Sevgili öğretmenime

Editor

Editor
Kış mevsiminde olmamıza rağmen hava oldukca güzeldi. Hele hele bulutlardan güçlükle fırsat bulmuscasına fırlayan güneş olanca güzelliğiyle çark caddesini bir başka güzel ısıtıyordu..
Bende kızım Zeynep'i Atatürk İlköğretim okuluna bıraktıktan sonra Çark Caddesinde bir tur atayım istedim. Geziyordum. Öglen saatleriydi.
Okulların dağılmasıyla da yüzlerce öğrenci Çark Caddesinde arkadaşlarıyla sohbet ederek giderlerken birden onlarca insanın arasında onu farkettim.
Caddede durdum geldiği yöne doğru bakmaya başladım.
Dikkatlice bakıyordum. Birkaç dakika sürdü.
Güçlükle yürüyordu.
Önceleri tereddüte düştüm Acaba omuydu diye. Ama oydu. Evet oydu. Yıllar onu adeta bükmüştü. Hafif kamburlaşmıştı...Bir kac dakika gözlerimi ondan ayıramadım.
Evet o benim bir zamandan ortaokulu da olan Atatürk lisesindeki ögretmeniminin ta kendisiydi.
17 Ağustos Depreminden önce sık sık gördüğüm öğretmenim yaşıyor ve bana doğru geliyordu. Yıllardır görmedigim bir dostu görmüş kadar sevindim. Hele hele bu sevgi binlerce hemşehrimi kaybettigimiz Adapazarı'nda onca yabancı sima arasında görünce bir başka oluyor..
Ama adını hatırlayamadım. Herhalde benimde artık yaşlanmaya başlamış olsam gerek. Ona dikkatlice bakmaya başladım. Gözlerimi ayıramıyordum
Ama onu o halde eğilmiş bir ulu çınar gibi görünce Atatürk Lisesindeki orta okul yıllarım gözümün önünde geçti.
Daha çocuk yaştayız.Şimdi karşımda güçlükle yürüyen öğretmenim o yıllarda tabir yerinde ise vurdugu zaman 2 seksen bizi yere yığardı. Hele koridorlarda "Çocuklaaaaar"diye bağırdığında sesini duydugumuz anda eğer teneffüsde ise kaçacak boş sınıf arar. eğer o an kavğa ediyorsak da çil yavrusu gibi sınıflara dağılırdık.
Onları bu kadar sert olmalarına rağmen bize bağırdıkları için kızmamıza öfkelenmemize onlara hatta biraz ayıp olacak ama lakap takmamıza rağmen severdik.
Bizim sevgimiz bir başka idi. Sayğımızı hiçbir zaman yitirmezdik.
O yıllarda böyle gölgesinden bile korktugumuz öğretmenim simdi karşımda bana doğru geliyordu. Durdum.Onun yanımdan geçmesini bekledim. Yavaş adımlarla gelirken benim durdugumu görünce başını hafifce kaldırıp bir iki saniye dikkatlice baktıktan sonra yine yavavş adımlarla çekip gitti.
Belli ki beni hatırlamayamıştı.
O bizi okul numaralarımızda bile hatırlayan öğretmenimiz artık bizim simamızı bile tanımıyordu.
Tabii bunda yılların yorğunlugu olsa gerek. Yanımdan geçip Sedat Kirtepe Caddesine doğru ilerlerken arkasından uzun uzun baktım.
Okullarından çıkıp neşe içerisinde evlerine giden ögrencileri görünce de aklımdan okul yıllarım geçmeye başladı.
Daha ortaokul öğrenciyiz. Şimdiki gençler kızacaklar ama oyıllarda ögretmenlerimize bir başka idik,.Simdiki gençler gibi hiç değildik
Caddede mi yürüyoruz Karsı kaldırımda yüz metre ileride bir ögretmenimizi gördüğümüz zaman bile selam vermek için hazırlanmay başlardıkYolda yürürken kollarımızı aşağı indirip onun geldigi yöne hafiften başımızı eğer gözlerimizde bakmaya başlardık. Eğer bizi o görürse başımızla selam verip geçip giderdik.
Hele caddede 10 yıl önce "Yeter artık"diye bıraktığım sigarayı şimdiki ögrenciler gibi içmezdik.
Şimdi okullarda üst araması yapıyorlarmı bilmiyorum. Ancak bizim okul yıllarında ders arasında ögretmenler üst araması yapıp sigara ararlardı. Hele hele teneffüslerde tuvaletlere ikide bir sigara baskını yapılırdı.
Ancak şimdiki gençler daha okulun kapısındanç ıktıkları gibi sigarayı tüttürmeye başlıyorlar .
Simdiki ögrenciler kızmasınlar ama bizim yıllarda disiplin vardı. Şimdiki ögrenciler gibi rahat değildik.
Hele de o yıllarda şimdi olduğu gibi haftasonu kursları yoktu.
Ögrencilere para karşılığı kurs vermezlerdi. Öğretmenler anlatacakları ne varsa okul günlerinde anlatırlardı.
Bugün oldugu gib i ögretmenlerimiz okullarında dergi parası , televizyon parası CD parası,perde arası, spor parası temizlik parası gibi paralar toplanmazdı
Eğitim bizim yıllarda paranın gölgesinde yapılmadığı içinde sevgi ve sayğılı dayalı olarak dersler geçerdi.
Yeri gelir ögretmenlerimiz anılarını anlatarak bize hayattan kesitler vererek bizi gerçek hayata da alıştılarlardı.
Belki o dönem böyleydi.
Öğretmenlerimiz bizim gençliğimizde herşeyimizdi
Eğer bugün bu satırları yazabilecek kelimeler üretiyorsam bunun nedeni de ögretmenlerimizdir.
Taa ilkögretim okulundan başlayan bize bir şeyler veren ögretmenlerimiz artık günümüzde hak ettikleri değeri görmeselerde kendi adıma söylüyorum benim hayatımda hep bir iz bıraktılar.
Onları unutmak istesekde unutamayız.
Çünkü onlar bir farklı idi. Bir başka idiler.
Galiba bununda nedeni bize çocukları gibi yaklaşmaları oldu
Nasılki bir anne baba çocuklarını kızıp dövselerde bir süre sonra sinirleri geçtiginde çocuklarının gönüllerini alırlar ya ögretmenlerimiz de böyle idi..
Bizde yıllarda birlikte yaşlanıyoruz. Belki bu satırları da yaşlanmaya başladığım için yazıyorum olsa gerek…



Yazı Tarihi : 09 Mart 2010 Salı
Bu yazı 121 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Hele koridorlarda "Çocuklaaaaar"diye bağırdığında sesini duydugumuz anda eğer teneffüsde ise kaçacak boş sınıf arar. eğer o an kavğa ediyorsak da çil yavrusu gibi sınıflara dağılırdık.ESKİDEN BÖYLE OLDUĞU İÇİN SEN SENİN GİBİLER YETİŞTİ.EZİK BİR TOPLUM DÜŞÜNEMEYEN DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEYEMEYEN.BİR ÖĞRETMEN SENİN ÇOCUĞUNA BAĞIRSA SANİYEDE SOLUĞU OKULDA ALIRSIN BIRAK İŞKEMBEDEN ATMAYI.ARMUT DİBİNE DÜŞER.
KORUCUK @ 09.04.2010 16:43:59
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk