Evet yaklaşık dört aylık bir eğitim maratonunun ardından eğitime ara veriliyor..
15 günlük bir yarıyıl tatili için okullarda "ara karne" çalışmaları alabildiğince sürüyor..
Tabi bu arada birçok öğrenciler, derslere öğretmenlerinin girmediğini beyan ederek, rapor alma telaşına düştü..
Sınavlar bitti..
Karne hazırlıkları sürüyor..
Haliyle eğitimciler bu hazırlıkların sürmesi nedeniyle, derslere ara ara da olsa girememekte..
Derslerin boş geçmesi
Öğrenciler için bir fırsat..
Haliyle sağlık ocakları,
Özel ve Devlet Hastaneleri'nden raporlar alınıyor..
Nedeni...
Derslerin boş geçmesi..
Öğretmenlerin derslere ara sıra girmeleri..
Şimdi..
Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz...
Acaba bunları biliyormu?
Yani bir kısa araştırmayla..
Son 10 gün içinde
Hangi İlköğretim okulunda
Hangi Meslek ve diğer düz liselerde
Kaç öğrenci..
Ne kadar rapor almıştır?
Neden Almıştır?
Almasına vesile olan koşullar nelerdir?
Sorularının cevaplarını bilacaktır..
Buna inanıyorum..
Bir de...
Okulların problemleri nelerdir?
Okullarda yeteri kadar öğretmen ve hizmetli varmı?
Bu hizmetler nasıl yürür..?
Ayrıca Öğretmenevlerimiz var..
Buralarda yapılan hizmetlerde aksama oluyorm?
Hizmet noktasında neler yapılıyor..?
Birçok okul önlerinde, gerek öğrenciler, gerekse başıboş kişiler kavga ediyor, tehdit ediliyorlar..
Bunlarla ilgili neler yapılabilir?
Emniyet ve Valilik nezdinde hangi girişimlerde bulunuldu?
Ya da bulunuldumu?
Evet :
Değerli İl Milli Eğitim Müdürümüz,
Sık sık semierlere il dışlarına giderek, oturduğunuz yerden, talimatları uygulayarak, eğitime sorun ve çare bulamayacağınızı biliyor olmalısınız..
Ben size yapacağınız işi öğretecek konumda değilim .. tabiii..
Ancak..
Arada okullara anı ziyaretler yaparak, öğrenciler, öğretmenler, hizmetlilerle görüşseniz...
Sıkıntı ve problemleri hakkında daha detaylı bilgi sahibi olsanız...
Fenamı olur:..?
Kalkmış...
Serdivan'da Anadolu Lisesi önünde , eğitim gören, acemi şoförlerin eğitim yerleri ile ilgili gerekenin yapılacağını söylüyorsunuz...
İyi de..
Sürücü Kurslarının denetim ve takibi sizin elinizde..
Oraya eğitim sürüşü izni verilirken, siz görevde değilmiydiniz..!
Sonra öylesine sorunlar varki...
Yığınla..
Bunlar çözüm beklerken, yıllardır orada eğitim yapan sürücüler ile ilgili "gereken yapılacaktır"diyerek açıklama yapmak da
kolaycılığa kaçmak gibi geliyor bana...
Okul çıkış saatleri dışında, o yol çok müsait ve eğitim için bir sakınca da yok ayrıca...
Okul çıkış saatleri dışında o caddenin kullanılması kadar doğal birşey yok...
Kaldıkı kursiyerler, eğitimci ve uzman kişiler nezaretinde araç kullanıyorlar..
Nerede nasıl araba kullanacaklarını öğreniyorlar..
Müdür bey..
Merak ediyorum..
Göreve geldiğiniz günden bugüne Sakarya eğitimi nekadar mesafe aldı...?
Eski Milletvekili Süleyman Gündüz sağolsun sizin Sakarya'ya atanmanızda önemli rol üstlendi..
Şimdi...
Kendisinin kulakları nekadar çınlıyor bilemezsiniz.!
Sayenizde Sakarya'da eğitim ve öğretimin yeri ortada...
Umarım vicdanınız rahattır..!.
Yazı Tarihi : 21 Ocak 2010 Perşembe
Bu yazı 185 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Necdet Bey,
İl Milli Eğitim Müdürü bu ilin eğitimle ilgili geleceğini belirlemeye devam edecekse vah bu şehrin geleceğine!..
