ÇUBUKÇU'NUN KARNESİ ZAYIF
Hukukçu olması hasebiyle en azından hukuki anlamda kendisinden çok şey beklediğimiz Bakan Çubukçu, alanıyla ilgili de bizi hayal kırıklığına uğrattı.
Nimet Çubukçu'dan Hüseyin Çelik döneminin usulsüz atamalarını iptal etmesini istemiştik. Ancak Bakanlık, sadece yargının onay vermediği atamaları iptal edeceğini açıkladı.
Kadı ki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu döneminde de usulsüz atama yapıldığını belgeledik. Türk Eğitim-Sen, bazı sözleşmeli öğretmenlerin atama takvimi dışında eş durumundan atamasının yapıldığını ortaya çıkardı.
Velhasıl, Bakan değişse dahi, AKP'nin eğitim politikalarının değişmediğini, eğitimde ciddi bir kadrolaşmanın yaşandığını, yozlaşmanın olduğunu ve usulsüz atamalar nedeniyle eğitim çalışanları arasında çalışma barışının bozulduğunu görüyoruz.
Bakan Çubukçu, eğitimi otomatik pilottan çıkaramamıştır. Hüseyin Çelik döneminde süren yanlış düzen bugün de aynen devam etmektedir. Çubukçu verdiği sözleri yerine getirmemiş, eğitimin sorunlarını çözmede kararlı davranamamıştır. Bu dönemde eğitim çalışanlarının gerek özlük, gerekse maddi haklarında herhangi bir iyileştirme yapılamamıştır.
Yönetici atamaları konusunda Milli Eğitim Bakanlığı geç de olsa kılavuz yayımlamış ve atama takvimi belirlemiştir. Bu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun ilk ve tek başarılı icraatıdır. Yönetici atama kılavuzuna göre, müdürlük, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı ile ilgili tüm iş ve işlemler, 17 Mart 2010 tarihine kadar tamamlanmış olacaktır. Ancak Bakanlık, yönetici atamaları konusunda çok yavaş davranmıştır. Bakanlık, kendi yandaşlarını görevde tutma uğruna, kariyer ve liyakat ilkelerini göz ardı etmiştir. Bugün Türkiye'de 25 bin eğitim kurumunun vekâleten yönetilmesi çok acı bir durumdur. Eğitim kurumlarının bunca zaman ehil olmayan kişilerin eline bırakılmış olması Milli Eğitim Bakanlığı'nın ayıbıdır. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı'nın il ve ilçe şube müdürleri atamalarına da harekete geçmesi gerekmektedir. Çünkü il ve ilçe şube müdürleri atamalarında Bakanlık, çözüm merci gibi değil, sorun merci gibi davranmaktadır. Danıştay 2. Dairesinin 12.05.2009 tarihli ve Esas 2009/602 sayılı kararı ile görevler arası geçişi düzenleyen Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 25'inci Maddesinin 1/c bendinde yer alan "şube müdürlüğü" ibaresinin yürütmesi durdurulduğundan, 2006 yılından sonra söz konusu maddeye göre ataması yapılan tüm şube müdürlerinin ataması iptal edilmeli, görevde yükselme eğitimi ve sınavı ile ilgili takvim bir an önce başlatılmalıdır. Artık Bakanlık keyfi uygulamaları bir kenara bırakarak, vekâleten yönetici dönemini tamamen kapatmalıdır.
Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı'nın 5 yıllık hedefleri arasında dershaneleri özel okullara dönüştürmek bulunmaktadır. Bu, eğitim-öğretimi ticarileştirmek anlamına gelecektir. Dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi konusunda atılacak en küçük bir adım, milli eğitimde özelleştirmenin önünü açacaktır. Türk Eğitim-Sen olarak eğitimin ticaretleştirilmesine ve bu yönde yapılacak çalışmalara tamamen karşıyız. Milli Eğitim Bakanlığı, mevcut kaynaklarını özel okullar ya da dershaneler yerine, devlet okullarına aktarmalı ve eğitimin asli sorunlarını çözmek için kullanmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığını, amacı belli olmayan bu uygulamadan bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun ilk karnesi, eğitimde yaşanan ve çözümsüz kalan birçok sorun nedeniyle kırıklarla doludur. Çubukçu'nun dersleri 100 üzerinden değerlendirilmiştir. Bakan ÇUBUKÇU; öğretmen açığının giderilmesi, öğretmen atamaları, okullarda hijyeni sağlayarak, öğrencileri ve eğitim çalışanlarını salgın hastalıklardan korumak, verilen sözleri yerine getirme, eğitimin sorunlarını çözmede kararlılık ve beceri, hukuka uygun davranma, eğitimi otomatik pilottan çıkarma, eğitimin çalışanlarının maddi ve özlük haklarının iyileştirilmesi, Resim, Müzik ve Beden Eğitimi derslerine gereken önemin verilmesi, eğitim çalışanları ile ilişkiler, ders kitaplarının denetimi derslerinden " 0" puan almıştır. Bakan Çubukçu; derslik açığının giderilmesinden " 15" puan, okullaşma oranlarının artırılmasından " 10" puan, yönetici atamaları dersinden de " 60" puan almıştır.
Bakan Çubukçu'nun 100 üzerinden 100 aldığı dersler ise şunlardır: Güvencesiz öğretmen çalıştırma ( Kadrolu öğretmenlik dışında öğretmen istihdam etme), Eşleri birbirinden ayırma, usulsüz atamalar, yandaş kayırmacılık ve kadrolaşma, sendikalarla ilişkilerde taraf tutma.
Umuyoruz ki; Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, kendisi için hazırladığımız karneyi dikkate alarak, ikinci dönem derslerine daha çok çalışır. Aksi takdirde, Bakan Çubukçu da, Hüseyin Çelik ile aynı kaderi paylaşacaktır.
Bizler eğitimci olarak; eğitimin sorunlarını çözmekten aciz, eğitim çalışanlarıyla sorunlu, kavgalı bir Bakan görmek istemiyoruz. Bizler, eğitimin yıllarca kanayan yaralarını tedavi eden, eğitimcilere kucak açan, kendini onlardan biri olarak görüp, onların sorunlarına kendi sorunuymuş gibi yaklaşan bir Bakan görmek istiyoruz. Nimet Çubukçu'nun tüm bu söz ettiğimiz olumsuzluklardan bir ders çıkaracağını ve eğitimin asıl meselelerine eğileceğine inanmak istiyoruz. Bilinmelidir ki; eğitim camiası artık laf değil, icraat beklemektedir.
Yazı Tarihi : 26 Ocak 2010 Salı
Bu yazı 117 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
cemaatcilere vekaleti verip yönettirilen yetmeyince işi 76 ya bağlanılan eğitim sisteminden ne beklenilir ki.
cemaatci @ 28.01.2010 19:31:28
İdarecilerin kadro aldıktan sonra ne derece despotlaşabildiği,ne derece keyfi uygulamalar ile eğitim öğretimi katlettiğini Güneşler Köprübaşı İlköğretim okuluna gidin,görürsünüz.Bu nedenle vekalet uygulaması bana çok da aykırı gelmiyor.Ama vekaleten göreve gelenlerde aranan niteliklerin ne olduğunu anlamak için de şube müdürlüğü görevini ifa edenlerin idarecilik sınavından aldığı notlar açıklanırsa anlayabiliriz.
Ertuğrul ÖZTÜRK @ 26.01.2010 18:52:55