ECZACI DOSTLARIN FERYADI

Erol Afşar

Erol Afşar
Eczacı dostların sitemine binaen bugün sıkıntılarından bahsetmek farz oldu.
Gerek bire bir konuşmalardan gerekse bize gönderdikleri elektronik postalardan bir derleme yapıp seslerini duyuralım.
Diyorlar ki;
"Hükümet, eczacıları depolara karşı borçlandırdı, devletin eczanelere yapacağı ödemeleri aylarca geciktirerek eczacıları finansal darlığa soktu. Şu anda birçok eczane depolara ipotekli… Bir müddet sonra bireysel eczacılığı yok edecek ve sermaye çevrelerine ait zincir eczaneler kurmayı sağlayacak kanun çıkartacaklar. Bu kanun çıkar çıkmaz ipotek altındaki borçlu eczaneler el değiştirerek Hükümet'in gizli kasalarının eline verilecektir.
Eczacılar kendi eczanelerinde asgari ücretle çalışır hale getirilecektir.
Tabi ki bu senaryonun hayata geçirilmesinde Türk Eczacıları Birliği önemli bir engeldir. O halde TEB'i ortadan kaldırmak gerekir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Çelik TEB'e fütursuzca eleştirilerde bulunmaktadır. Eczanelerin TEB'e üyelik aidatı kaldırılmıştır. TEB'den alınan sözleşme evraklarının TEB tarafından satılması engellenmiştir. Türkiye'de bulunmayan ilaçların bilimsel bir kontrol mekanizması ile TEB tarafından getirilmesi engellenmiştir.
Ülkemizde eczacılık mesleği, standartları oturtulmuş, dünya ile boy ölçüşen bir noktadadır. Bunun yok edilmesine izin vermeyeceğiz, planlarını bozacağız.
Demokrat olduğunu iddia eden Sayın Başbakan'ın demokratik haklarını kullananları cezalandırma veya onları küçük düşürme taarruzu devam etmektedir.
Devlet Bankası'ndan peşkeş çekilen kredileri helâl kabul edip, fakir fukara, farip guraba olan TEKEL işçilerini yetim hakkı yemekle suçlayan Sayın Başbakan'ın, şimdi de gösteri haklarını kullanan Eczacıları cezalandırmak istemesi doğaldır.
Ama öyle anlaşılmaktadır ki; Sayın başbakan bu defa Eczacıları cezalandırmak adına Türk milletinin tamamını cezalandırmayı düşünmektedir.
Sayın Başbakan'ın "yakında ilâçları marketlerde sattıracağız" açıklaması bunun göstergesidir.
Başbakan bu söylemiyle OTC; (over the counter) tezgah üstü marketi kastetmektedir.
O.T.C. ilaçlar günlük hayatta sıkça rastlanan, hekim müdahalesi olmaksızın basit rahatsızlıkların giderilmesi için ilâç kullanımı demektir.
Aslında bu, ülkemizdeki eğitimli eczacılar tarafından güvenle yapılmaktadır.
Bu ilaçların zehirleme riski ve kötüye kullanım riski düşüktür.
Ancak dikkat edin risk yoktur demiyorum, düşüktür diyorum.
Unutmayalım ki; Türkiye'deki zehirlenme nedenlerinin başında reçeteli ve reçetesiz ilâç zehirlenmeleri gelmektedir.
Ülkemizde bırakın ilâçların reklâm ve pazarlama ile etkilerinin abartılmasıyla marketlerde satılmasını, mevcut sistemdeki reçetesiz ilaç uygulamasında bile karışıklık halen yaşanmaktadır.
Gıda katkı maddesi adı altında getirilen ürünler tarım bakanlığından ithalat izni alırken, tedaviye destek olan ürünler ara ürün adı altında İlaç ve eczacılıktan ruhsat almaktadır ve her iki ürün de eczanelerde satılır iken, gıda katkı maddeleri büyük marketlerde de satılmaktadır.
Ertan Geyik`in ölümüyle gündeme gelen zayıflama ilacı diye satılan ve "BİTKİSEL GIDA TAVSİYE ÜRÜNÜ" denilen maddeyi hatırlayalım. İçinde beyne hasar veren `SİBUTRAMİN` maddesi olduğu gerekçesiyle sözde "gıda" ürününü yasaklayan Sağlık Bakanlığı'nın Eczacılık Genel Müdürlüğü, daha sonra tam tersi bir rapor hazırlamıştır.
Bu sözde gıda tavsiye ürününden 15 milyon kutunun ithal edildiğini söylersem eğe, ne demek istediğimizi anlarsınız.
Nitekim özellikle AB ülkelerinde genellikle buna izin verilmez.
Çünkü ilacın OTC ürünü olarak marketlerde sattırılmasının temel amacı ticaridir.
Büyük çoğunluğu yabancı olan şirketlere peşkeş projesidir bu!
Peki, dünyanın en kötü sağlık sisteminin sahibi olan ve Başkan Obama'nın değiştirmeye çalıştığı Amerikan modeline neden özenilmektedir?
AKP'lilerin yanlış sağlık politikaları nedeni ile artan ilâç harcamalarının devlet üzerindeki yükü azaltılarak vatandaşın sırtına yüklenmek istenmektedir.
Bir ilaç marketlerde satılmak üzere OTC (Tezgah Üstü) ilân edildiği anda, SGK bu ilâçlar için ödeme yapmayacak ve vatandaşlarımız bu ilâçların parasını ceplerinden ödeyeceklerdir.
Bu durumda vatandaşlarımız cepten ödeyeceği ilâçlara Anti-Allerjikleri; Aspirin, Vermidon, Brufen gibi ateş düşürücü ve ağrı kesicileri; mide ile ilgili ilâçları, ishal ilaçlarını, öksürük ilâçlarını, parazit ilâçlarını, burun tıkanıklığı gidericileri ve vitaminleri örnek verebiliriz.
Bu sistemin gelmesi ile birlikte eczaneler kapanmak zorunda kalacak, Amerika'daki (DUANE READE) gibi tekeller olacaktır.
Güçlü sermayesi ve politik gücü olan bazı ecza depoları şimdiden kendilerine "hedef" olarak eczane zincirleri oluşturmayı seçmişlerdir."
Eczacı dostların korkusu yersiz değil.
AKP bu!!! Yapar mı yapar.
Nitekim yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.



Yazı Tarihi : 02 Ocak 2010 Cumartesi
Bu yazı 106 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

UYARI !!!!!V
EDITÖR BU YAZIYI FAHRI BEYIN YAZDIGINA EMINMISIN;
EROL BEY YAZMIS OLMALI BU YAZIYI?
SAKARYADA AK PARTILILER BILE ECZACI EYLEMINE KATILDILAR VARDIR BIR BILDIKLERI HERALDE
kis günesi @ 02.01.2010 19:45:03
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk