New York Stern School of Business'ten iki psikolog; Justin Kruger ve David Dunning,
1999 yılında "Dunning-Kruger Etkisi" adında bir teori geliştirdiler.
2000 yılında Nobel ödülü de kazandıkları bu teorilerini ispatlamak için Cornell Üniversitesi'nden 45 öğrenciye 100 soruluk bir test uyguladılar.
Sonuçları açıklamadan önce deneklerden "testin sonucunda ne kadar başarılı olacaklarını tahmin etmelerini" istendi.
Görüldü ki; 10 ve daha az soruya doğru cevap verenler, testin yüzde 60'ına doğru cevap verdiklerini üstelik iyi günlerinde olsalar yüzde 70 soruya doğru cevap verebileceklerini iddia ediyor, soruların 90 ve üstünü doğru yapanlar ise alçakgönüllülük yapıp soruların 65-70 beklediklerini ifade ediyorlar.
İki uzman psikolog bu bilinçsizliği, kendi kendini değerlendirme yeteneksizliğine bağladılar ve çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir hükmüne vardılar.
Bu "yetersizlik/haddini bilmeme" durumu mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturuyor, işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan "yetersiz", kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymuyor, aksine bunu bir "hak" olarak görüyorlar.
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar da çalışma hayatında "fazla alçakgönüllü" davranarak kendilerine haksızlık ediyor, öne çıkmıyor, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmuyor, kıymetlerinin bilinmesini bekliyor ve bilinmeyince için için kırılarak kendilerini daha da geriye çekiyorlar.
Sonuç; "kifayetsiz muhterisler" her zaman ve her yerde daha hızlı yükseliyorlar.
Justin Kruger ve David Dunning, denekler üzerinde metin çözme, araç kullanma gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşmışlar;
Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
Bu teorinin özeti şudur; "Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır!"
Şimdi alçak gönüllü olmanın âlemi yok!!!
Atalarımız, "Dunning-Kruger Etkisi" teorisini, "kifayetsiz muhteris" deyimiyle onlardan asırlar önce buldular da cahilin cesur olduğunu bütün dünyaya ilan ettiler.
Bizim literatürümüzde kifayetsiz muhteris; yeteneksiz, donanımsız, ehliyetsiz ama bütün bu eksikliklerini hırsıyla örtmeye çalışan, her konuda uzman olduğu iddiasında olup hiçbir şeyi bilmeyenleri tarif eder.
Malumunuz günlük hayatta, iş ortamında, siyasette, bürokraside hiç eksik olmazlar.
Hala ben göremiyorum diyenler için ipuçları verelim.
Kifayetsiz muhterislerin özellikleri şöyledir;
Gücünü iktidar-bürokratik erkten alır ama o sürekli kerameti kendinden menkul intibaı uyandırır.
Ekibinin orkestra şefi havalarına girer ama çalabildiği tek bir alet ve bildiği tek bir eser yoktur.
Çok gürültü patırtı eder, çok şey yapıyormuş havası estirir.
Koridorlarda hızlı hızlı, düşünceli edayla yürür.
Beşer şaşar diye düşünür. Ama genellikle şaşan beşer kendisi değil, mutlaka başkasıdır.
Ne olursa olsun, hazırlıklıymış, olacakları önceden biliyormuş gibi davranır.
Üstlerine karşı son derece kibardır; altındakilere (özellikle de en çok ihtiyaç duyduklarına) kötü muamele eder.
İktidar ilişkileri ve göstergeleri onun için çok önemlidir.
Astlarına kimin üst olduğunu sık sık hatırlatmayı sever.
İlk denemede başarılı olamazsa, başarısızlığının belgelerini yok etmeyi unutmaz.
Talimatlarını Post-it ile, e-postayla verir böylece astlarıyla yüzleşmekten kaçar.
Toplantılarda son sözü mutlaka o söyler ama söyledikleri genellikle başkalarının söylediklerinin tekrarından ibarettir.
Meğer çevremizde bunlardan ne kadar da çok varmış dediğinizi duyar gibiyim!!!
Doğrudur!
Hele bu iktidar döneminde o kadar çok arttılar ki…
Yazı Tarihi : 22 Aralık 2009 Salı
Bu yazı 168 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sanırım bizim buralarda 2 tane var o dediğinizden , bütün bu saydığınız özelliklere sahip oldukları gibi bi de arkadaş ve yandaşlarına da ihanet etme özellikleri var bunların
korucuklu kemal @ 04.01.2010 23:22:23
SAYIN OKUYUCUMUZ YORUMUNUZ HAKARET İÇERDİĞİ İÇİN YAYINA VERİLMEMİŞTİR
adil düzer @ 31.12.2009 12:25:39
yazınız büyük bir keyifle okudum ;taki son cümlesine kadar.Yazınızda alıntılar yapmaya başlamanız köşe yazarlığı konusunda bir şeyler öğrenmeye başladığınızı yuvarlanmayı bırakıp emeklediğinizi gösterirken dayanaktan yoksun iftira dolu saçma sapan son cümleniz ne yaparsanız yapın baki kalacak tavrınız hakkında kocaman bir kanıttır.
Yılmaz Kibirli @ 22.12.2009 19:51:03