Ankara, Sakarya'dan sadece 5.4 kez daha büyük
Bu hafta Ankara'da, Emniyet Teşkilatı Şehir ve Gazileri Yardımlaşma Derneği'nin düzenlediği "Emel Sayın'ın yardım konseri"ne gittim.
Öğrendim ki üç hafta sonra da Bülent Ersoy, Muazzez Abacı, Seçil Heper konseri geliyormuş. Hatırlıyorum Ajda Pekkan geçen sene gelmişti. Arkadaşlarımız, BKM ekibi tarafından yine aynı yerde sergilenecek olan "Çok Güzel Hareketler Bunlar" gösterisini de haber verdiler.
Sertap Erener daha geçtiğimiz günlerde bir konser verdi. Yine geçen sene kızımı "Hepsi Bir" grubunun konserine götürmüştüm.
Neşet Ertaş, Arif Sağ, Sabahat Akkiraz gibi benim izleme imkânı bulamadığım halk müziği üstatlarını da unutmamak lazım.
Bu yukarıda saydıklarım neredeyse her ay, sadece Ankara Çankaya Belediyesi'nin "Çadır Gösteri Merkezinde" sahne alanlar.
Bunlara ilave Devlet Tiyatroları Sahneleri, Özel Tiyatrolar, Devlet Opera ve Balesi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Ankara Sanat Tiyatrosu, Atatürk Kültür Merkezi var. Mesela birkaç ay önce de Ulus'taki Atatürk Kültür Merkezi'nde büyük bir Resim Sergisi açılmıştı.
Kosova'dan dostum olan Türk ressamların da katıldığı bu sergiyi ailemle birlikte gezmiştik.
Tüm bunlar ne biliyor musunuz, bunlar günlerin tekdüze geçtiği bir memur şehrine canlılık ve hayat kazandıran, onu monotonluktan çekip alan görkemli olanaklar.
Tüm bu anlattıklarım aklıma cevaplayamadığım bir soruyu getirdi.
Ankara'nın nüfusu 4.650.000 kişi.
Peki Sakarya'nın nüfusu kaç? 861.570 kişi.
Yani Ankara ilimiz Sakarya ilimizden 5.4 kez daha büyük.
O zaman soru şu: Peki Ankara ilindeki sanatsal imkan ve faaliyetlerin 5.4 kez daha azını Sakarya'mızda bulabiliyor muyuz?
Hayır.
Peki neden?
Neden Ankara'ya gelebilen bu sanatçılar sadece 1,5 saat mesafedeki Adapazarı'na gelemiyorlar?
Neden o büyük sanatçılar konserlerinin ardından tekrar tekrar gelmek isteyecekleri şekilde bir gece de güzelim Sapanca'da ağırlanamıyor, bu şekilde Sapanca'mızın da reklamı yapılamıyor?
Neden Adapazarı'mız böylesi organizasyonlara imza atabilecek en azından bir Çadır Salona sahip olamıyor?
Neden biz Sakaryalıların geçmişinde bir "Çark Sahnesi" kültürü varken bu kültürü bu gün yeniden canlandırmıyoruz?
Neden bu canım şehre, 15 Ocak'ta Zonguldak açılmış ve 12 Mart'ta Kahramanmaraş açılacakken, bir Devlet Tiyatrosu Sahnesi hala açılamıyor veya açılması için 6 milletvekili ve Büyükşehir Belediyesi politik bir baskı unsuru oluşturamıyor?
Neden siyasi partileri, üniversitesi, aydını, sivil toplum örgütleri, halkı ve medyası birlikte "Ben şehrimde Sanat da istiyorum" diye kamuoyu oluşturamıyor?
Neden bu saydığım aktörler bizim midemizin yemeğe olduğu kadar, ruhumuzun da sanata ve sanatçıya ihtiyacı var demiyor?
Bu şehir yeterince "Büyük" değil mi?
Bu şehir 861.570 kişilik bir nüfusa sahip değil mi?
Bu şehirde Türkiye'nin sayılı üniversitelerinden olan Sakarya Üniversitesi ve onun 50.000 öğrencisi yok mu?
Bu şehir kendisine komşu, 20 milyon insanın yaşadığı İstanbul, Kocaeli, Bursa, Bolu, Bilecik, Düzce şehirlerine göre en uzağı 1,5 saatlik merkezi bir konumda değil mi?
Bu şehrin insanı sosyalleşmemiş mi?
Bu şehrin insanı sanatçıdan ve sanattan anlamaz mı? Bu şehrin insanı kendisine bu imkânın sunulmasına layık değil mi?
Bu şehrin insanı bu tür organizasyonlara gidemeyecek kadar yoksul mu? Bu şehirde bu işi yapabilecek kabiliyette organizatörler yok mu?
Bu şehirde hayat zaten bu gibi etkinliklere ihtiyaç duyulmayacak kadar canlı mı? Bu şehrin Büyükşehir Belediyesi'nin, İlçe Belediyelerinin, SATSO'sunun, İl Kültür Müdürlüğü'nün, şehirde var olduğunu pekiyi bildiğim girişimcilerin, Adapazarılı olan ancak işleri nedeniyle İstanbul'da yaşayan gurur duyduğumuz isimlerin şehre getirebileceği süreklilik arz eden sanatsal bir fark yok mu?
Şehrimiz otoyolların veya demiryollarının ulaşamadığı, kışın şehir merkezinin dahi yollarının kapandığı, akla hayale gelmez bir yerde mi?
Yani bir Erzurum'un, bir Van'ın, bir Hakkari'nin, bir Artvin'in, bir Kars'ın sahip olduğu sanatı ve sanatçıyı getirebilme coğrafi dezavantaja nazaran Sakarya'mızın daha mükemmel bir konumu yok mu?
Yoksa İstanbul yanı başınızda, canınız istediğinde oraya mı gidin demek isteniyor?
Biliyor musunuz, bu şehirde ve güzel halkında her şey var. Ancak asıl problem zihinlerde.
Yönetimlerimizde öyle bir düşünce barajı var ki, bunu aşmak mümkün değil. Hâlbuki Allah bize tüm nimetleri tepsiyle sunmuş, bizden istenen ise sadece etrafımıza biraz bakınmak, Sakarya dışında da neler olup bittiğinin, nelere sahip olduğumuzun farkına varabilmek ve onları halkımıza servis etmek.
Bence Sakarya'nın sanat bakımından da artık bir "Saklı Kent" olmaktan çıkarılma zamanı gelmiştir.
Lütfen "Başımızdaki bunca siyasi ve sosyal sıkıntı arasında şimdi sıra buna mı geldi" demeyin.
Çünkü aslında tam da şimdi, bunca sıkıntı ve sorun arasında bunun zamanıdır. Yaşadığımız bu hayattan başka nasıl keyif alabiliriz ki, sadece televizyon seyrederek mi?
Yazı Tarihi : 06 Mart 2010 Cumartesi
Bu yazı 125 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Yıllardır düşündüğüm konuları yazıya döktünüz. Size teşekkür ederim. Tespitleriniz çok yerinden ve çok isabetli.
Sebahattin Güzel @ 17.03.2010 16:54:26