Her iki kanununun hazırlanmasında esas amacın talandan ibaret olduğu açıktır.
Kaynak yaratmak düşüncesi içersinde çalışmalar yaptığını ifade eden TCDD yönetiminin son yıllarda yaptığı gereksiz harcamalarını bakıldığında bu şekilde yöntemler ile kendine kaynak yaratmaya ihtiyacı olmadığı net bir şekilde görülecektir.
Örneğin; 4 yıldır sadece hafta içi gişe hizmetleri veren Mithatpaşa istasyonuna boşu, boşuna binlerce TL harcanmaktadır. Bilecik Gar da bakımsızlıktan içinde kimsenin oturmadığı lojmanların ve yıllar önce kapatılmış yüzlerce istasyonun sadece dış çeperlerinin yenilenmesi için milyonlarca lira harcanmıştır.
Hızlandırılmış adı verdikleri ölüm trenlerin sözde yol emniyetini sağlama adına sözüm ona; " Büyük baş hayvanların Demiryollarına girişlerine engel olmak gerekçesiyle" içinden 60 volt elektrik akımı geçen tellere ( bu gün insanlar tarafından çamaşır teli olarak kullanılıyor) 1.600. 000 Avroyu veren ve yine 3 yıl evvel Haydarpaşa'dan başlattıkları ve Gebze'ye kadar demiryolunun iki yanına yapmayı düşündükleri ve tepkiler karşısında Pendik'de son vermek zorunda kaldıkları beton bariyerler için 17 Milyon TL veren, yeni yapılanmanın hazırlanması için Kanada'nın "CANAC" Firmasına 10 Milyon dolar veren ve daha pek gereksiz harcamalarda bulunan TCDD'nin öncelikli olarak yeni kaynağa değil TCDD'yi kuruluş amacı ve maksadına göre yönetecek zihniyete sahip yönetime ihtiyaç vardır.
Son müsrifliği ise Haydarpaşa da 2008 yılının son aylarında düzenledikleri Demiryolu sempozyumudur. Yaklaşık 7 milyon TL'nin harcandığı söylenmektedir.
Evet, bu gün olmasa bile yakın bir zamanda TCDD'nin bırakın Karayollarına kaynak aktarımını kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak kadar kaynak sıkıntısına girecektir. Bununda tek sebebi yukarda arz ettiğim gereksiz harcamaların yanı sıra en önemli para kaynağı olan limanların satılmasıdır. Bu güne kadar Satılan limanların gelirlerine Maliye Bakanlığının talimatıyla hazinenin el koyduğu ifade edilmektedir. Bu limanlarda çalışan binlerce işçi ve memur TCDD'nin değişik birimlerine dağıtılmıştır. Limanların satışı; TCDD ye ek yük getirmekten başka bir işe yaramamıştır. Sonuç itibari ile Kamu kuruluşlarının talanında sıra TCDD ye ve Bağlı ortaklıklara gelmiştir. AB'nin isteği ile hazırlanan 31.12.2008 tarihinde meclisten geçirilen "Ulusal programda Devletin Lokomotif ve Vagon üretiminden çekileceği taahhüt edilmiştir"
Çıkarılan bu kanunlardan sonra TCDD yönetimi TÜVASAŞ' a göndereceği komisyonun işletme fazlası, üretim faaliyetlerin dışı şeklinde verecekleri karar doğrultusunda da istediği taşınmazı, binayı, atölyeyi üçüncü şahıslara satma serbestliğine kavuşmuştur.
Bu aşamadan sonra gelinen noktada da Tüm Sakarya'nın; Siyasisi ile Esnafı ile, öğrencisi ile, genci ile, çalışanıyla, , sendikasıyla, köylüsü ile, hatta işsizi ile TÜVASAŞ'a sahip çıkması gerekmektedir. Sakarya halkına sesleniyorum; sizleri yıllardır Özelleştirilme uygulamalarını yeni teknoloji getirilecek, ucuzluk gelecek, işsizlik azalacak sözleriyle kandırdılar. Bu güne kadar özelleştirilen kurumların % 85'inin yerlerine iş merkezleri kuruldu yada park yapıldı, kiminin de arazisine lüks konutlar yapıldı. İşsizlik azalacak dediler binlerce insan işlerinden yerlerinden oldu. Ucuzluk mu geldi? Bakın TELEKOM özelleştirildiğinden buyana verdiği hizmetlere kaç kere zam yaptı. Artık uyanın ve Özelleştirmenin sadece satın alana hayrı dokunduğunu görün ve anlayın…
Özellikle esnaf kesimine sesleniyorum bu gün nasıl Zirai Donatımın, Şeker Fabrikasının işçisini, memurunu arıyorsanız yarın TÜVASAŞ'ın işçisini, memurunu arayacaksınız. Bu işi sadece çalışanlara ve sendikalara bırakmak kesinlikle bir yarar sağlamayacaktır. Çünkü TBMM de bu denli sayısal üstünlüğü olan bir iktidarla ne sendikalar nede çalışanlar karşı koyabilir. TÜVASAŞ la ilgili gerekçeleri kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz.
Son günlerde basında Kore ye 3 haftalığına Eğitim için gönderilecek isimlerle ilgili yazılar yazılmakta. Çıkan haberlerden bizi sorumlu tutuyor olacaklar ki sitemvari tavırlar gösteriyorlar. Oysa bu güne kadar hangi konuda olursa olsun hiç bir zaman kimliğimizi gizlemedik gizlemeyi dahi düşünmedik. Gidecek isimlerin hangi kıstaslara göre tercih edildikleri bizi ilgilendirmiyor. Ancak bize yapılacak yakıştırmalara meydan vermemek için bu konudaki düşüncelerimizi Sakarya kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz
Listedeki isimlerin çoğunun TÜVASAŞ'ın menfaatine uygun düştüğünü düşünmüyoruz. Birincisi; bazı isimler var ki, emekli yasasında çalışanların aleyhine olacak bir düzenleme sonrası birçoğu ertesi gün emekli dilekçelerini verecektir. İkincisi; Bazı isimler ile geçmişte birlikte çalıştığım için, becerilerini, karakterlerini, verimlilik ölçülerini iyi bilirim her halde bu arkadaşlar son yıllarda büyük aşama kat edip, kendilerini aşmışlar ki bir yurt dışı göreve gidebilecek seviyeye gelebilmişler.
Burada bizi esas isimlerden daha çok ilgilendiren; gönderilecek isimlerin belirlenmesinde İş yeri Amirlerini geçtik, Fabrika Müdürlerinin hatta Fabrikalardan sorumlu Genel Müdür Yardımcısının bile haberi olmadığı, düşüncelerinin sorulmadığı söylentisidir.
Yazı Tarihi : 28 Şubat 2010 Pazar
Bu yazı 71 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
CİHAT BEYİ TEBRİK EDERİM .İSABETLİ TESPİTLERİ VAR GERÇEKTEN
MUHAMMET KARA @ 02.03.2010 17:00:14