Bazen televizyonlarda, bazen filmlerde ve bazen de gazete ve dergilerde "inadına sol" diye bir slogan duyuyorum. Ben şahsen karşı olduğum bu slogana kendimce bir eleştiri getirmek istiyorum.
"Sol"un ne olduğunu yine daha önce Medyabar'da yayımlanan "Merkez, Sağ, Sol" başlıklı yazımda dile getirmeye çalışmıştım.
Özetle demiştim ki: "Sol" özünde iyi bir kavramdır.
"Sol" doğru, haklı ve güzelin yanındadır. "Sol" adaletten, haklardan, eşitlikten, özgürlükten, emekten yanadır. "Sol" yoksul olanın, zorda olanın yanındadır. "Sol" sosyal adalet ister. "Sol" vicdanlıdır.
"Sol" akıl ve bilime önem verir. "Sol" için daha pek çok şey söylenebilir. Üzerine kitaplar yazılabilir. Daha pek çok kavramla çağrıştırılabilir ama bir tek "inat" ile bağdaştırılamaz. Tam tersine, olsa olsa "bilinçli bir seçimle" veya "sağduyu" ile tanımlanabilir.
Bugün ne kadar iyi niyetle olursa olsun şayet birileri "inadına sol" derse, birileri de "inadına sağ" der. Çünkü etki tepkiyi doğurur. Bu ülkede "Sol" denince akla "CHP" gelir. O zaman birileri "inadına CHP" derse, birileri de yine inadına "başka bir partiyi" söyler.
Önyargılardan uzak durmak gerektiği gibi başka insanları da önyargılardan uzak tutmak gerektiğine inanırım. Bazen bir yazı yazıyorum ve buna bazı yorumlar geliyor. Enteresan buluyorum. Çünkü yorumcu bana "CHP"nin ben doğmadan önceki bir uygulamasını kendi bakış açısıyla örnek göstermeye çalışıyor. Halbuki o zamandan bu zamana köprünün altından o kadar çok sular geçmiş ki. Zaman değişmiş, teknoloji değişmiş, bilgiler değişmiş, nesiller değişmiş, koşullar değişmiş, ekonomi değişmiş, dünya değişmiş, neredeyse her şey değişmiş ama onun zihnindeki "sol" değişmemiş. O oraya sıkışmış kalmış. Çünkü belki de sadece bir inat ile karşı karşıya getirilmiş.
Samimiyetle ve inanarak söylüyorum, bu ülkenin "Sol"a şans verilmesine çok ihtiyacı var. Sakarya'mın da aynı şekilde… "Sol"un Sakarya'da anlatması gereken kavramlar "inat"tan daha başka o kadar çok güzel kavramla sloganlaştırılabilir ki.
İnsanımıza "Sol"un Sakaryamız için ne kadar üretken olabileceği, Sakarya için nasıl çalışabileceği, nasıl faydalı olabileceği, ona neler kazandırabileceği projelerle, bıkmadan usanmadan anlatılmalıdır. Ve bir tercih yapma zamanı geldiğinde ise kimse kimseyle inatlaşmamalı veya inatlaşmak zorunda bırakılmamalıdır. Çünkü bence zorla güzellik olmayacağı gibi inatla ikna da olmaz. İnsanı ayıran "akıl" ise o zaman "akıllara hitap" edilmelidir.
Yazı Tarihi : 12 Nisan 2010 Pazartesi
Bu yazı 132 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Gerek genelde ve gerekse de yerelde ki örgüt yönetimleri ile seçmenini bu güne kadar nasıl ve ne zaman sahiplendi ?,partiye emek veren ve halkla içiçe olan yönetici veya adaylar nerede?
Sakarya da bunun bir örneği.
Sayın Hatinoğlu karizmatik olabilir,iyi bir köşe yazarı da olabilir,akademisyen bir subay da,ayrıca tabirlerince iyi bir atatürkçü-laik te olabilir.
Ama tüm bunlar ne demokrat ve nede emekten yana biri olduğunu gösterir.
Bir CHP li seçmen olarak 1980 lerden bugüne oy kullanıyorum ve son seçimlerde CHP oy vermedim vermemde.
Bütün bunların nedeni?
Yanlış aday seçim politikası.
Asker olan bir adaya demokrat/sol seçmen neden oy versin?Asker zihniyetinden,bu millet neler çekmediki.
Sayın hatinoğlu köşe yazılarını yazsın ben
kentli @ 16.04.2010 14:28:45
Adını vermediği için "Sayın" diye hitap edemeyeceğim yorumcu, kendi yorumunuzda şöyle bir değişiklik yapsak? "Siz isminizi vermeyerek fikirlerinizi savunamayacak kadar aciz ve bir o kadar yetersiz kaldınız. Sizin yeriniz kişisel gelişim kurslarıdır. Sizin medeni insanlar ailesi içinde yeriniz yoktur ve olması da kendinizi geliştirinceye kadar artık mümkün değildir. Telefonum 05063812773. Ararsanız istediğiniz konuda memnuniyetle tartışırım.Saygılarımla.
Cem Hatunoğlu @ 13.04.2010 19:21:21
sayın cem hatunoğlu sizin solun açıklamasını yapmaya hakkınız yok. siz chp belediye başkan adayıyken bir sendika ziyaretinde partinin ideolojisini savunamayacak kadar aciz ve bir o kadar yetersiz kaldınız. sizin yeriniz seçim zamanı destek istediğiniz alperen ocakları ve büyük birlik partisidir. sizin chpnin içinde yeriniz yoktur ve olması da artık mümkün değildir.
:) @ 13.04.2010 00:10:41
Doğru, haklı ve güzelin yanında olan adaletten, haklardan, eşitlikten, özgürlükten, emekten yana yoksul olanın, zorda olanın yanında olan sosyal adalet ,vicdan , akıl ve bilime önem veren , İNSAN ! .
Peki bizi yönetenlerde aynı şeyleri söyleyerek inandığımız ve iktidara taşıdığımız İnsanlarımız bu halkın içinden var olan AKIL SAHİBİ İNSANLAR değilmiydi ? Biz bizi temsil yetkisini verdiğimiz Akıl sahibi vekillerimizi seçerken. Aklı selim olmadığımızdan olsa gerek yaşadıklarımız ! ..
Selim ÖZEN @ 12.04.2010 19:40:02