Siyaseten geldiği koltuktan elbet birgün siyasetle gidecek. Peki, bu şehrin çocuklarının geleceği ne olacak?
İşte bu sorgulamayı adaletli bir şekilde yapar isek, işte o zaman eğitimdeki sorunu da bulmuş oluruz!..
Eline sağlık kardeşim
Şahin Dere @ 23.01.2010 00:50:47
Necdet Bey. Yerinde tespitler yapmışsınız. Bir süredir, köşe yazarlarımızdan böyle bir eleştiri bekliyordum zaten. Konunun vahametini siz daha önce kavramışsınız. Sizi kutluyorum. Kamuoyu, sizin gibi gözlemlerini sağlıklı bir zeminde yaptığında gerçekleri görebiliyor zaten. Sözde; hiç bir katkı sağlamayacağı besbelli olan ve sadece fotoğraf vermekten ibaret çalışmaların sonuca götürmesi mümkün olmamaktadır. Çünkü milli eğitim müdürlüğünün kaygısı Sakaryamın başarısına odaklı bir kaygı değil. Sadece bireysel fotoğrafa yönelik bir çabadır. Bu nedenledir ki çalışmalar "içi boş fıçıcık" olmaktan öteye geçemiyor. Allah'ınızı severseniz. Bir ilin eğitim politikası bu derece mi ruhsuz olur. Çok önemli olan kişiler ve kurumlar arası güven ve diyalog bu derece mi koskoca bir ur haline dönüşür. Sakaryam artık bu uru, bu koca kitleyi taşıyamıyor. Ya peki o zaman ne yapmak lazım. İvedi olarak yapılması gereken şey milli eğitim karargâhında öz eleştirilerin yapılmasıdır. Fotoğraflardaki yalancı gülücüklerin altındaki acizliği, çaresizliği ve kafa karışıklığının nedenlerini sorgulamaktır ve yapılması gerekeni yapmaktır. Tüm farklılıkları uhdesine alan, uygulanabilir, sadece kendini ve küçük bir kitleyi tatmin eden uygulamalardan ziyade tüm bireyleri ve oluşumları kuşatan, gerçek sorunlara yönelik kişilikli, basiretli ve en önemlisi sadece bu toplumu düşünen uygulamaları hayata geçirmekten başka çare kalmamıştır. Saygılarımla.
eğitbeni @ 22.01.2010 12:10:37
Necdet Bey. Yerinde tespitler yapmışsınız. Bir süredir, köşe yazarlarımızdan böyle bir eleştiri bekliyordum zaten. Konunun vahametini siz daha önce kavramışsınız. Sizi kutluyorum. Kamuoyu, sizin gibi gözlemlerini sağlıklı bir zeminde yaptığında gerçekleri görebiliyor zaten. Sözde; hiç bir katkı sağlamayacağı besbelli olan ve sadece fotoğraf vermekten ibaret çalışmaların sonuca götürmesi mümkün olmamaktadır. Çünkü milli eğitim müdürlüğünün kaygısı Sakaryamın başarısına odaklı bir kaygı değil. Sadece bireysel fotoğrafa yönelik bir çabadır. Bu nedenledir ki çalışmalar "içi boş fıçıcık" olmaktan öteye geçemiyor. Allah'ınızı severseniz. Bir ilin eğitim politikası bu derece mi ruhsuz olur. Çok önemli olan kişiler ve kurumlar arası güven ve diyalog bu derece mi koskoca bir ur haline dönüşür. Sakaryam artık bu uru, bu koca kitleyi taşıyamıyor. Ya peki o zaman ne yapmak lazım. İvedi olarak yapılması gereken şey milli eğitim karargâhında öz eleştirilerin yapılmasıdır. Fotoğraflardaki yalancı gülücüklerin altındaki acizliği, çaresizliği ve kafa karışıklığının nedenlerini sorgulamaktır ve yapılması gerekeni yapmaktır. Tüm farklılıkları uhdesine alan, uygulanabilir, sadece kendini ve küçük bir kitleyi tatmin eden uygulamalardan ziyade tüm bireyleri ve oluşumları kuşatan, gerçek sorunlara yönelik kişilikli, basiretli ve en önemlisi sadece bu toplumu düşünen uygulamaları hayata geçirmekten başka çare kalmamıştır. Saygılarımla.
benieğit @ 22.01.2010 10:38:25