Kendisine yabancılaşan toplum

Cem Hatunoğlu

Cem Hatunoğlu
Geçenlerde İnternet üzerinden gelen bir yazı elime ulaştı. Kelimesine dokunmadan aynen paylaşıyorum: "Casio" masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı."Puffy" yorganını kaldırdı.
"Hugo Boss" pijamalarını çıkarıp, "Adidas" terliklerini giydi. "WC" 'ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
"Clear" şampuan ve "Protex" sabunuyla duşunu aldı.
"Colgate" ile dişlerini fırçaladı."BRAUN" ile saçlarını kuruttu.."Bill's" gömleğini ve "Pierre Cardin" takımını giydi.
"Lipton" çayını içti. "Sony" televizyonda medya özetlerini ve "flash" haberleri izledi.
"Citizen" kol saatine baktı.
Aile fertlerine "'BYE" deyip "Peogeot" omobiline bindi. "Blaupunkt" radyosunu açarak, "rock" müziği buldu. Ağzına bir "Polo" şeker attı.
Şehrin göbeğindeki "Mega Center"daki ofisine varınca, "Toshiba" bilgisayarını çalıştırdı. "Microsoft Excel'e" girdi.
"Ofisboy"dan "Nescafe"sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için "Grissini "yedi.
Öglen "Wimpy's Fast Food" kafeteryaya gitti.
Ayaküstü, "Coca Cola" ve "hamburgeri " mideye indirdi.
"Camel" sigarasını yakıp "Star" gazetesini karıştırdı. Akşam üzeri iş çıkışı "Image Bar" a uğrayıp "JB" sini yudumladı, sonra köşedeki "Shopping Center"a uğradı. Eşinin sipariş ettiği "Ariel" deterjan, "Ace" çamaşır suyu, "Palmoliv" şampuan, "Gala" tuvalet kağıdı, "Sprite "gazoz ve "Johnson" kolonyayı alarak kasaya yanaştı. "Bonus" kartıyla ödemeyi yaptı.
Hafta sonu eşi Münevver'le "Galleria"ya giden Ahmet Bey, "Showroom"ları dolaşıp "Converse" ayakkabı, "Lee Cooper blue jean"satın aldı.
Akşam evde bir gazetenin verdiği "TV Guide"a göz atan Ahmet Bey, kanallar arasında "zaping" yaparak, "First Class" , "Top Secret" , "Paparazzi" gibi programlar izledi. Aynı anda "Outdoor" dergisini karıştırdı.
Uykusu gelen Ahmet Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti. Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu.
"Hâlâ da uyuyor. Ne zaman uyanacağı da belli değil.
Evrensel doğrular olduğu savıyla her gün karşımıza çıkarılan "küreselleşme, dünya ile uyum sağlama ve bütünleşme" gibi kavramların günlük hayatımıza yansıyan bu en somut görüntüleri, aslında utanç verici bir gerçeği yüzümüze vuruyor. Yanlış anlaşılmasın, küreselleşme bir gerçek ve ben de bu gerçeğin varlığını inkâr ediyor değilim. Ama bizim için hiç de zorunlu olamayan bazı sonuçlarına itiraz etmeye de hakkım var sanırım.
Hiç unutmam, sekiz on yıl önce eşimle Çeşme Altınyunus otelini gezmeye gitmiştik. Otelin dış mekânında bir sokak vardı.
Barlar sokağı gibi bir şey. Duvardaki sokak tabelasında sokağın adı yazıyordu: "Sokaki". Ben bilmiyorum ama acaba koca Yunanistan'da Türkçe isim verilmiş bir meşhur otel mekânı var mıdır?
Yine televizyonları dinlerken, en başta iktidar milletvekilleri olmak üzere birçok siyasetçinin ağzından duyduklarınızı veya tartışma programlarında konuşmacıların kendilerinin haklılığını ispatlamak için kullandıkları ifadeleri aklıma getiriyorum.
"Bu konunun bir örneği dünyada varsa söylesinler", "Amerika veya Avrupa'da bunu böyle yapan bir tek ülke göstersinler", "Amerika'da bu iş böyle yapılıyor", "Fransız anayasası der ki…"
ve bunlar gibi inandırmak maksatlı olarak kullanılan daha nice örnekler… Artık öyle oldu ki, en itibarlı katılımcılardan oluşan tartışmalarda, konuşmacılardan birisi "başka ülkelerden örnekler bunlar işte" diye bazı belgeler sunduğunda oradaki herkes geri adım atıyor.
Hatta öyle ki, bu yazıyı yazarken bir taraftan da geçmişte kendi ağzımdan çıkan cümleler için şüpheye düşüyorum.
En çok kızdığım da, Fakültelerde verilen derslerde koca koca öğretim elemanlarının neredeyse bir tek Türk bilim adamını dahi referans vermemeleri. Kendisine referans vermekten uzaklaşmış, kendisine yabancılaşmış bir toplum. Pek bilinen bir sözde olduğu gibi "Amerika'yı yeniden keşfetmek gerekmez". Bu doğru, ancak bu kadar da özgüvenini yitirmiş, kendisine güvensiz bir toplum olunmaz ki…
Bir şeyi dünyada yalnızca siz yapabilirsiniz, ancak bu sizin yanlış ve fakat diğer herkesin doğru olduğunu göstermez.
Her ülkenin ve toplumun kendi gerçekleri vardır.
Önemli olan kendi gerçekleriniz için geliştirdiğiniz düşünce ve uygulamaların kendi şartlarınızı karşılaması ve kendi içinde bütünlük göstermesidir. Ben "Bizi" seviyorum. "Biz " olarak kalabildiğimiz, halen "Biz gibi" olabildiğimiz için bu ülkede yaşamayı seçiyorum.
Kanımca bu bilinci korumamızı sağlayabilecek tek vasıta ise özgün ve başarılı bir "Milli Eğitim"dir.
Hani son zamanlarda başında taşıdığı "Milli"sıfatı, başka ülkelerde yok diye itiraz edilen "Milli Eğitim".
Bitirirken, akılda kalıcı olması için ben de aynı hatayı bilinçli olarak tekrarlayayım: Küreselleşmenin tüm gücüne ve etkisine rağmen "bu yabancılaşmayı bizim kadar abartan "dünyada başka bir ülke de yok".
Başkasına hayran olmayı ve saygı duymayı bırakıp, kendimize hayran olmayı ve saygı duymayı seçsek, bence zannettiğimizin aksine dünyanın da bize daha fazla saygı duyacağına eminim.



Yazı Tarihi : 11 Ocak 2010 Pazartesi
Bu yazı 103 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

bu içleracısı olaylar, malesef doğruda.lakin neden, düşünüyor insan çarare bulamıyor.kafası catlar hale geliyor adamın.acba diyorum sipariş cı bir halk haline getirildiğimiz içinmi budurumlara düştük.dinini, hocasına imanını,şeyhine tiçaretini, bankasına diğer bütün işlerini siyasetci sine,gerye kalan yaramazlıkları,da komşusuna sıpariş etiğimiz için dir ki ism marka herneyse yabancılara sıpariş ettik onlarda getirdi ne yapsın adamlar.ne olsa türk toprakları verimli...
2023 @ 14.01.2010 17:37:38
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk