HELAL EDİYOR MUSUNUZ?

Hayrullah Şanzumi

Hayrullah Şanzumi
Prof. Dr. Hayrullah Şanzumi

Bizde adeta kurallaşmış bir sorudur bu cümle. Kişi doğar, büyür, yaşar ve ölür. Eğer insani hassasiyetleri varsa fertler güzel ahlakı benimser, paylaşmayı bilir, çevresine pozitif dalgalar yayar, velhasıl günü gelip emaneti teslim etme zamanı geldiğinde gözü arkada kalmaz. Ne alacağı vardır; çünkü hakkını herkese helal etmiştir. Ne de kimseye verecek bir hesabı kalmıştır. Bu haberi duyan bütün dost ahbap tanıdık veya tanıdık olmayan herkes Tanrı Teala ondan razı olsun diye dua ve iyi temennilerde bulunurlar. Amma emaneti sahibine iade eden zevat eğer zalim biriyse ve kul hakkı yemeyi tabii bir hakkıymış gibi zimmetine geçirmekle ömrünü geçirmiş, komşularını rahatsız etmiş, mesai arkadaşlarını üzmüş, çoluk çocuğuna haram yedirdiği gibi onların da haramla palazlanmasına kötü bir örnek ve yapılabilecek her türlü melanette teşvik ve takdirde bulunmuş, yalan söylemiş, iftira etmiş, tezviratta bulunmuş, insanları kapıştırıp bununla zevk yaşamış, hülasa bulunduğu her yerde mazluma eman vermemiş ve kendisi gibi varlıklarla hemen imtizaç eyleyip haram horlukta ittifak ve ortaklık yaparak gününü gün eylemiş hayvanlara gavur eziyeti yapmış, biraz pul kazanmak için ecdadının özenle yetiştirdiği o devasa orman veya meyve ağaçlarını telef etmiş şeytanlığına şeytanlık katmış ise gün gelip ölüm vaki olduğunda belki o da itina ile imamın mersedes markalı kayığına bindirilip defin uygulamasından sonra kerhen törene icabet eden kalabalıklar dağıldıktan sonra herkes ne yapalım insanlık vazifemiz, adamı tanıyorduk, defin ve taziyede bulunulduktan sonra lanet olsun çok ehven bir adamdı dediklerine hep şahit olmuşuzdur. Hakikaten bu duruma kimse düşmemeli demekten kendimizi alıkoyamıyoruz.
Ama enteresan olanı şudur ki bütün töre, tören ve de geleneklerimizin sadece şekilsel olarak icra edildiği gerçeği bizi hep üzmektedir. Bu günümüze kadar gerek kültürel olarak olsun ve de gerekse kartopu metoduyla birikim ve tecrübe kaynaklı olsun ki, bu iki yöntemde birbirlerini hep besleye gelmektedir. Eğer bir uygulama sürdürülüyorsa mutlaka bunun bir hikmetinin olması ve hatta aranması gerektiği kanaatindeyiz. Bu vesileyle hep kafamı kurcalamıştır. İnsanlarımız öldükten sonra gassal tarafından gusülleri verildikten sonra cenaze mabedin önüne getirilip namazı kılındıktan sonra imam efendi alışılagelen adet ki maalesef bunun uygulayıcısı konumunda olan din görevlisinin bile farkında olmadığını iddia ettiğim bir tespitim var. İmam üç defa bu mevtaya (meyyit veya meyyiteye) hakkınızı helal ediyor musunuz diye yüksek sesle hazıruna ilanda bulunur. Hazırun da içinde bulunduğu o psikolojik halet-i ruhiyeye binaen istese de istemese de o ölü kişiye hakkı geçmiş olsa da geçmemiş olsa da sırf ayıp olmasın diye hazır insanların psikolojik baskılarına maruz kalmamak endişesiyle adeta münafıkane bir sedayla istemeyerek, acımayarak, cebren ve de hile ile helal olsun demek mecburiyetinde kaldıklarından ötürü aslında o söz konusu mevtaya kin, hınç ve buğz dolu oldukları halde içlerinden de haram olsun dediklerini onların beden dilinden de anlaşılmasına rağmen helal olsun dediklerine defalarca hep şahit olmuşuzdur. Ortaya çıkan tabloda da gerek cenaze ve gerekse cenazenin yakınları hakları gasp edilen mazlumlara da protokol icabı helal olsun cümlesini söylettirdiklerinden naşi gasp edilen bütün hakların oldu bittiye getirildiğini düşünerek rahatladıkları zehabına kapılmaları gerek eski örnekleri ve gerekse bundan sonraki emsalleri için ciddi bir haysiyetsizce uygulanan uhrevi bir master planı olarak telakki ediyorum.
Ömrümü mitolojik ve mitolojinin mayın tarlası olan teolojik problemleri çözmeye adayan birisi olarak bu uygulamayı gerçek veçhesiyle düzeltmek yolunda farklılaştırarak asli hüviyetine kavuşturmak maksadıyla ki bu törenin haddi zatında işlevinin ölmüş kişinin yapmış olduğu kul hakkı gaspının bu vesileyle ifşa edilip mirasçılarının bunu varsa hemen orada ödeyip büyük bir son helalleşmenin sağlanması açısından son derece mühim olacağı kanaatindeyim. Ama diyeceksiniz ki günümüzün insanı bunu da istismar edip cenazeyi de haraca bağlayabilir sorusuna da öyleyse önce insanımıza ahlaki eğitim vermeliyiz; gerisi nasıl olsa tamamlanır diyoruz.
Bu vesileyle yıllar önce bana, şahsıma ve milletime ağır eleştiri ve zulümkarane tavırlarından ötürü Sabri adında bir ihtiyar için yüzüne, eğer emri hak vaki olurda bir gün nasip olurda benden önce ölürsen cenaze törenine gelip, imam efendi hazıruna, cemaat hakkınızı helal ediyor musunuz diye sorduğunda çıkabilecek bütün kavga ve hırpalanma riskine rağmen üç defa avazım çıkana kadar bağırarak haram olsun diye meramımı ifade edeceğimi beyan etmiştim ki hakikaten bir işte karar kılıp bir de haklı olduğumda yüzde yüz kanaat getirmişsem artık beni hiçbir gücün durduramayacağını çok iyi bilen Muhterem Hocam Ali Murat Daryal Bey bana özel ricada bulunarak sen haklısın ama benim hatırım için bu işten vazgeçeceksin deyince bu planımı en azından şimdilik rafa kaldırmış oldum.
Ama dün TV haberlerini ve bugün de basını izlediğimde teorisyeni olduğum bu uygulamanın kendisini dolandırdığını iddia ettiği bir işadamının cenaze töreninde bu mevtanın benim şu kadar menkulümü gasp ettiğinden ötürü hakkımı haram ediyorum protestosunu canı gönülden desteklediğimi ve haklı gerekçeler olduktan sonra hiç korkmadan ve de utanmadan cenaze törenlerinde bunun dillendirilmesi gerektiğini zaten tarihten bugüne imamların hakkınızı helal ediyor musunuz sorularının sorulmasının gerçek hikmetinin de bu olduğunu yüce milletime ve bütün müminlere hatırlatmayı milli ve de manevi bir vezaif olarak telakki ediyorum. Bu vesile ile eğer birileri birilerinin haklarını bilerek zimmetine geçirmişse bütün mahlûkatın namına haram olsun diyoruz. Vesselam!



Yazı Tarihi : 28 Mart 2009 Cumartesi
Bu yazı 370 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk