"Mültecilerle Dayanışma Derneği, İzmir'in Seferihisar ilçesinde 8 Aralık 2007 tarihinde meydana gelen tekne kazasında hayatını kaybeden 50 kaçak göçmeni anmak için denize çiçek attı.
Konak Meydanı vapur iskelesi yakınındaki İzmir Kayığı Heykeli önünde toplanan dernek üyeleri, bir de basın açıklaması yaptı.
İdari Koordinatör Pırıl Erçoban, iki yıl önce Seferihisar'dan umut yolculuğuna çıkan 85 kişinin içinde bulunduğu teknenin battığını, olaydan sonra 50 kaçak göçmenin cesedine ulaşıldığını, 6 kişinin kendi imkanlarıyla kurtulduğunu, geriye kalanlarınsa halen kayıp olduğunu hatırlattı. Bunun, Ege Denizi'ndeki en büyük kazalardan biri olduğunu ifade eden Erçoban, "Aralık 2007'den bugüne kadar Ege'de en az 445 kaçak göçmen hayatını kaybetti. 1988 yılından bu yana Avrupa sınırlarına ulaşmak için çıktıkları yolculuklarda hayatını kaybeden kaçak göçmenlerin sayısı ise 15 bine ulaştı." dedi. "
Tarih 8 aralık 2007.O hafta boyunca günlerce körfezde sahile vuran şişmiş insan cesetlerini topladı görevliler. Facia çok acıydı. İçinde bilinmeyen ne hikayeler barındırıyordu. Ama bilinen şey şuydu, en fazla 20-25 kişi alabilecek olan tekneye 85 kişi bindiren kaptanın, havanın fırtınalı olmasını görüp herkesten önce motoru terk etmesiydi… Ortadoğulu, Asyalı fakir insanların umudu olan yolculuk bir hazinle noktalanmıştı. Haberini okumak bile ne kadar da zor…
İşte o günler yufka yürekli biri için çok zor günlerdi… Yemeden içmeden kesilmiş, acaba ne yapabiliriz diye günlerce hüznünü taşımış, onu biricik öğrencileri ile paylaşabilmişti. Bir şeyler yapmalıydı. İki yıldır bir grup arkadaşıyla çıktığı Balçova Teleferik koşu yolu aklına geldi. Mükemmel bir parkurdu. Önümüzde yılbaşı vardı. Dünyada herkes yılbaşını farklı gerekçelerle farklı bir biçimde kutluyordu. Birden aklına "SAKARYA AYAKTA" yazısı geliverdi. Milliyet gazetesinde Necati Doğru bu başlıkla olayı anlatmış, Sakaryalıları kutlamıştı. Yıl 1994 dü. Dt. Süleyman Gündüz'ün organizesiyle yılbaşı gecesi insanlar Bulvarda sabaha kadar ayakta duracak, onlar gibi üşüyerek Bosnalılara destek olacaklardı.
Girdiği ve girmediği tüm sınıflarda öğrencilerine Teleferik koşu yolunu zaten anlatmıştı. Sadece işin adı konmalıydı. Dünyada bir kelebek etkisi yapmalıydı. 1.Dünya Barışı Yürüyüşü adını verdi. Eylem sabah saat sıfır altıda başlayacak, bir saatlik yürüyüşün sonunda, kayalıklarda vadinin en yükseğinde şafak sökerken, eller duaya kalkacak ve tüm mazlumlar için, ülkemize ve dünyaya barış gelsin diye gençlerin saf ve temiz duygularıyla dua ederek, dünyada farklı bir duruşa imza atmış olacaktık.
Sabahın o saatinde, üç bölümden oluşan yokuşu çıkmak zaten zordu. İşte bu yıl 3.sünü yaptığımız yürüyüşümüze de manifestomuzu okuyarak başladık.
"3.DÜNYA BARIŞI YÜRÜYÜŞÜ"
BİR SEVDADIR YAŞAMAK...
BAZEN GÖKYÜZÜNE BAKARKEN…
BAZEN GÜNEŞE,
BAZEN DE DAĞLARDA DAĞLARA BAKMAK
ALIR SENİ, GÖTÜRÜR SENİ
CİĞERLERİNE DOLAR ÇAM KOKULARI,
BİR YUDUM NEFESLE
KULAĞINDA SULARIN ŞARIRTISI
ELLERİN SEMADA
VAKİT DUA VAKTİ
VAKİT ŞAFAK VAKTİ
VAKİT BARIŞA
VAKİT KARDEŞLİĞE
ÜLKEM İÇİN
TÜM DÜNYA İÇİN
TÜM MAZLUMLAR İÇİN…
"BARIŞ" İYİ Kİ SEN VARSIN!
HOŞGELDİN 2010...
Ve ardından Mevlana'nın üç yıl önceki sözleriyle başladık;"Dün gitti, yarın henüz gelmedi, an bu andır, anı yaşamak lazım." Diyerek 3. Yürüyüşümüzü başlattık. İlk yıl yirmi öğrenci ve dört veliyle, ikinci yıl üç öğretmenle ve bu yıl altmış öğrenci ve on veliyle gerçekleştirdik. Dönüşte İnciraltı'nda öğrenciler ve velilerle birlikte kahvaltı yaparak dağıldık… Seneye 4.süne bekleriz…
Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Adı, Edward N. Lorenz'in hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnekten gelmektedir.
Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir
Yazı Tarihi : 03 Ocak 2010 Pazar
Bu yazı 344 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Bugün martın üçü. Hala yeni bir yazını göremedim.Keyifli yazılarınızın devamını bekliyoruz.Dr.Vadettin AKTAŞ
Dr.Vadettin AKTAŞ @ 05.03.2010 11:38:15
Sevgili dostum Mehmet Demirkapı ,
Nerdeyse hergün yeni yazı varmı diye siteye bakıyorum.HAyırdır inşallah ,bir süredir ara verdin. Yeni yazılarını acilen bekliyoruz.
Selam ve hürmetlerimle.
Vadettin Aktas @ 20.02.2010 14:58:06
hocam size çok teşekkür ederiz böyle güzel birşeye vesile olduğunuz için.İyiki bizleri de davet etmişsiniz.Umarım orada(duatepede)ettiğimiz dualarımız kabul olur.Seneye inşallah daha fazla kişiyle çıkmaya gönüllerimiz şimdiden hazır..
meryem betül yılmaz @ 16.01.2010 13:20:57
Sömürgeci batının yıllarca kanını emdiği milletler fakirlikten çıkış için çareler arıyor.İnsanlar bireysel olarak kendi gayretleriyle iş bulma umuduyla ülkelerini terkediyor.Kendi ülkelerini yöneten vekil sömürgeciler, tebalarının refahının yükselmelerinin önündeki en büyük engeldirler.Mazlumların yüzü elbette gülecek.Hadi hep birlikte şu arabaya omuz verelim de tekerlek tümseği aşşın,sahili selamete çıkalım.
Vadettin Aktaş @ 07.01.2010 18:37:14