Haiti ve Marmara Depremi Arasındaki Benzerlikler-2-

Erol Afşar

Erol Afşar
4) Marmara Depremi öncesinde, Gölcük'te İsrail, İngiliz ve ABD'lilerin katıldığı özel bir tatbikat vardı. Bu deprem sırasında hayatını kaybedenler arasında bu ülkenin askerleri de bulunuyordu fakat bu tatbikatın maksadı her zaman muallakta kaldı. Deprem nedeniyle birçok gemimiz zarar görürken, denizaltılarımızdan kaybettiklerimiz oldu. Bir deprem öncesinde, deprem bölgesi ile ilgili bir askeri hazırlık olmasının şaşılacak bir şey olmadığını Haiti depremi ile bir kez daha test etmiş durumdayız.
Tesadüfe bakın ki; Haiti depreminden bir gün önce ABD ordusu Miami'deki karargahında, senaryo olarak Haiti'nin kullanıldığı bir acil durum müdahale projesi üzerinde çalışmaktaydı. Projenin adı APAN
All Partners Access Network(APAN) sitesini ziyaret ederseniz bu projenin ürünü ile karşılaşırsınız.
ABD Savunma Bakanlığı Bilgi Sistemleri Ajansı'nın projeden sorumlu yetkilisi Jean Demay Haiti depreminden bir gün önce ABD Ordusu Güney Komutanlığı'nın Miami'deki karargahında, henüz yayına sokulmamış APAN web sitesini, Haiti'deki kasırga felaketi senaryosu üzerinden ekibi ile birlikte test ediyordu.
Haiti'yi depremin vurmasından hemen sonra; ABD Güney Komutanlığı, APAN Web sitesini, Haiti depremi çalışmalarına katılmak isteyen bütün ilgillerin kullanımına açtı ve birçok çalışmayı ABD Savunma Bakanlığı'nın kontrolündeki bu portal üzerinden koordine etti ve ediyor.
11 Eylül saldırısından bir gün önce; ABD'de FEMA-NORAD (ABD'nin acil durumlarda devreye giren gölge / EMASYA Hükümeti - ve ABD'nin Kuzey sınırlarının ve hinterlandının güvenliğinden sorumlu ordu birimi) ortaklığı ile New York eyaletinde gerçekleştirilen acil durum tatbikatını hatırlarsanız; büyük felaketler öncesi o felaketi konu alan bir tatbikat yapmanın artık sıradan bir olay haline geldiği sonucuna bile varabilirsiniz.
5) Marmara Depremi'nin en az telafuz edilen; fakat en acı gerçeklerinden biri kaybolan çocuklardır. Anne ve babalarını kaybedip, bir toplumsal travmanın ortasında sokaklarda yapayalnız kalan, çoğu bebek yaşta bu çocuklara ne olduğu, kimlerin eline düştüğü sorusunun üzerine hiç bir şekilde gidilmemiştir.
Bölgede yardım bahanesi ile bulunan bir çok sivil toplum / dini yardım kuruluşu görünümlü yabancı misyon bu çocuklarla yakından ilgilenmiştir. İstihbarat örgütlerinin, yetim/öksüz çiftlikleri ve bu yetim ve öksüzleri nasıl yetiştirdikleri göz önüne alındığında; yabancı ellerde anne-babasız büyüyen küçük Türklerin büyüyünce nasıl karşımıza çıkabileceği bir muammadır.
Organ ve çocuk mafyasının faaliyetlerini de bu tablonun üzerine eklediğinizde, Marmara Depremi arkasında dehşet verici bir çocuk tarlası bırakmıştır.
Haiti depremi sonrasında da; bölge her anlamda çocuk ticareti yapan ekiplerin akınına uğramıştır ve anne-babasını kaybeden çocukların hasadı yaşanmıştır.
Haiti dışına çocuk kaçırırken yakalanan bir kaç kişi ise; zor zamanda yardım/sahiplenme bahanesi arkasına saklanarak; "çocuğu yurtdışına çıkarmak için ek bir belge gerektiğini bilmiyorduk" şeklinde bahanelerin arkasına saklanmıştır.
Bütün bu benzerlikleri daha makro olanlar ile zenginleştirebiliriz.
IMF programları ile yoksullaştırılan bir halkın şehirlere yığılması sonucu oluşan çarpık yapılaşma ve bunun depremle getirdiği yıkım...
ABD'nin direk müdahaleleri ile alaşağı edilen hükümetler ve yerlerine yerleştirilen diktatörler...
Petrol devlerinin zamanında keşfedip, sonra ilerde kullanırız mantığı ile geleceğe havale ettiği dev petrol yatakları...
Dev tankerlerle petrol taşıyan petrol endüstrisi için büyük önem arzeden derin limanların ; ABD'lilerin müdahalesi ile yerleştirilen hükümetler eliyle bu şirketlere peşkeş çekilmesi...
vs. vs...
Kısacası; Haiti ve Türkiye bir çok açıdan karşılaştırılamayacak kadar farklı ülkeler olsa da;
deprem aracılığı ile büyük bir siyasi dönüşüm projenin hedefine oturtulma noktasında şaşırtıcı benzerlikler taşıyor.



Yazı Tarihi : 07 Şubat 2010 Pazar
Bu yazı 68 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk