ORTADOĞU KOLORDUSU…

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com

Dünya gündemini takip edenlerin dikkatinden kaçmamıştır. Ortadoğu'da sular iyice ısınmaya başladı. Ülkemiz kendi iç sorunları ile uğraştırılırken bölge hâkimiyetini ele geçirmek isteyenler çalışmalarına hız verdiler. ABD, İngiltere ve Rusya kendi aralarında gayri resmi olarak Ortadoğu, Kafkaslar, Uzakdoğu gibi başta enerji kaynaklarının yoğun olduğu bölgelerde sömürge düzenlerini perçinlemeye başladılar. Fransa, Almanya ve Çin gibi devletlerse bu paylaşımdan ne koparabiliriz? Gayretlerine girdiler. Bu çalışmalara beni de göz ardı etmeyin, bana da pay sağlama imkânı tanıyın mesajları vermeye başlayan Brezilyayı da dâhil edebiliriz.

ABD, İngiltere ve Rusya'nın tarihine baktığımızda tarihi geçmişlerinin hep sömürgecilikle geçtiğini söyleyebiliriz. Bu devletlere tarihteki faaliyetleri nedeniyle Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya, Hollanda gibi devletleri de dâhil edebiliriz. Ancak günümüzde sömürge düzeni kurmak için var olan güç dengelerinde ABD, İngiltere ve Rusya başı çekmektedir. Bu güçlerin sömürgeler oluşturduğu düzenleri idame ettirebilmek adına oluşturdukları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kendi sistemlerinin bir nevi garantörlük görevini yürütmektedir. Başta enerji kaynakları olmak üzere, altın, elmas, kömür gibi madenlerin olduğu devletçiklerin tarihine baktığımızda hep sömürge kolonileri olduklarını ve sömürüldüklerini görmekteyiz. Sömürülen devletleri sömürenler sadece zengin kaynakları elde etmeye yönelik yatırımlar yaparak bu ülkelerin içini boşalttıktan sonra terk ederek onları kaderleri ile baş başa bırakıp zavallı konumuna düşürmüşlerdir.

ABD sözde özgürleştirme maskesi ile Irak'ı işgal ettiğinde örtülü hedefinin ne olduğunu herkes bilmekteydi. Bu işgalin asıl hedefinin bilinmesine rağmen hiçbir Dünya Devleti aykırı ses çıkartamadı. Bilakis askeri ve mali destek sağladılar. Irak petrolleri ve zengin kaynaklarının rantabl olarak kullanılabilirliği olduğu sürece ABD asla Irak'ı bırakmayacaktır. Irak'ı sömürebilmek ve kaynak akışını garanti edecek tedbirleri alacaktır. Başta Suudi Arabistan olmak üzere halen Arap ülkelerinde uyguladığı sistemi yerleştirecektir.

ABD Ortadoğu'ya yerleşebilmek için bölgede güçlü ve tek rakip olarak gördüğü Rusya ile taktik savaşına girerek istediklerini elde etmiştir. ABD, Rusya'ya karşı kendisinden ayrılan yeni devletleri koz olarak kullanmış, Rusya'yı sıkıştırmıştır. Rusya'da ABD'nin bu sıkıştırma hamlelerine karşın karşı hamleler yaparak sonunda orta noktada buluşmuşlardır. Bu buluşmaya örnek olarak Rusya'nın İran'a karşı yapılması düşünülen ağır yaptırımlara ve nükleer teknoloji desteğine karşı çekincelerini kaldırması,Kuzey vve Güney Kore'nin birleşmesi çalışmalarına ara vermesi, Rusya Devlet Başkanı Medvedev'in Kafkasya'da bulunan ve zengin kaynakları olan özerk cumhuriyetleri bir çatı altında toplayarak Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi oluşturup başına Vali ataması, ABD'nin turuncu devrim adı altında kendisine bağlı bir yönetim oluşturduğu Ukrayna'yı kaderi ile baş başa bırakıp sonunda Rusya güdümüne sokması, Gürcistan'ın NATO'ya alınacağı şekerlemeleri ile kandırılıp Rusya'ya yem olarak verilmesi gösterilebilir. Kısacası ABD ve Rusya Ortadoğu ve Kafkaslardaki çıkarlarını yoluna koymuşlardır. Sıra uygulamaya koymaya gelmiştir. Uzakdoğu çıkarları ile ilgili olarak ABD şimdilik mücadele vermiyor ama bölgenin vücut ısısını da kontrol etmekten geri durmuyor. ABD şimdilik öncelik verdiği İran zenginliklerini elde etme çalışmaları sonrasında Uzakdoğu mücadelesine başlamayı daha uygun buluyor. ABD'nin şu aşamada Uzakdoğu'da Rusya ve Çin ittifakını aşması kolay görünmüyor.

Ben bu ve benzer konulardaki yazılarımda hep ülkemizi bekleyen tehlikelerden ve kendimce alınması gereken tedbirlerden bahsetmeye gayret gösterdim. Kime, ne kadar ses duyurabildim bilemem ama öngörülerimi anlatmaya devam edeceğim. Bazı yazarların yaptığı gibi suya sabuna dokunmadan idare etme anlamında yazılar yazmayacağım. Bazılarının yaptığı gibi sırf eleştirmiş olmuş olmak için yazarların yazılarına olumsuz eleştirilerde bulunup amiyane tabirle işkembeden atmayacağım.

Yakın tarihte önümüze gelecek olan bazı oldubittilere karşı şimdiden tedbir alınıp çalışmalar yapmak gerekmektedir. Belki ABD temsilciler meclisinin alt kanadında alınan son Ermeni yasa tasarısı bize biraz zaman kazandırmış olabilir. ABD meclisinde alınan bu sözde karar bizi biraz kendimize getirir gibi oldu ama çok yetersiz. Bölgemiz amiyane tabirle "Kaynayan Kazan" konumundadır. Bu itibarla en başta güçlü bir Ordu'ya ihtiyacımız vardır. Ordu içerisindeki bazı çürük elmaları genele yaymadan ve Ordu'yu yıpratıp maneviyatını çökertmeden ileri hamleler yapılmalıdır. Benim daha önceleri savunduğum gibi 2nci ve 3ncü Ordu'dan müteşekkil güçlü, üstün teknoloji ile donatılmış, hareket ve sevkıyat kabiliyeti yüksek "Ortadoğu Kolordusu" adı altında yeni bir kuvvet oluşturulmalıdır. ABD'nin olası İran harekatında Türk Hükümetinin destek vermemesi durumunda tetikleyeceği olası "Kürt Ayaklanmasına" karşı 2nci ve 3ncü Ordularımızı hareketsiz bırakıp oyalama taktiklerine karşı Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde oluşturulan ve çok özel birlik olup üstün imkan ve kabiliyetlere sahip olan JÖAK (Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı)'nın Ankara merkezinden Diyarbakır merkezine konuşlandırılmasında yarar olacağını düşünüyorum.

Ülkemiz kritik ve hassas bir döneme girmiştir. Bizleri iç kargaşa ve çatışmalara gark ettirip güçsüz bırakmak isteyenlere karşı Türk tarihini hatırlatmanın vakti gelmiştir. Artık tehdidi ülke içerisinden beklemek yerine ülke dışından, okyanus ötelerinden beklemenin zamanıdır.



Yazı Tarihi : 12 Mart 2010 Cuma
Bu yazı 142 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk