Bir seneyi geride bıraktık.
Koskocaman bir seneyi.
Yeni yıl için hayalini kurduğumuz, olmasını arzuladığımız, gerçekleşmesini istediğimiz tüm güzelliklerin kat be kat fazlası çirkinlik ve kötülüklerle kirleterek geride bıraktık hem de. Yapmak istediğim şey, kesinlikle içinizi karartmak değil. Ama bir dönün ve bakın bir yıl öncesine.
2009 yılına girerken neleri hayal ettiğinize, hangi güzel hayalleri kurduğunuza bir bakın.
Ufkunuzu açabildiğiniz kadarıyla dünyamıza bir bakın, ülkemize bir bakın, ilimize bir bakın, ilçemize hatta mahalle ve sokağımıza bir bakın. Cüzdanınıza bir bakın, mutfağınıza, dolabınıza dahası sofranıza bir bakın lütfen.
Merdivende karşılaştığınız komşularınıza, sokakta selamlaştığınız dostlarınıza, bayramlarda seyranlarda görüşüp, koklaştığınız akrabalarınıza bir bakın.
Hazarda, seferde güvencemiz dediğimiz askerlerimize; caddede, sokakta huzur bekçimiz dediğimiz polislerimize, mülkümüzün temeli dediğimiz adaletimize velhasıl milletçe bir arada yaşamamızın çimentosu olan neyimiz varsa hangisine çamur atmadık, kara çalmadık? Lütfen sadece vicdanınızla siz size kalıp, öyle bakın bir yıl öncemize ve oradan gelin bugüne.
Bir yıl öncesinden bugüne taşıyabildiğiniz mutlulukları ve güzellikleri alt alta toplayın, bir de mutsuzlukları ve çirkinlikleri.
Bakalım ve görelim, hangisinin yekûnu daha yüksek.
Oturdukları sırça köşklerden bakarak, âlemi seyredenler için manzaranın nasıl olduğunu bilemiyoruz ama biz sokakta, kahvede, parkta, bahçede, tarlada, ovada, çarşıda, pazarda, köyde, şehirde insanlarla her dem iç içe yaşayan biri olarak, bir yıl öncesine göre daha kötü bir manzarayla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz.
Her şeyin bahanesi olarak gösterilen ekonomik krizin yol açtığı sıkıntıların yanında, sosyal ve siyasi hayatımızda cereyan eden veya atılan yanlış adımlarla kaçınılmaz hale gelen toplumsal gerginlikler, ayrı bir tedirginlik ve tereddüt psikolojisine yol açmıştır toplumda. Kabul etsek de etmesek de gözümüzün içerisine sokulurcasına sokaklara yansıyan bir ayrıştırma ve çatıştırma projeksiyonu sergilenmektedir.
Keşke 2009 yılının başında kurduğumuz hayallerin, koyduğumuz hedeflerin, yöneldiğimiz gayelerin, hiç değilse bir kısmını gerçekleştirmiş olsaydık. Keşke iş arayan işsizler yerine, işçi arayan işverenlerin sayısı katlansaydı. Keşke yarından duyulan şüphe ve tereddütlerin yerini, güven ve itimat alsaydı. Keşke korku ve endişelerin yerini, huzur ve emniyet alsaydı. Keşke kin ve düşmanlıkların yerini, muhabbet ve dostluklar alsaydı. Keşkeler' i çoğaltmak arttırmak öylesine kolay ki.
Yeni bir seneye merhaba derken; 2010 yılının, "Keşke olmasaydı" dediğimiz bütün olumsuzlukları 2009' la birlikte geride bırakıp, milletçe yeni hedeflere kilitlenmiş ve kenetlenmiş olarak, birlik ve beraberliğimizin yeniden tesis edileceği bir yıl olması, Yüce Mevlâ' dan en büyük niyazımızdır. Allah yâr ve yardımcımız olsun.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
beni ararsan sakarya akyazı yenicamide her aman bula bilirsin iklim ama iklimler farklı olacak
erhan martin @ 09.01.2010 18:59:23
Ahh be debreli ersan
Biz sana debreli dedik
Sen malkoçoğluluğa soyunuyorsun.
mhp liler ne zaman tehditten vaz geçecek.
damarınıza işlemiş vurmak kırmak öldürmek
Nerede bulacağım seni ararsam şayet.
değermisin de bilmem aranmaya.
istersen sndıkta görüşelim
ne dersin
Aşk İklimi @ 08.01.2010 18:21:43
AŞK İKLİMİ,sende serbestsin.sen böyle şiir falan yazmazdın ne oldu sana, maşallah gerçek bir şair olmuşsun.Yoksa bu aşırı yandaşlık sizi böyle meczup, pardon mecnun şair mi yaptı,vah vah geçmiş olsun...
Ali KEFELİ @ 08.01.2010 17:56:07
ask iklimi ......... etme madem abisin cık karsıma abiligini görelim
erhan martin @ 08.01.2010 12:54:03
At martini Debreli Erhan dağlar inlesim.
İşportacının kefeli terazisine düşersin.
Siz Ashab-ı Kehf'ten mi geliyorsunuz.
Sadece aklınızı değil,kalbinizide kiralamışsınız.
Milletin verdiği derstende bir şey anlamıyorsunuz.
Ben sizi serbes bıraktım.
Çaresiz hastalığa düşmüşsünüz.
Tedavisi yok değil.derslerinize iyi çalışın.
Bu kin ve nefretle milletin gönlüne girmeniz mümkün değil.
Size abi nasihati.
Aşk İklimi @ 07.01.2010 21:39:24
Aşkİklimi sen beynini hangi işportacıya teslim ettin
işportacı @ 07.01.2010 08:15:10
aşk iklimi kardesim sen rahatsızsın galiba git bi doktara felan görün üsütmüs olmayasın bu arada martin benim soy ismim biz sizin gibi gizli isimlewrin arkasına sıgınan insanlar degiliz
erhan martin @ 06.01.2010 23:55:51
GERÇEKLER ve SİYASİ İHTİRAS..Aşk iklimi adlı yorumcu(!)Yazarın işlediği konuyla senin anlattıkların hiç uyuşmuyor,esas siyasi ihtirasla siz yazmışsınız.Anlattıklarınıza gelince;çok basit kahvehane siyaseti ile anlatmışsınız.Kıyaslama yaptığınız dönem koalisyon hükümetleri dönemi,bügün ikinci dönemdir tek başına iktidar var,şöyle birdüşünün düşünmekte yetmez,şöyle 600 700 Tl ile hem kira hem ev geçındirmeyı bir deneyın bakalım.Vatandaşın alım gücü var mı?ne düzeldi sahi,o düzeldi gibi görünen bazı şeyler aslında hiç düzelmedi.daha beter bir kaos ortamı var.bir dizi açılımlar ilan edildi SONUÇ !hepsinde fiyasko.Krız teğet geçti dendi,bir fabrikalara işletmelere bakın bakalım.Tok açın halinden ne anlar,hele saltanat yandaşları hiç anlamaz...
Ali KEFELİ @ 06.01.2010 22:15:02
Zihnicim 2009 dan 2010 bir liste çıkarmış ya.
Bende 2000 den 2010 bir liste yapayım.
2000 yılında eflasyon %70-80 idi
2010 % 9-10
2000 yılında 3 milyon dolar için bushun karşısında kapıkulu olan hükümet.
2010 da dünya krizine rağmen ayakta durmakta.
2002 yıllarında araba fiyatları
2010 da daha ucuz.(beyaz eşya,giyim ve hatta gıda dahil)
2002 yılında 5 litre ayçiçek yapı 15 milyon
2010 yılında 13 tl.
2002 de 1.700.000 olan dolsr
2010 da 1.5 tl
2000 yılında 4 tarafımız düşmanla çevrili
2010 yılında herkes dost.
2000 yıllarında ssk lılar eczane kuyruklarında çile çekerler
2010 yılında istedikleri eczanelerden ilaçları alabiliyorlar.
Bunları uzutmak mümkün,ama anlayacak adam lazım.
gerçekleri siyasi ihtiraslarına alet etmemeli
Aşk İklimi @ 06.01.2010 10:50:18