MHP Milletvekili Osman Durmuş'un üslubu kesinlikle iğrençti.
Nitekim başka iğrençliklere de sebep oldu.
Başbakan'ın tavrı, AKP milletvekillerinin kabadayılığı, o itiş-kakış ve yumruklaşmalar, ardından yapılan açıklamalar… hepsi midemizi bulandırdı ve bulandırmaya devam ediyor.
Meramınızda haklı olabilirsiniz. Ama konuşma şekliniz, ifade biçiminiz önemlidir.
En haklı olduğunuz anda bile haksız duruma düşebilir veya üslubunuz ile karşı tarafa inanılmaz bir manipülasyon imkanı sağlar, üstelik konunun güme gitmesine de sebep olabilirsiniz.
İşte MHP Milletvekili Osman Durmuş'un düştüğü ve TBMM'yi de düşürdüğü durum budur.
İfade etmek istediği iki konu vardı; Birincisi Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı taraftarlarınca adeta peygamber havasına sokulması… İkincisi Emine Erdoğan'ın, başörtüsü sebebiyle GATA'ya alınmamasının yeni bir mağduriyet malzemesi olarak kullanılması…
Haklı mıydı? Haklıydı…
Ama o kahrolası üslup?
Meclis'te bu tip durumlar ilk kez yaşanmıyor ama bu olayın faciaya dönüşmesinin en temel sebebi Başbakan'ın tavrı oldu.
Her şeyden önce Osman Durmuş'u muhatap almamalıydı, aldı.
Yatıştıran olmalıydı, karıştıran oldu, söndüren olmalıydı, fitili ateşledi.
Ve her zaman ki gibi rakibinin üslup bozukluğu sebebiyle kendine tanıdığı o manipülasyon imkanını gayet güzel kullandı.
Hiç kimse beni peygamber ilan edemez, demedi. Beni uçurmaya kalkanları bana olmadık vasıflar yükleyenleri ihraç ederim, demedi.
Sanki ilk kez duymuş gibi, önce inkâr yolunu seçti, ispatlamayan namerttir dedi ve dönüp Osman Durmuş'a din dersi vermeye kalktı; Bazıları peygamberlik halkasının bittiğini bile bilmiyor falan…
Onu sen önce kendi partililerine öğreteceksin!
Lakin önce senin öğrenmen gerekenler var;
İkinci peygamber dediler sesin çıkmadı…
Musa soyundan geliyor, hayat mücadelesinde müthiş benzerlikler var diye kitap yazıldı, gıkın çıkmadı.
Mehdilik yakıştırdılar, itiraz etmedin…
Bizim kitabımızda kişiye tapınma olmaz, diye kükremedin.
Osman Durmuş (her ne kadar yakışıksız bir üslup kullandıysa da) bu rezaleti ifşa ettiğinde kızmayacaksın, sinirlenmeyeceksin. Nefsine, kendine ve grubuna hakim olacaksın.
Ama nerde?
GATA meselesinin kavga vesilesi olmasının altında da AKP'lilerin yıllardır Nesrin Ünal olayını erkek/ürkek tartışmalarıyla birleştirip MHP'yi köşeye sıkıştırma gayretlerinden kaynaklanan rahatsızlık yatıyor.
Yok efendim MHP'liler Nesrin Ünal'a sahip çıkmamış hatta başını açtırmışlar falan…
Nesrin Ünal, başörtüsünü hiçbir zaman polemik konusu etmedi. Doktor olarak çalışırken de, milletvekili olduktan sonra da başörtüsünü nerede çıkaracağını nerede takacağını biliyordu.
Ben başörtüsünü bayrak misali Meclis'te dalgalandıracağım falan gibi bir iddiası da yoktu.
Osman Durmuş da, bu saldırın ezikliği ile AKP içinde de dışarıda başörtülü içerde başörtüsünü çıkarmak zorunda kalan hanımların varlığını, hem bunun hem Emine Erdoğan'ın GATA'ya alınmamasının ajite edilemeyecek, siyasi polemik konusu yapılamayacak kadar önemli olduğunu vurgulamak istedi.
Ve koptu kıyamet…
Dediğimiz gibi Başbakanın tavrı önemli.
Eskiden Başbakanlar öyle hastane/pastane açılışlarını iç siyaset malzemesi yapmazlardı. Önüne konan her mikrofonu muhalefete saldırı fırsatı olarak kullanmazlardı.
Zaten devletin ve milletin paralarıyla yapıldığı malum tesislerin, yine milletin cebinden çıkanlarla yapılan, bürokratın zorunlu, halkın da işi gereği katıldığı temel atma veya açılış törenlerini, parti mitinglerine döndürmezlerdi.
Başbakan gibi davranırlardı…
Hafta sonu Başbakanın katıldığı bütün açılış/kapanış törenlerinin ana gündem maddesi bu kavga oldu.
O kavga ne kadar yakışmadıysa, bu da hiç yakışmadı, yakışmıyor.
Yazı Tarihi : 09 Şubat 2010 Salı
Bu yazı 149 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Değerli yorumculular!
Peygaremiz(sav)e dil uzatan nın kim olduğunu bildiğiniz halde çarpıtıyor ve saklıyorsunuz.
Temel atma açma kapama her neyse vatansız kalınca aklınız başınıza gelirde geç olur.
Baş örtüsünü adam gibi samimi olarak savunsaydınız böyle olmazdı.
Sıkıntıyı kimin çıkardığını bildiğiniz halde söylemiyorsunuz.
Erol beyin yazılarını ben takip edenlerdenim.
Kusura bakmayın o kimseyi savunmaz.Haksızsa babasınıda savunmaz.
Lütfen insaflı olun.Gerçekleri geleceği iyi görün.
54 @ 10.02.2010 18:45:38
Ülkücülerin iktidara yürüyüşü başlamıştır.AKP nin sıkıntısı budur,7 yıllık icraatlarının neler olduğu yüce türk milletinin önüne serilecektir.Yazılanlar doğru ise 270 milyon dolara satılan tekelin 3 ay sonra 980 milyon dolara amerikalılara satılması buna benzer bir sürü özelleştirmeler,
d
adnan civelek @ 10.02.2010 07:59:35
Erol bey 1.si kavga sırasında başbakanı eleştiriyorsun niye bahçeliyi eleştirmiyorsun? o neyaptı ben söyleyeyim sana aval aval oturdu gıkıbile çıkmadı.2.si yıllardan beri niç temel atmadılarki açılış yapsınlar.e temel atan açılışını,da yapar mitingini,de yapar.3.aç kapa aç kapa artemamı sandın başörtüsünü sizin anlayışınız işte bu.saygılar.
zahit güler @ 09.02.2010 11:21:24
Peygamberimize hakaret eden Osman Durmuş'u savunmak sana yakışıyor mu arkadaşım. Seni tanıyamaz olduk. Nerde 28 Şubat dönemindeki Afşar?
Yazık çok yazık.
bir dost @ 09.02.2010 10:17:11