Osman Durmuş İyi Konuşmuş!

Erol Afşar

Erol Afşar
TBMM'de danışmanlık yapan bir arkadaşın uyarısı;
"Osman Durmuş'a haksızlık etmişsin. Kendisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıyla ilgili verilen gensoru önergesi üzerinde konuştu, güzel de konuştu ama manipüle edildi söylediği tüm gerçekler ve konu mecrası dışına çıkarılıp hükümetle ilgili asıl eleştirilerin unutturulması sağlandı.
İstersen tutanaklara gir oku, göreceksin. Görmekle de kalma bence yaz."
Lakin konuşmanın bu sütunlara sığması mümkün değil, özetleyelim;
Osman Durmuş, Anayasa'mızın 49'uncu maddesini okuyor ve soruyor; "AKP İktidarı çalışanların hayat seviyesini yükseltiyor mu?
Sanal rakamlarla enflasyonu düşük gösteriyor, çalışanı ve emekliyi üç yıl unutup, sonra yaptığı zammı göklere çıkarıyor. 7,3 milyon emekliye 63 lira ile 101 lira artış yapmış, emekliyi ihya ettiğini zannediyor."
Hükümetin bakkallara yönelik düşüncesini eleştirip yükleniyor; "Başbakan diyor ki, Artık eskisi gibi sokak arasındaki bakkallar yaşayamaz. Belki bir araya gelip hipermarket kuracaklar. Sen bakkalın ve ondan veresiye mal alan yoksulun Başbakanı değil misin? Küçük esnafı istismar ettin, iktidara geldin, şimdi "Ben oynamıyorum." diyorsun. "Küresel kartellerin adamıyım." diyorsun.
Her konuda tekel oluşturuyorsunuz. Eczaneler kapanacak, zincir tekel eczaneler, "drug store"lar açılacak, muayenehaneler, poliklinikler kapanacak, tıp merkezleri, dal merkez ve hastaneleri ya batacak ya da kapanacak, hısım akrabanın zincir hastaneleri hâkim olacak. Sayın Bakan, batırmakta ve kapatmakta üstünüze yok."
Konuşmasının bir bölümünde de Tekel'den vuruyor;
"Kâr eden Tekelin alkol bölümünü 280 milyona sattılar, iki ay sonra 930 milyona başkasına devrettiler. Bunun hesabını Recep Tayyip Erdoğan verecek. Aradaki rant karşılığı Tayyip Bey'in çıkarı nedir? Bu hesabı günü geldiğinde kafa tuttuğu Anayasa Mahkemesinde verecek tabii.
Telekom'un yüzde 14'ünü gizlice devredeceksin, "Komisyon ne kadar?" diye sorana kızacaksın. Sonra Telekom çalışanlarına ve Tekel çalışanlarına "Yan gelip yatmak yok. İşinize gelirse 4/C alırsınız, işinize gelmezse C-4 alırsınız." diyeceksin.
Anayasa'nın 49'uncu maddesinde hükümetin çalışmasını engelleyen bir şey var mı? Yok. Çalışanı koruyor, emeği koruyor, temel hak ve özgürlüğe sahip çıkıyor.
Çalışanı nasıl korursun? Kâr eden kurumları satarak değil, geliştirerek korursunuz. Alkollü bölümleri de, sigara üreten fabrikalar da kâr ediyordu. Tekel kâr ettiği için ona göz diken küresel sermaye ve onların distribütörleri buraları sattırdı ve satın aldı, böylece küresel sivil tekel oluşturuldu.
"Bunları özelleştireceğim ve çalışanların hakkını sonuna kadar koruyacağım." diyen Başbakan sözünün eri değildir, Tekel işçilerini açlığa, yoksulluğa mahkûm etmiştir.
Tokat Sigara Fabrikasına eski tezgâhları satan, İspanya'dan boyatıp getirip satan yandaşının foyasını Tütün Kurulu açığa çıkarınca, AKP'lilerin çıkarı bozulunca fabrikayı sattılar.
Önce iş yerlerini sattılar, sonra da bu milleti unutkan sanıp, iş yerlerini ellerinden aldığınız işçilerin ekmeğini verdiğiniz sivil küresel tekeli görmezden gelip "Kimseye yetimin hakkını yedirmem." diyorsunuz.
Özelleştirme bütün dünyada verimlilik ve tam istihdamı yakalamak için yapılıyor. Siz ne yapıyorsunuz? Kâr eden kuruluşları yok pahasına satıyorsunuz. Hükümetiniz zamanında kamudan özel sektöre devrettiğiniz iş yerlerinde işsizlik doğmasına neden oluyorsunuz ve bu yeni işsizlik durumuna da asla vicdan azabı duymadığınız gibi merhametli davranmaktan bahsediyorsunuz.
Daha önce 2002 yılına kadar gidiyordunuz, bugün grupta konuşurken 1992'ye kadar uzandınız. Köy Hizmetlerinin devri sonrası kadrosuz, kadrolu 45 bin çalışanı, 57'nci Hükümet, kadro vererek, özlük haklarını koruyarak Özel İdareye devretti. Bunları da söyleyip kadirşinaslık yapsaydınız ya. Bu kıskançlık sizi çatlatacak.
İşsizlik Sigorta Fonunu kurduk, orada 47 milyar Türk Lirası toplandı. Bu paranın 8 milyar dolarını "GAP'a yatırım yapacağız." dediniz, seçimde kullandınız ve üzülerek ifade ediyorum, bunun 5 katrilyon" unu güneydoğuya seçim almak için aktardığınızı bir önceki Sosyal Güvenlik Bakanından bizzat işittim.
Ve… Konuşmanın olaylara sebep olan bölümü;
Hele beyaz gömlekli doktorlar yok mu? Nejat Uygur'u ziyaret etmek isteyen hanımefendiye "Gülhane'ye gelmeyin." demişler. Sizi beyaz gömlekliler sizi! Üç beş kuruşu görünce kendinizi ne sanıyorsunuz? Peygamber olarak anılan bir Başbakanın eşini nasıl kabul etmezsiniz? Üç beş kuruş paranıza mı güveniyorsunuz? Sizin muayenehanelerinizi kapatsın da bir görün.
Başbakana kafa tutmak neymiş, bir görün. Toplu sözleşme vaadiyle aldatılan memur aylarca süründürülüyor.
"Bir sivil vesayet, bir sivil faşizm çıkardınız, asıl yargı vesayeti var." diyor Başbakan. Meclis Başkanı kim oluyor? Muhalefet liderleri kim oluyor? Hepsini bir çırpıda azarlar ve karalar, kendince susturur. Başbakanın çıkardığı kanunu siz nasıl iade edersiniz Anayasa Mahkemesi üyeleri? Sizin peşinize dinleme ekibi takarsa, görürsünüz. Arınç konuşursa ne Danıştay kalır ne Arınç.
Sayın Dinçer, siz Yerel Yönetimler Yasası'nın mucidi olarak bu PKK açılımına akıl hocası değilsiniz sanırım. Eğer öyleyse Yüce Divan otobüsünün şoför mahallinde yeriniz hazırdır bunu bilesiniz."
Gerilimi kimlerin arttırdığı, kimlerin gerilimden beslendiği ve özellikle Sağlık Bakanı'nın neden bu kadar ateşlendiği apaçık ortada…



Yazı Tarihi : 10 Şubat 2010 Çarşamba
Bu yazı 247 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

aşkiklimi rumuzlu arkadaş..bende sen ve senin gibilerle birlikte yaşamayı hiç istemiyorum.......buna teşekkür etmeniz lazım.yaa sen ne silahşör bi adamsın be.sakaryanın ......hadi şu gerçek ismini açıkla bilelim kimsin..mamanı akp nin verdiği kesin. ( Sayın okuyumuz yorumunuz bazı bölümleri hakaret içerdiği için yayına verilmemiştir. Yorumlarınızda bundan böyle kişilik haklarının dikkate alınarak yapılması...)
aşıkım iklimine @ 11.02.2010 22:53:03
Sayın Aşk İklimi, utanıyorsanız "Tövebe ediniz" Cenab-ı Allah C.C. bağışlayıcıdır...
Aşk İkilemi @ 11.02.2010 09:08:01
OSMAN DURMUŞ BAKANLIK DÖNEMİNDEN BU YANA HEP DOĞRU TEŞHİSLER KOYDU.BABUNA OLAYINI LÜTFEN İYİ HATIRLAYIN.BUGÜNDE SÖYLEDİKLERİ DOĞRU.BİRİLERİ ZAMANINDA YANLIŞ BİRŞEY SÖYLÜYOR.SAYIN DURMUŞ SÖYLENEN ŞEYİN YANLIŞ OLDUĞUNU, SÖYLETEN DÜŞÜNCEYE VE KİŞİYE ATVEN MİLLETİN HUZURUNDA SÖYLÜYOR VE KÖTÜ OLUYOR. ANLAMAK İSTEMEYENLER GALİBA SÖZ SANATLARINDAN DA ANLAMIYOR.BUNLAR ZATEN ADAMIN ADAMI OLMAKTAN BAŞKA BİR İŞTEN ANLAMIYORLAR. YAAA ADAMLAR BİRİLERİ İÇİN NAMAZ KILIYORLAR FAZLA ARAŞTIRMAYA GEREK YOK SADECE ETRAFINDAKİLERE KULAK KABARTIP BİR CEMAAT TOPLANTISINA GİTSİNLER YETER.
ÖZGÜR ASLAN @ 10.02.2010 15:46:40
sayın okuyucumuz yorumunuz hakaret içerdiği için yayına verilmemiştir
osman durmuş @ 10.02.2010 12:53:58
Acıyorum halinize
Böyle bir partinin ve adeta (kavga için,bölmek için,iftira ve çamur atmak için)seçilmiş insanların! bir arada toplanması tedasüf değil.
Durmuş'a bak,
Vural'a bak
Bahçeliköşke bak,
ne dediğim anlaşılacaktır.
Sizinle aynı ülkede yaşamaktan,
sizinle aynı jültürü paylaşmaktan utanıyorum.
Kanser bütün vücudunuzu sarmış
İflahı olmayan acizler.
Aşk İklimi @ 10.02.2010 10:56:06
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk