Sebap Da Sizin Olsun Kebap Da!

Erol Afşar

Erol Afşar
SEBAP yani Sakarya Eğitimde Başarıyı Arttırma Projesi'ni, üyelerimizin bir kısmının muhalefetine rağmen önemsedik.

Sendikal faaliyetlerimizi askıya aldık SEBAP'a yoğunlaştık.

Sendika binamız, SEBAP tanıtım merkezi gibi çalıştı.

Kurum ve ilçe istişare toplantılarımız SEBAP'la başladı, SEBAP'la bitti.

Malum sendikanın yöneticileri, asli görevlerini aksatmak pahasına okul okul dolaşıp üye aparırken, teşkilat sekreterimiz Kurtuluş Ergün, kendini adeta bu projeye vakfetti.

Biz SEBAP dışında yüzünü göremezken, duyduğuma göre çocukları da ‘anne bu amca kim' diye sormaya başlamışlar.

Bürokratik ilişkilerimizin sebebi ziyaretleri de hep SEBAP oldu.

Yüzleri orada, sorun söylesinler; Ziyaretlerimiz, görüşmelerimiz, taleplerimiz, uyarılarımız hep SEBAP'a zeval gelmemesine dairdi.

Bu süreçte bazı kazalar yaşanmadı değil, örneğin Hendek'te yaşananlar, Serdivan ve Arifiye başta olmak üzere bol keseden dağıtılan ödüller, hepsi SEBAP'ın ruhuna ve bize verilen sözlere aykırı hareketler…

Hendek'te bir öğretmenin, üstelik asil bir şube müdürüne rağmen, ilçe milli eğitim müdürü yapılması dedik; Efendim Bakanlık yaptı, aşamıyoruz!

Bol keseden dağıtılan ödüller? Efendim, kaymakamlar yetkilerini kullandı, müdahale edemiyoruz!

Hadi yedik, şimdilik…

Peki, Hendek Anaokulundaki rezillik?

Alt tarafı bir kurucu müdür, soruşturması görevden alınması yönünde sonuçlandı üstelik ve bütün görevlendirmelerin iptali ve bundan böyle görevlendirmelerin kurum bünyesinden yapılacağına dair valilik onayına rağmen, ne bekliyorsunuz?

Efendim, cart, curt…

İşte bunu yemedik.

Bizim SEBAP'ı önemsememizin önemli sebeplerinden bir tanesi, bize verilen ‘torpil, adam kayırma olaylarının olmayacağı, başarının ödüllendirilip, başarısızlığın cezalandırılacağı' sözüydü. Ki Sakarya'da eğitimin önündeki en büyük engel de buydu zaten.

Lakin yukarıda verdiğim örnekler ve özellikle Hendek Anaokulu konusu gösteriyor ki, eğitimciler, başarılarına veya başarısızlıklarına göre değil, hangi sendikaya üye olduklarına ve arkalarındaki siyasi güce göre ödüllendiriliyor veya cezalandırılıyorlar.

Demek ki işinizin, işinizi ne denli yaptığınızın hiç önemi yok.

Arkanız bu manada sağlamsa, ne halt yerseniz yiyin, korunuyorsunuz…

Yok eğer değilse, ne kadar çalışırsanız çalışın görünmüyor ve bir takım güçlerin emrine amade amirlerinizin şerrinden emin olamıyorsunuz.

Bir iktidar partisi mensubu, üzerinizde her türlü tasarrufu kendi hakkı görebiliyor mesela…

Şizofren ama arkası sağlam bir idareci, ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getirebiliyor…

Bir veli çat kapı sınıfınıza kadar giriyor, saldırıya uğruyorsunuz örneğin ama arkanızda kimse duramayabiliyor…

Çalışmaya çalışmak ne demek bilirsiniz…

Yani bir öğretmenin görevini sağlıklı yapabilmesi için ekstradan mücadele etmesi…

Ona bütün bu ortamı sağlaması gereken yetkililerin her birinin, koltuklarını sağlama almaktan başka dertlerinin olmaması hasebiyle, çalışanın kaderiyle baş başa bırakılması…

İş ve işleyişle ilgili her türlü soruna, dışarıdan birilerinin müdahil olması ve olayın siyasileştirilmesi…

Öğrencilerinize yaklaşımınıza hatta hangi öğrencinize ne kadar not vereceğinize bile alakasız birilerinin karar vermesi…

Şimdi bu ahval ve şerait içinde gelin de öğretmenlik yapın ve gelin de SEBAP'a omuz verin.

Anlaşılan o ki; SEBAP anlamını yitirmiştir.

