

Çünkü; acı ve çirkin hatıralardan bahsetmekten o da hoşlanmazdı, ben de sevmiyorum. Siz bu satırları okurken; biz, onu o çok özlediği sonsuzluğun sahibine uğurlayacağız.

Bu sebeple; böyle bir dostu kaybetmenin acısıyla yüreğimin kavrulduğu bu günde bile beni gülümseten, iki güzel anımı sizlerle paylaşarak,
Yiğit Dost Muhsin YAZICIOĞLU' nu yâd etmek istiyorum.

TEMMUZ 1991 TOKAT

Zorlu Mamak yıllarının ardından hür hayata intibakımın belki de başlangıcı olan askerlik görevim için Tokat' tayım. Bizim tahliyemizden üç yıl önce Mamak' tan hürriyete uğurladığımız ve fakat, onun ardından içeride geçirdiğimiz üç yıl boyunca bir gününü bile bizden ayrı geçirmediğine adım gibi emin olduğum Muhsin Başkan, bu defa da asker ocağında eski zindan arkadaşlarını ziyarete gelmişti.

O dönemde MHP Genel Sekreter yardımcılığı görevini üstlenmişti.
Bir ara, birkaç arkadaşla birlikte sohbet ederken konuyu Avrupa'da yaşayan arkadaşlarımıza ve orada bulunan teşkilatlanmalardaki sıkıntılara getirerek; "Zihni, bu konuyu Genel Başkanla da görüştük.

Askerlik bitiminde Almanya' ya gider misin? Bir müddet sonra da federasyon kurultayını yapacağız.
İş ve ev problemini federasyon halledecek.
Evlilik hazırlıkları filan varsa, düğünü de ister orada ister Türkiye'de yine federasyon halleder.
Sanırım senin görev almanla birçok sıkıntı ortadan kalkar. Ne dersin?". Yanımızdaki birkaç arkadaş da sevindiler Başkan'ın bu teklifine ve beni teşvik etmeye çalıştılar.

Ben düşünmeye bile gerek görmeden; "Reis, eğer bu teklif Zihni Açba yeni cezaevinden çıktı, mağdur bir arkadaşımızdır. Hiç değilse orada kendini toparlar diye yapılıyorsa; benden çok daha zor durumda birçok arkadaşımız var, onlardan biri gitsin. Ben kendimi toparlarım. Yok eğer, Zihni Açba ülkücülük yapsın diye gidecekse, ben Türkiye'de daha fazla işe yarayacağımı düşünüyorum. O yüzden gitmem" dedim.
"Ben senin su yapacağını biliyordum zaten" diyerek gülümsemesini bugün bile hissediyorum.

NİSAN 1992 ANKARA

Askerliği bitirdim, evlendim ve hür hayata intibak aşaması devam ediyor.
Bu arada Muhsin Başkan da milletvekili seçilmiş, birkaç arkadaş birlikte TBMM de ziyaretine gittik. Hoş- beş, hayırlı olsun temennilerinden sonra; "Ya gardaş biliyorsun düğününde dışarıdaydım gelemedim.
Ama düğüne gelememekten çok, sana düğün öncesinde bir öğütte bulunacaktım, onu yapamadığım için üzülüyorum" dedi yine o hiç eksilmeyen tebessümüyle. "Hayırdır Reis, yine bulun, ben öğüt dinlerim." Dedim. Diğer arkadaşlara da şöyle bir göz gezdirerek yine bana yöneldi ve;
"Düğünde yenge hanımla birlikte gelin- damat fotoğrafı çektirdin mi?" diye sordu.
Düşündüm, öyle bir fotoğraf çektirmemiştik.
"Yoo. Fırsat olmadı" diye cevap verdim.
"O zaman yandın aslanım" diyerek bastı kahkahayı. "Ben de o telaş arasında düğünümde o fotoğraftan çektirmemiştim.

Yengenin zaman zaman aklına geldiğinde bir düğün fotoğrafı bile çektirtmedin birlikte diye yüzüme vurmasından o hale geldim ki bir gün, demek zorunda kaldım. İşte bunu öğütleyecektim sana" dediğinde, biz kahkahadan kırılıyorduk. Biz hala o resmi çektirmedik biliyor musun Reis

Sanırım 2003 yılı yazıydı ve Ankara Kızılay'da dolaşırken benim için çok değerli olan Sevgi Abla'ma (Prf. Dr. Sevgi KAFALI) rastladım. Hal hatır sorup, hasret giderdikten sonra bana dedi ki; "Muhsin Bey'le görüşmeye gidiyorum, sen de gelir misin?".
"Tabii abla, iyi olur, biz de epeydir görüşmedik" dedim ve birlikte BBP Genel Merkezine gittik. Odasında misafirleri olmasına rağmen bizi de kabul etti.Sarılıp, kucaklaşmanın ardından koltuklarımıza oturduğumuzda, Sevgi Abla Muhsin Başkan'a hitaben "Başkanım, siz bu Zihni'yi sanki bir başka kucakladınız. Ben sizi çok arkadaşla kucaklaşırken gördüm ama sanki bu farklı gibi geldi. Çok özlediğinizden mi yoksa daha çok sevdiğinizden mi?" diyerek sitemkâr bir latifede bulundu.
Odayı saran kahkahaların ardından;
"Ya sorma Sevgi abla. Bu Zihni benim, haydi sen de bizim partiye gel diyemediğim arkadaşlarımdan biri. Adam, durduğu yerde doğru duruyor. O yüzden nerede olsa fark etmiyor
Hayatımda aldığım en güzel iltifatlardan biriydi benim için. Sağol muhterem Başkanım. Sağol yiğit dost. Bu iltifata lâyık olmak için, istesek de yamuk duramayız. Hayatımda aldığın her rol için sana müteşekkirim. Ama bu son veda sahnesi hariç
Ruhun şad, mekânın cennet olsun
ZİHNİ AÇBA/YENİHABER



Yazı Tarihi : 31 Mart 2009 Salı
Bu yazı 482 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

eline sağlık zihni abi.sizlerde kimbilir ne hatıralar var.yazmaya devam ederseniz bizlerde faydalanırız.selan ve saygılarımla.sakarya2023@hotmail.com
mustafa üstübi @ 06.04.2009 15:52:48
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk