Haiti ve Marmara Depremi Arasındaki Benzerlikler

Erol Afşar

Erol Afşar
Haiti ve Marmara Depremi Arasındaki Benzerlikler
Bu yazı, müdavimi olduğum Açık İstihbarat sitesinden alınmış olup, acıları tazelemek için değil, altında yatanları unutturmamak ve tedbiri elden bırakmamak amacındadır.
Açık İstihbarat'ın notunda da belirtildiği gibi; ‘Deprem Silahı'nın bilimsel bir gerçek ve bu silahın ülkemize karşı olmak üzere birçok noktada kullanılmış olma olasılığını kabul etmiyorsanız, bu yazıyı okuyarak vaktinizi kaybetmeyin.
Bize inanmıyorsanız; 1966 yılında Başkan Johnson'ın Bilim Danışmanlığı komitesinde görev alan ve o tarihte Kaliforniya Üniversitesi Jeofizik ve Gezegensel Fizik Enstitüsü'nün başkan yardımcısı olan Profesör Gordon J.F. MacDonald'ın "Barış Gelmedikçe" isimli kitabının "Çevre Nasıl Mahvedilir" başlığı altında sıraladığı şu gelişmelere göz atın;
"Kutuplardaki buzulların erimesi veya dengesizleşmesi, ozon azaltma teknikleri, deprem mühendisliği, okyanus dalga kontrolü, gezegenin manyetik dalgalarını kullanarak beyin dalgalarının manipülasyonu"…
Vurgulayalım; sene 1966; bugünden tam 44 sene öncesi...
Deprem teknolojisi ciddi bir olasılık olmasaydı, depremin sonrasında Genelkurmay Başkanlarına, Rusya'nın bu konuda yaptığı çalışmalara yakın bir Azeri bilimadamı tarafından teknolojinin ayrıntılarına dair brifing verilmezdi.
Fakat ne yazık ki; Devlet'in üst kademesi bu teknolojinin ABD'den Rusya'ya birçok devletin elinde mevcut olduğunu bilmesine ve Marmara'da bu şüpheyi destekleyecek birçok unsur olmasına rağmen bu olayın üzerine gidemedi.
"Arkasında ABD olduğu ortaya çıkarsa ne yapacağız, ABD'ye savaş mı açacağız"
sorusunun altında ezildi ve Marmara Depremi gerçeği, yüzbinlerce vatan evladı ve bugün hala kimlerin elinde kayıp olduğu bilinmeyen binlerce yetim/öksüz yavru ile birlikte raflara kalktı.
Haiti depremi; birçok yönü ile bu Marmara Depremi'ni hatırlatmaktadır.
Haiti depreminin, bir deprem silahı ürünü olma ihtimalini arttıran gerçekleri ve Marmara Depremi ile benzerlikleri aşağıda dikkatinize sunuyoruz.
1) Depremin en ağır darbeyi vurduğu Port Au-Prince, İzmit körfezi ile benzer özelliklere sahip. Bu benzerliğin deprem teknolojisi açısından önemi, ancak denizaltılar aracılığı ile deniz tabanına yerleştirilebilecek özel cihazların (MHD Jeneratörleri ) rahatça derin fakat kıyıya yakın sulara getirilebilmesine imkan tanıması.
2) Suni depremlerin en büyük sosyal göstergelerinden bir tanesi; bu dehşet manzarasına ve büyük acıya maruz kalan kitlelerin aklının, saçma sapan açıklamalarla karıştırılması ve hedef saptırılmasıdır.
Marmara Depremi sonrasında, depremin Gölcük orduevinde yaşanan ahlaksızlar nedeni ile gerçekleştiğini savunan kifayetsizleri hatırlayın. Haiti depremi sonrasında bu kifayetsizlerin ABD temsilcileri ortaya çıktı.
ABD'nin köktendinci figürlerinden ve zamanında ABD Başkanlığı için aday olmuş, bir dizi TV ve radyo kanalının sahibi Pat Robertson Haitililerin başına bu deprem felaketinin gelme sebebini bakın nasıl açıkladı;
"Haitililer 1801'de Fransızlara karşı başarılı bir şekilde isyan ederken, şeytanla işbirliği yapmışlardı ve bugün şeytanla yaptıkları bu işbirliğinin bedelini ödüyorlar"
3) Deprem silahları orduları yok etmek için değil, toplumları dönüştürmek için kullanılır. Kozmik sosyal ve siyasi projelerinin marş motoru olarak işlev görürler.
Bu silahlar aracılığı ile devlet ile toplum arasında bağ koparılır ve toplumun gözünde devletin yerine farklı yapılar hem kurumsal, hem kavramsal olarak ikame edilmeye başlanır.
Marmara Depremi; Türkiye'de bugün yaşadığımız dönüşüm sürecinin başlangıcı olarak kullanıldı. Devlet'e olan güven sarsılırken; AKUT imajı üzerinden devlet "sivil toplum" ile ikame edildi.
Halbuki deprem sonrasında bir kamu kuruluşunun çalışanları olan Zonguldaklı madenciler AKUT'tan çok daha başarılı idi fakat esamileri okunmadı.
Toplum; Ankara'dan bir telefon bile açamayan Demirel ve Ecevit'in görüntüleri ve Marmara'nın öte kıyısından deprem bölgesine ancak iki günde birlik yollayabilen bir Genelkurmay gerçeği ile yüzleşti.
Haiti depremi sonrasında ise Washington Post'ta yayınlanan haberin başlığı ise bu açıdan fazlası ile manidar; "Bizi Siz Yönetin"…
Gazete; Haiti depremi sonrasında zaten yolsuzluk ve imkansızlıklar içinde çürümüş devlet yapısının iyice çöktüğünü belirtirken, bir Haitilinin şu sözlerini başlığa çekiyor;
"Hükümete , 'açız, bize yardım edin', diyoruz. Onlar bize; 'biz de açız' diyor"
Gazete; Haitililerin, ABD'li askerlere, "siz büyük devletsiniz, bizi siz yönetin" talebinde bulunduğunu vurguluyor.
Devam edecek…



Yazı Tarihi : 06 Şubat 2010 Cumartesi
Bu yazı 88 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk