Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
Halen yürürlükte bulunan bir trafik kanunu var. Bu kanun gereği bazı kurum ve kuruluşlara görev ve yetkiler verilmiştir. Trafik denetimlerinde asli görev Trafik zabıtasınındır. Ancak Trafik Zabıtası tanımının çerçevesi belirgin olmadığından Trafik Zabıtasının olmadığı yerlerde Polis;Polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de Jandarma trafik eğitimi almış personeli ile trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya yetkilidir.
Trafik denetimleri herkesin malumu olduğu üzere, seyir halinde, ihbarlı ve sabit olarak yapılmaktadır. Ancak en çok dikkatleri çeken konu Hız Tespit Cihazı (Radar) ile yapılan hız denetimlerinde nedense hep otomobiller üzerinde yoğunlaşma göze çarpıyor. Kamyon, Kamyonet, Otobüs, Çekici gibi taşıtların hız limitleri doğrultusunda hız denetimlerine ağırlık verilmediği, görevliler tarafından gözden kaçırıldıkları gözlenebilmektedir. Bu konuya da hassasiyet gösterilerek bu araçlarında kontrol ve denetime tabi tutulmalarında fayda olacaktır.
Bir diğer önemli konu ise Alkol Metre cihazı ile yapılan alkol denetimleridir. Bilindiği üzere Alkol Metrelerin her altı ayda bir periyodik olarak "Kalibrasyon" ayarlarının yapılması gerekmektedir. Eğer bu ayarların yapılmaması durumunda Alkol Metre cihazının işlevinde sapmalar olacağı söylenebilir. Bu yüzden Alkol Metre ile alkol ölçümü yapan bir görevlilerden kalibrasyon ayar raporunun istenmesi durumunda görevlilerin bunu göstermeye hazırlıklı olmaları gerekmektedir.
Trafik zabıtasının kıyafetlerine değinmeden geçemeyelim. Trafik Zabıtası yanında Belediyelerde Trafik Görevlisi olarak motorize veya yaya olarak görev yapan personelin kıyafetinin zabıta kıyafetinden ziyade trafik kıyafeti esaslarına uygun hale getirilmesinde fayda olacaktır. En başta kendi güvenlikleri için buna ihtiyaç bulunmaktadır.
MAKAM ARAÇLARI VE TEPE LAMBALARI..
Dünyanın hangi ülkesinde ülkemizdeki kadar makam aracı ve makam şoförü bulunur merak ediyorum. Açıkçası küçük bir araştırma yaptım ama kesin bir sonuç elde edemedim. Aslında "Taşıt Kanunu " adında bir kanun mevcut. Bu kanunda hangi makamlara ne şekilde makam aracı tahsis edileceği açıkça belirtilmiş durumda. Ancak gelin görün ki yasanın olması önemli değil. Önemli olan yasanın uygulanması.
Ülkemizde olduğu gibi şehrimizde de devlet tarafından hizmet amaçlı tahsis edilen araçların en yenisi ve en iyisi genelde daire müdür ve amirlerinin makam aracı haline bürünmüş durumda. Aslında makam araçlarının kimlere nasıl tahsis edileceği yine bu kanunda mevcut. Ama olsun kim denetliyor ki? Daire müdürünün makam araçsız dışarı çıkması, eş dost ziyareti, resmi işlerin takibi makam araçsız ve makam şoförsüz olur mu? Hem makamların ağırlığı makam araçlarının mevcudiyeti ile doğru orantılı değil mi? Nasıl olsa yakıt limiti ve sarfı daire müdürüne ait. Gerisi kimi ilgilendirir ki?
Özellikle hafta sonları, resmi tatil ve bayramlar ile mesai saatleri dışında kamu hizmetlerine tahsisli makam araçlarının kısmen de olsa şahsi hizmetlerde kullanılmaları yanında makam araçlarını aile fertlerinin hizmetine dahil etme görüntüleri kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor.
Dikkatleri çeken bir diğer konuda trafik kanununda kullanım esasları kesin hükümlerle belirlenmesine ve yasak olmasına rağmen makam araçlarında geçiş üstünlüğü sağlamaya yönelik ışıklı uyarı işaretleri ( mavi-kırmızı veya değişik renklerde) lambalı cihazlar kullanılmaya başlanması sıradan olmaya başladı.
Kanunlarımız araç trafiğinde hangi araçların hangi şartlarda geçiş üstünlüğünü kullanacağını esaslara bağlamıştır. Ama uygulamaya baktığımızda makam araçlarına geçiş üstünlüğü sağlayıcı ışıklı uyarı işaretlerini takması dahi yasak olan bazı makam sahipleri hiç çekinmeden bu ayrıcalığı kullanabilmektedir.
İlimizdeki resmi makam aracı sayısı ile bunların kimler tarafından denetlenip nasıl disiplin altına alındığı konusu açıkçası merak edilmektedir. Hizmet araçlarının makam aracı olarak kullanılıp kullanılmadığı ile hizmet araçlarının makam aracı olarak kullanılması durumunda asli görevlerin aksayıp aksamadığı konusunun belirgin olması kamuoyu vicdanını rahatlatacaktır.
Vatandaş kıt imkânlarla ödediği vergilerin bir kuruşunun dahi şahsi hizmetlere kullanılması durumunda bunun hesabının sorulmasını bekler. Konuya olan hassasiyeti bekleyip göreceğiz.
Yazı Tarihi : 18 Aralık 2009 Cuma
Bu yazı 273 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar