Sakaryaspor ve "iki yabancı"...

Zeki Aydıntepe

Zeki Aydıntepe
Sakaryaspor'un altyapısından yetişip de 1980'li yılların başında bir "eyvallah" dahi demeden Boluspor'a kaçıp giden Recep Çetin'in "Ben Sakaryalı değilim" şeklindeki sözleri yer aldı, bir kaç kez medyada...

Kimseyi zorla Sakaryalı yapacak halimiz yok...

Recep kendini Sakaryalı saymıyorsa, yolu açık olsun...

Bu sözlerinden dolayı değildir ona olan sitemimiz...

Onu ve yeni Teknik Direktör İlker Yağcıoğlu'nu elinden tutup "Bunlar bizim çocuklarımız" diyerek hiç de layık olmadıkları bir göreve getiren zihniyetedir, aslında kırgınlığımız...

Futboldaki çıkışları gibi, teknik direktör pasaportunu da Sakaryaspor'dan aldılar...

Ama onlar, bunun kıymetini bilemediler ve yetiştikleri kulübe en sıkıntılı döneminde yardımcı olacakları yerde, "Bir tekme de bizden" deyip, sırtlarını döndüler...

Sakaryaspor ülke futbolunda yetiştirdiği değerlerle farklı bir konuma sahiptir, yaşadığı talihsizliğe rağmen...

O, adeta bir cevherdir...

Zora ya da çamura düşmesi, değerini kaybettiği anlamına gelmez...

Sakaryaspor Yönetim Kurulu, üzülerek söylemek isterim ki, bu yükü taşımada istenilen ya da beklenilen sorumluluğu ya da görevi yerine getirebilmiş değil...

Hal böyle olunca, yüreği yeşil-siyahlı dünyaya açık, duyarlı medya mensupları, iş adamları, eski başkan ve yöneticileri tarihinin en sancılı dönemini yaşayan Sakaryaspor için biraraya gelip takımın önünün açılması adına yoğun bir çalışma süreci başlattılar...

Sözü sohbeti dinlenir, etkinliği tartışılmaz bir ekip halinde yürütülen çalışmalar kısa sürede netice verir hale geldi...

Gazetemiz İstanbul Temsilcisi Oğuz Dizer'in organizasyonu hayli başarılı oldu...

Lig-TV Genel Müdürü "rafine Sakaryalı" spor adamı Şansal Büyüka'nın ofisinde, Oğuz Dizer, menajer Erdinç Şehit ile eski yönetici Yavuz Köprülüoğlu, yeni yönetici Erkan Pizrenli, İlker ve Recep'le görüştüler sorunu, bir kez daha, önceki gün...

Zira, yeşil-siyahlı takımın transfer adına zamanla yarıştığı bir süreç gelip kapıya dayanmıştı...

Yönetimi, bu zor dönemde yokuşa süren ve "Nuh deyip, Peygamber demeyen" İlker Yağcıoğlu ile Recep Çetin, bağrımızdan çıkarıp ülke futboluna kazandırdığımız iki eski futbolcumuz olarak bilinirler...

Onlar; bu defa takımın 3. Lige düşmesinde payı olan iki teknik adam olarak geçtiler Sakaryaspor tarihine...

Zoru görünce "İstifa ettik" diyerek ayrıldılar görevlerinden kendi rızalarıyla...

Eski Yönetim'in gevşekliğini lehe çevirip, kulübü Federasyon'a şikayet edenler arasında yer aldılar, ne yazık ki...

Arkalarına bakmadan kaçıp giderken, hak etmedikleri paranın peşine düştüler bir süredir, kim gelirse reddederek...

Tarihinin en sancılı dönemini yaşayan Sakaryaspor'a içinde bulunduğu durumdan kurtulmak adına verilen mücadelede yanında olacakları yerde, adeta karşısında oldular!

Hatırlı hatırsız, ünlü ünsüz kim girdiyse devreye, etkili olamadı... Paradan başka hiçbir şeyi tanımadıklarını belirttiler, ısrarla..

Onlar böyle davranırken, yeşil-siyahlı formayı giyen birçok yabancı futbolcu ise "Ekmek yediğimiz kulübe ihanet edemeyiz" deyip, sağladıkları kolaylıklarla bu zorlu süreçte kulübe kolaylık sağlıyorlardı...

Recep ile İlker istedikleri parayı hak ettiler mi?

Hem takımı yüzüstü bırakıp kaçacaksınız istifa ettiğinizi açıklayarak, hem de bu sancılı dönemde takımın gırtlağına yapışacaksınız, "Ver paramı" diyerek...

Kulübün durumu iyi olsa, diyecek bir lafımız yok...

Ayak diretmelerini haklı bulanlar var mı bilemeyiz...

Sonunda onların dediği oldu...

Bu durum Sakaryaspor'a evlat acısı gibi koymuş olmalı ki, ilin her köşesinden tepki yağıyor...

Onlar, yetiştikleri kulübü dışlayıp, hak etmedikleri parayı tercih etmekle çok şey kaybettiklerini anlayacaklardır, günün birinde...

Bunlara karşı Oğuz Çetin, Coşkun Demirbakan, Volkan Demirel ile "Sakaryaspor'un ekmeğini yedim, alacağımdan 45 bin TL'yi silin, gerisini nasıl öderseniz ödeyin, yeter ki Sakaryaspor kurtulsun" diyen Hasan Yiğit ve Teknik Direktör Engin İpekoğlu ile ekibi ve de Yasin Çelik sıkıntılı gününde Sakaryaspor'a kolaylık sağlayan sporcular olarak gönüllerdeki yerini alıyorlardı...

Sakaryaspor'da üç dönem yöneticilik görevi üstlendim. Her defasında tercihimi yerli hoca ve sporculardan yana kullandım...

Recep Çetin ile İlker Yağcıoğlu bu duygularımı da öldürdüler...

Oysa buna hakları yoktu!

Böyle yapmakla bindikleri dalı kestiler...

Artık her ikisi bizim, Şansal Büyüka'nın, Oğuz Dizer'in, Erdinç Şehit'in ve sanırım tüm Sakaryalı sporsevenlerin gözünde ve gönlünde "iki yabancı" gibidirler...



Yazı Tarihi : 01 Ocak 2010 Cuma
Bu yazı 214 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Maddeın Turkey mi?
Cola turkeymi ne bu ya.
Hasan ŞEN @ 07.01.2010 21:41:36
Ee turkey rumuzuyla yorum yazan az bilen kardeşşş...İlker ve recep efendinin paralarını vermeme teklifinde bulunmuyor sakaryaspor...Ötelemeye bile razı olmuyor bu sakaryalı evlatlar!!!Elin Hasan yiğidi borcunu silerken bizimkiler dediğimiz kişilere az bile yazmış zeki ağabey...
Turkeye eleştiri @ 05.01.2010 17:51:49
a benim herşeyi en iyi bilen zeki agam.tamam onlar iki yabancıda,zorlamı geldiler sakaryanın başına yada dağdanmı indiler takım başarılı olsaydı kahraman olmıyacaklarmıydı e sen adamın parasını vermessen isteyince kötü tü kaka mı oluyor adamlar hakanla bilentt uıygunda sakaryalı peki onlar elle tutulur ne verdiler sakaryaya,ilker in mali durumundan haberiniz varmı sizin varmıda bu insanı bu kadar karalıyonuz ozaman hiç getirmeyeydiniz ama sakarya çocuğu nasıl olsa ensesine vurup tokadıda basarız ah hep o zihniyet hiç değişmeyecek sakarya onun içinde işte hep böyle başaşşağı gitmeye mahkumuz biz siz çok bilenlerin yüzünden bu şehrin makus taliiiihisiniz siz biz hep laf üretiyoruz iş ve icraat sıfır traş fasa fiso.yalanmı gene düşecez biz
turkey @ 04.01.2010 22:56:42
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk