Yarın Türk Eğitim-Sen'in Ankara'da önemli bir yürüyüşü ve mitingi olacak.
Bu bir demokratik tepkidir.
Gereklidir de…
Görüyorsunuz, yaşıyorsunuz;
Eğitim camiasına büyük bir huzursuzluk var. Bunun nedeni okul müdüründen, öğretmenine, akademisyeninden, memuruna, hizmetlisine kadar bütün eğitim çalışanlarının yalnız bırakılması, yığınla sorunu olan eğitim çalışanlarının, muhatap bulamaması, çaresizliği ve umutsuzluğudur.
İşlevini yerine getiremeyen Milli Eğitim Bakanlığı da, sorun çözmekten uzaktır.
Sözleşmeli öğretmenlere verilen sözler yerine getirilmedi. Bugün 70 bin sözleşmeli öğretmen, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun kadro sözünü yerine getirmemesinin öfkesi içerisinde.
Milli Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmenleri sürekli oyalıyor.
Son olarak Bakan Çubukçu, 70 bin civarındaki öğretmenin kadroya geçirilmesi için taslağın Maliye Bakanlığı'na gönderildiğini, Maliye Bakanlığı'nın da olumlu baktığını söyledi.
Ama aynı kabinenin Maliye Bakanı, böyle bir çalışmanın olmadığını söylüyor.
Haliyle, "sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilecek", "sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesiyle ilgili taslak hazırlandı", "taslak, Maliye Bakanlığı'na gönderildi" gibi açıklamalar inandırıcı değil.
Dahası Bakan Çubukçu'nun bu manevralarının, Türk Eğitim-Sen'in 13 Mart mitingini baltalamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz.
İşin trajik tarafı da sözde bir sendikanın da bu süreçte devreye girerek; Sözleşmeliler kadroya alınacak, bu eyleme gerek yok' türünden eylem kırıcı davranışlar içine girmesidir.
Bu sendikayı, varlık sebebini tekrar gözden geçirmesi tavsiyesiyle Allah'a havale ediyoruz.
Elbette ki amacımız üzüm yemektir.
Keşke verdiği sözleri yerine getirmemekle meşhur Bakan Çubukçu'nu, ağırlığını koyarak, Maliye Bakanlığı'na, bu taslağı kabul ettirebilse, 70 bin sözleşmeli öğretmenin tamamının süre ve bölge ayrımı yapılmaksızın en kısa sürede kadroya alınması sağlansa, en azından takvim açıklansa da eylemimiz şölene dönüşse ve biz de sayın Bakan'a alandan teşekkür edebilsek…
Mevcut durum eylemliği gerekli kılıyor.
Kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil adı altında kategorize edilen öğretmenlik mesleği, ayaklar altına alındı.
Bu uygulama öğretmenlik mesleğinin saygınlığını azalttı, eğitimcilerin barış içinde çalışmasına engel oldu, iş güvencesini ortadan kaldırdı ve birçok hak kaybına yol açtı.
Karşımızda, aynı okullardan mezun olup, aynı işi yapan öğretmenlerin farklı şekilde istihdam edildiği bir utanç fotoğrafı var.
Bu fotoğrafın düzeleceğine dair bir emare de yok üstelik.
Evet, 4-C istihdam modeli kaldırıldı. Ama nasıl? Bakanlık bunun yanlış olduğunu kabul etti, uyarılarımızı dikkate aldı da ondan mı? Hayır.
Bu istihdam modeli, açtığımız ve kazandığımız davanın kararı gereği kaldırıldı.
O dava açılmasaydı, bugün bırakın 4-B istihdam modelini, onun çok iğrenç bir modeli olan 4-C'li öğretmenlerin sorunlarını tartışıyor olacaktık.
Kaldı ki bu mitingin tek sebebi öğretmen istihdam modeli değil…
Türkiye'de ekonomik sorunlar gün geçtikçe artıyor. Küresel ekonomik kriz nedeniyle işsizlerin sayısı 8 milyona ulaştı. 550 bin üniversite mezunu işsiz sokaklarda boş geziyor. 327 bin öğretmen atama bekliyor. Atanamayan öğretmenler, itfaiyecilik sınavlarında şansını denemekte, belediyelere temizlik işçisi olarak başvurmakta, hatta seyyar satıcılık yapmaktalar.
Ne garabettir ki, bir yandan ülkemizde işsiz öğretmen sayısında rekora koşuyoruz, öbür yandan öğretmen açığı konusunda rekor kırıyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler ve Yurt-Kur çalışanları da ekonomik ve sosyal yönden sıkıntılar içerisinde.
Dolayısıyla Akademisyenler, üniversitelerde çalışan idari personel, Yurt-Kur çalışanları, memurlar, hizmetliler, teknisyenler, kısacası tüm eğitim çalışanları için bu miting önemlidir, gereklidir.
Siyasi partilerin, Milli Eğitim Komisyonu üyelerinin, işçi ve memur konfederasyonlarının, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de hazır bulunacağı dev miting, hem üç maymunu oynayanlara hem de hükümet sözcüsü gibi davranan sarı sendikaya ciddi bir ders verme fırsatıdır.
Eğitim çalışanları da bu fırsatı kaçırmayacak, it ürür, kervan yürür gerçeği birilerinin yüzüne tokat misali şaklayacaktır.
Yazı Tarihi : 12 Mart 2010 Cuma
Bu yazı 199 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Valla sizin alglamanıza hayranım.
Sizin o bakanlarınız bu güne kadar neredeydi.Ali veli=Ali Cengiz oyunu.
Bunlar kötüyü iyiye değil, iyiyi kötüye çevirmeye çalışıyorlar.
54 @ 14.03.2010 12:37:08
Artık sözleşmelilerin kadroya geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür edersiniz. Onlarda sizden bahsederler kaale alınmanız için.Lütfen gündemi takip edin TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN bakanı bu işin çözüldüğünü söylüyor birileride TÜRK MİLLETİNİN seçtiği bakanla dalga geçiyor güleyim halimize Sözde TÜRK severler
ali veli konya @ 12.03.2010 23:15:58
"İt ürür (ulur) ,kervan yürür".
Aşk İklimi @ 12.03.2010 17:37:57
it ürür (ulur),kervan yürür
Aşk İklimi @ 12.03.2010 11:31:03
it ürür,kervan yürür.
Aşk İklimi @ 12.03.2010 11:30:33