Gerek ülke genelinde gerekse mahalli bazda ilimizde ve bazı ilçelerimizde vuku bulan bir takım üzücü olaylar, ülkeyi yönetenlerce bir türlü görülmek istenmeyen tehlikenin hangi boyutlara ulaştığını, açıkça ortaya koymuştur.
Bin yıldır Anadolu topraklarını vatan bilmiş, kederde ve kıvançta bir, savaşta ve barışta bir, imanda ve inançta bir olmuş yüce milletimizin güzellikleri diye değerlendirerek övündüğümüz yöresel motiflerimizin her biri, neredeyse bir bölünme ve parçalanma gerekçesi, bir ayırma ve ayrıştırma bahanesi olarak önümüze çıkarılır hale gelmiştir. Artık, yıllar önce Kahramanmaraş'ta veya Çorum'da tezgâhlananlar gibi bir takım yabancı servis ajanlarına veya piyonlarına da ihtiyaç duyulmadan tezgâhlanabilecek kadar kolay hale geldi toplumsal tahrikler. Dün Manisa'da, Mersin'de veya Edirne'de yaşanan gerginliklerin, yarın Sakarya'da Denizli'de veya Tekirdağ'da yaşanmayacağının hiçbir garantisi yoktur.
Bir istatistik yapılsa nasıl bir sonuç çıkacağını çok merak ediyorum. Manisa'da veya bir başka vilayetimizde bir roman vatandaşımızla bir başka vatandaşımız ilk defa mı münakaşa etmişlerdir? Ne olmuştur da bu münakaşa önce kavgaya, ardından da mahalle baskınlarına ve neredeyse roman vatandaşların tehcirine dönüştürülecek kadar büyümüştür?
Edirne' de ilk defa mı birileri suç işledikleri iddiasıyla gözaltına alınmışlardır veya tutuklanmışlardır ki bir takım demokratik hak çığırtkanları Edirne'ye adeta seferberlik turları düzenlemektedir. Türkiye'nin önemli transit geçiş kapılarından ve önde gelen iç ve dış turizm merkezlerinden biri olan Edirne'ye, ilk defa mı dışarıdan birileri gelmektedir ki insanlar gördükleri yabancıya saldırır duruma gelmişlerdir?
Öyle inanıyorum ki; bu ülkede insanların birbirlerine sen Kürtsün, sen Çingensin, sen Lazsın, sen Çerkezsin, sen Gürcüsün, sen Boşnaksın, sen Arnavutsun diye kin ve nefret duymaları, en fazla Türk Milletinin düşmanlarını mutlu eder. Yine inanıyorum ki; böyle bir manzara, İmralı'da tutulan bölücü caninin, seyretmekten en fazla zevk alacağı bir manzaradır.
Ülkenin hangi köşesinde yaşıyor olursa olsun, hangi etnik kimliğin sahibi olursa olsun, hangi cemaat veya tarikatın intisaplısı olursa olsun bilmeli ve inanmalıdır ki; bugüne kadar ki varlığını ve bundan sonra varoluşunu, iki adım dibindeki kapı komşusundan 780 bin kilometre karelik Türkiye coğrafyasında yaşayan yetmiş milyon vatandaşıyla birlikte oluşuna borçludur. Bilmelidir ki; öteki dediklerinden biri olmazsa, kendisi de olmaz.
Yine bu ülkeyi yönetenler ve hangi kademede olursa olsun bu devletin makam ve mevkilerinde görev alanlar bilmeli ve inanmalıdırlar ki; bu ülke insanının yaşadığı sıkıntı ve problemlere, herhangi bir etnik kimliğin, herhangi bir cemaat veya tarikatın, herhangi bir inanç veya kanaat gurubunun sıkıntı veya problemi olarak bakmak, öncelikle birilerini ötekileştirmek, sonrasında da ayrılma ve ayrıştırmaya çanak tutmak demektir. Eğer bu ülkede demokratik hak ve özgürlüklerin kullanımında bir sıkıntı var ise, bu sıkıntı kürdün, lazın, çerkezin, gürcünün veya arnavutun sıkıntısı değil, topyekun Türk Milletinin sıkıntısıdır. Diyarbakır'ın, Manisa'nın veya Edirne'nin sıkıntısı değil, Türkiye'nin sıkıntısıdır. Yetki sahipleri, sahip oldukları ve kullanma hevesinde oldukları yetki kadar, üstlendikleri sorumlulukları da bilmek zorundadırlar. "Devlet, insanlara öylesine zulmetti ki, cezaevinden çıkan dağa çıktı. Başka ne yapabilirlerdi ki?" şeklinde bir ifade, bir devlet yetkilisinin, yetkilerinden arındığı zaman bile asla kullanmaması gereken, suça ve suçluya hak veren bir ifade tarzıdır. Dönem dönem devlet gücünü elinde bulunduranların sergiledikleri sapkınlıklar, terörün ve kanlı cinayetlerin haklılık sebebi olarak asla gösterilemez.
Herkes başını ellerinin arasına almalı, herkes şapkasını önüne koymalı ve herkes aklını başına devşirmeli, bin yıldır bizi bu coğrafyada bir arada tutan mayaya su katılmasına müsaade etmemelidir. Makam ve mevkiler, rütbe ve nişanlar, güç ve iktidarlar hep gelip geçicidir. Baki olan milletin birliği ve devletin bekasıdır. Bir adına da "Politika" denen siyasetin çok yolu olabilir ama milletin tek yolu vardır ve o da "Birlik ve beraberlik" tir.
Ama; Edirne'den Van'a, İzmir'den Diyarbakır'a kadar bir birlik ve beraberlik….
Yazı Tarihi : 13 Ocak 2010 Çarşamba
Bu yazı 148 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Emperyalistler ülkemizi işgal ederken sormadılar ırkımızı. Etnik kökenimizebakmadanhunharcakatlettiler bu ülkenin çilekeş insanlarını. Çünkü onlarbiliyorlardı ki biz bir tek milletiz. Çünkü onlar biliyorlardıki biz kardeşiz. Çünküonlarbiliyorlardı ki, Kur'an da bizi Allah kardeş kılmış. Kanımızı sülük gibi emen, Coğrafyamızı bir kan gölü haline getiren, terör örgütünü bir taşeron gibi üzerimize salan, Türk Kürt çatışması çıkarmayı planlayan küresel emperyalizmin planlarını da yine birlikte boşa çıkaracağız.Kılıçaslan'ın,Selahaddin-i Eyyubi'nintorunları.Kardeşliğinizi muhafaza edin. Dik durun.Asla sarsılmayın. Çağdaş Haçlısürülerine tıpkı ecdadınız gibi dersvermeye hazırlanın. Unutmayınki müminler ancak kardeştir.alıntı emirsultan mektubu
cemre @ 14.01.2010 01:08:22
BİZ AYNI ŞEREFLİ MİLLETİN EVLATLARIYIZ...
EMİRSULTAN MEKTUBU
Bilal Maruf Şimay parlakay@msn.com
cemre @ 14.01.2010 01:04:04
Tebrikler Zihnicim.
Hele gözlerini açtın.
Barışa,sevgiye ve kardeşliği içeren güzel bir yazıya imza attın.
Sırada Afşar beyi var.
Bu yazdıklarını okursa,belki onda da düzelme başgösterir.
Birlikte,hep beraber
güçlü ve mutlu TÜRKİYE
Aşk İklimi @ 13.01.2010 13:15:31