Siyasetin ve siyasete endeksli sendikanın bu kadar müdahil olduğu ve destek şöyle dursun, gölge etmeseler yetecek ama ‘ben iktidarım, yerim sizin projenizi, başarınızı, ben istediğimi müdür etmedikten sonra ne anlamı var iktidar olmamın, size mi soracağım kimi müdür yapacağımı' fikrinden ve eyleminden vazgeçmedikleri bir ortamda, SEBAP bize, KEBAP size misali, daha fazla fedakârlık etmenin anlamı kalmamıştır.

Görüyorsunuz işte;

Siyasetin ve siyasi destekle büyüyen malum sendikanın, Sakarya'da eğitim seviyesini arttırma gibi bir derdi yok.
Kimisi seçmeninin taleplerini bahane edecek, kimisi ‘bize üye olmazsanız ananız ağlar' ve ‘seni idareci yapacağım diye kandırdığı üyelerinin beklentilerini…
Biri için başarıdan ziyade aldığı oyların artması önemli, diğeri için üye sayılarının…

O halde SEBAP da sizin olsun KEBAP da…

Yani sizin anlayacağınız; Daha da gelmem DAVOS'a!



Yazı Tarihi : 01 Mart 2010 Pazartesi
Bu yazı 314 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Çok bilen bey Allah aşkına Sayın Erol Afşar'ın bir gün yanına git bir çayını iç, biraz sohbet et de ne kadar az bildiğini o zaman anlarsın. Erol Afşar'la bir kelam bile etmeden nasıl yargıda bulunabiliyorsun. yeri belli yurdu belli git bir çayını iç. Erol Afşarı yazılarından dolayı tebrik ediyorum. Saygılar
görebilen @ 12.03.2010 23:37:28
Önce konuşulması gereken en sonunda konuşuluyor.Zaten Bu çalışma iki ilköğretim bir lise müdürünün gayretleriyle yürüyordu. Anladığım kadarıyla tepede olup asıl sorumlular verdikleri sözlerde durmadılar.Yani arkadaşlarımıza yalan söymiş oldular.Bundan dolayıda rahatsızlıklar meydana geldi.
İşte TES yönetim kurulu üyesi Sayın Kurtuluş ERGUN 'nu çabalarıda yeterli olmadı.Çükü çarklarım arasına sıkışan yabancı maddeler uyumu bozuyor.Buda ana mekanızmayı zorluyor.Yıkılması gereken tabular yıkılamadı.
54 @ 02.03.2010 10:17:08
İnsanoğlu kıt aklıyla bu dünyayı,evreni anlamaya çalışmış kısmen de başarılı olmuş ama basit bir projeyi anlayamayan bir çok şeyi bildiğini zanneden kıt akıllılara SEBAP'ı anlatamamışız.Bu proje kimseyi kurtarma projesi değil,sakaryayı kurtarma projesi.işinize gelmiyor ,başarılı olursa yan gelip yattığınız ortaya çıkacak ve bundan iyisini yapmak zorunda kalacaksınız.
YİĞİT @ 02.03.2010 08:56:44
ŞU EROL AVŞAR KİME HİZMET EDER BİLEN VARMI. BİLEN YOKSA BEN İYİ BİLİYORUM.HEM NALINA HEMDE MIHINA VURUR.BENCE EGOSUNU TATMİN EDİYIR ZAVALLI...
çok bilen @ 01.03.2010 22:55:35
Sayın Afşar; bu projenin Yazıcı kurtarma operasyonu olduğunu bilmediğini söyleme. Sendikayıda buna alet etme lütfen. madem gerçeği(!) gördün üyen Kurtuluş ERGÜN'ü sistemden (SEBAP) çekebiliyormusun, işte o zaman tepkini alkışlarım.
Bir bilen @ 01.03.2010 21:54:48
Başarının yakalanması için her kes öğrencilere endekslenmiş durumda.Ancak öğretmenlerin ne halde olduğu kimsenin umrunda değil.40 kişilik sınıflarda çalışıyoruz.Sınıflarda teknoloji adına hiçbir şey yok.İstediğimiz zaman da "sağlayın" deniliyor.Çocuklarımıza ayırdığımız zamandan fedakarlık edip SEBAP için çalışıyoruz.Buna rağmen başarı öğrencilerin,velilerin ve proje sahiplerinin olurken başarısızlık öğretmenlerin eseri oluyor.Hani bu projede zorlama yoktu da gönüllülük esastı.Bırakın idarecileri SEBAP koordinatörleri bile zorlamanın daniskasını yapıyor.Ben ne yapacağımı şaşırdım;Öğretmenlik mi yapayım?Birilerinin vali beyin gözüne girmesi için mi uğraşayım yoksa annesi yada babası olduğum evlatlarımla mı uğraşayım,ben kaça bölüneyim...
Ertuğrul ÖZTÜRK @ 01.03.2010 18:14:50
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk