Ülkenin değişik illerine gerek iş, gerekse de seyahat amacıyla gidip gelen kesimden gelir genellikle, kentimize yönelik şikayetler...
"Adapazarı bir büyük köy görüntüsünden kurtulamadı, gitti" şeklinde bir hoşnutsuzluktur, alır başını gider, zaman zaman...
Eskişehir, Bursa, Kocaeli, Konya, Kayseri gibi aynı kategori içersine giren illlerden biri olarak bilinir, oysa Sakarya...
Hal böyle olunca, sayıları az da olsa birilerinin gözünde geri kalmış bir şehir görüntüsü vermek, bizleri üzdüğü kadar, belediye başkanlarını da rahatsız eder, hiç kuşkusuz...
Bundan dolayı "İçimize kapanmaktan kaynaklanan geri kalmışlığın kabuğunu kırmanın zamanıdır" diye düşünürüm, dönem dönem...
Bu da ufku geniş, büyük düşünen ve sıradışı yatırımlara yönelen, sıradışı başkanlık anlayışı ile gerçekleşebilir, ancak...
Belediye başkanlarını sıradışı başkanlar sınıfına sokan, sıradışı yatırımlara örnek vermek gerekirse Eskişehir, Konya, Kayseri ya da benzer uzak illere gitmeye gerek yok, komşu il Kocaeli'ye bakmak yeter de, artar...
İzmit'te adı bir zamanlar "efsane başkan"a çıkmış eski milletvekili ve Belediye Başkanı Sefa Sirmen bir defa daha Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na talip olmuştu, son yerel seçimde...
"Arkasında güçlü bir medya ve etkili bir propaganda grubunu alıp yeniden başkanlığa soyunan ve kamuoyunda 'Başkan oldu' gözüyle bakılır bir hava oluşturan Sefa Sirmen'in bütün prestij ve imajını silip süpüren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'nu, böylesi bir dev politikacıya karşı zafere taşıyan neydi?" sorusuna verilecek yanıt "Gerçekleştirilmesi hayal" denilen sıradışı "SEKAPARK" projesinden başka bir şey değildir, asla...
Bu yönüyle kente 15 yıl Belediye Başkanlığı yapan Aziz Duran'ın tüm yaptıklarına karşın, sıradışı denilecek bir rüya yatırıma imza atamadan ayrılışı, onun adına talihsizlik olsa gerek...
Şimdi sıra Zeki Toçoğlu'na gelmiştir...
İsteriz ki, Toçoğlu bu fasit ve rutin hizmet çemberinin dışına çıkıp Melih Gökçek, Yılmaz Büyükerşen, İbrahim Karaosmanoğlu ve benzer başkanlar arasına katılıp, sıradışı olanlar zincirinde yerini alsın...
Peki, ne yapılmalı da, bu sınıfa girilmeli?
İlimiz ve dahi kentimiz, belediye başkanlarına böylesi imkanlar sağlayacak özelliklere sahip...
"Kentsel Dönüşüm" ya da "Gar" gibi sipariş projeler, başkanları sıradışı yapmaya yetmez!
Ama; Sakarya Nehri üzerinde iki köprü arasındaki rekreasyon (dönüşüm) projesi ile Gar'dan başlayıp Mithatpaşa'ya kadar demiryolunu yeraltına almak, ve boşalan alanı bulvar haline getirmek ve de gerçekleştirilmesi Büyükşehir'e bırakılan, geçen hafta "Sakarya Park ve Spor Turizmi" toplantısında gündeme gelen, Mollaköy Göletleri'ni kapsayan "Aşağı Sakarya" projelerini hayata geçirmek ilk akla gelen sıradışı projeler olarak düşünülebilir...
Sıradışı olmada mücadele gücü önemli rol oynar...
Özgüveni yüksek, güçlü başkanlar yasaları zorlayıp, mevzuat problemini aşabilirler...
Ne demiş Napoleon Bonaparte "Güç ortaya çıkınca, yasalar zayıflar..."
Devir, sıradışı işler yapan güçlü başkanları kahraman, unutulmaz ve sıradışı ilan eder...
Rutin işlerle avunup övünenleri ya da yan gelip yatanları değil...
Yazı Tarihi : 27 Ocak 2010 Çarşamba
Bu yazı 55 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar