Terör-Şehit ve Analiz..

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com



Tokat-Reşadiye'de yine 7 şehit verdik. Bu şehitler vatanın bölünmez bütünlüğüne karşı verilen mücadele sonucunda verildi. Bu vatan için verilen son şehitlerimizde olmayacaklar. Gerekirse hepimiz şehit olmaya hazırız. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.

Teröristlerin bu son eylemi beklenen bir eylem değildi. Daha doğrusu Tokat ilinde Reşadiye bölgesinde beklenmiyor konumundaydı. Pkk terör örgütü Karadeniz'e açılma stratejisi kapsamında ilk önce Gümüşhane üzerinden Trabzon'a sızmak ve arazi şartlarından faydalanarak eylemler uygulamak istemişti. Bu strateji ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yoğunlaşan operasyon merkezini dağıtarak, başta Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer unsurların kuvvetlerini ülkenin diğer yerlerine kaydırıp üzerlerindeki baskıyı azaltmak istemişlerdi. Ancak bunu denedikleri ilk hamlelerinde ummadıkları veya beklemedikleri bir sorunla karşılaşmışlardı. Pkk terör örgütü Karadeniz'e açılma girişiminde Trabzon'un Maçka ilçesine kadar gelip ilerleme ve alt yapıyı oluşturma gayreti içerisine girdiği anda Maçka ilçesinde yaşayan vatandaşlar tarafından derdest edilerek güvenlik güçlerine teslim edilmişlerdi. Teröristler Trabzon üzerinden Karadeniz'e sızarak kendilerine alternatif ikmal yolları oluşturmayı hedeflemişlerdi ama bunu gerçekleştirememişlerdi. Tüm bunlara rağmen Erzurum, Gümüşhane, Erzincan ile Giresun Şebinkarahisar ilçelerinde eylemler yapmışlardı.

Pkk terör örgütü bu girişimden sonuç alamayınca devletten geçmişin intikamını almak için Tokat'a sızan diğer bir terör örgütü olan DHKP-C ile temas kurmaya ve müşterek eylemler yaparak Tokat üzerinden Karadeniz'e açılma çalışmalarına başlamıştı. Ancak DHKP-C terör örgütü Pkk terör örgütü ile beklenen işbirliğine girmemişti. DHKP-C terör örgütü Pkk terör örgütüne güvenilemeyeceğini Tunceli örneğinden dolayı çok iyi biliyordu. Pkk terör örgütü Tunceli'ye açılma ve eylemlerini burada da sürdürme amacına yönelik olarak Tunceli'ye girdiğinde burada yerleşen ve faaliyetlerini sürdüren TİKKO Terör örgütü ile karşı karşıya gelmiş hatta yer yer çatışmalara başlamışlardı. Bu çatışmalar sonucunda iki terör örgütünün birbirlerine ağır kayıplar verdikleri esnada dış güçlerin araya girmesi ile kendi aralarında zoraki anlaşarak ortak hareket etme kararı almışlardı. Aralarında yaptıkları bu anlaşma gereği önemli terör eylemlerini gerçekleştirmişlerdi. Bu durum karşısında Tunceli bölgesine Hizbullah örgütü girince hem Pkk terör örgütü ile hem de TİKKO terör örgütü ile çatışmaya girmiş, iki tarafa da ağır kayıplar verdirmişlerdi. Bölgede o dönemlerde Pkk -TİKKO ve Hizbullah terör örgütleri arasında meydana gelen çatışmalarda taraflar birbirlerine karşı ağır kayıplar verdirmişler, yer yer infazlar yapılmıştı. Bu durum karşısında Pkk lideri Öcalan durumun vahametini anlatırken kendi aralarında kirli bir savaşa girdiklerinden bahsetmişti. Daha sonraları zayıflayan TİKKO terör örgütünü hareketsiz bırakan Pkk terör örgütü Tunceli bölgesinde terörist inisiyatifini ele geçirmişti. Bu ele geçirmede Tunceli'de Pkk terör örgütü ile silahlı mücadelesini sürdüren Hizbullah örgütünün kadrolarının malum süreçler doğrultusunda bitirilmesi önemli etken olmuş, Pkk terör örgütü bölgede rakipsiz kalmıştı.

DHKP-C terör örgütü 16 Eylül 1990 tarihinde Tokat-Almus-Gümelönü Jandarma Karakoluna saldırı teşebbüsünde bulunmuş ve bu saldırı esnasında örgüt lideri Baba Erdoğan öldürülünce buralarda örgütlenip tutunmaya, intikam almaya uğraşmış ve her defasında ağır zayiatlar vermişti. Anlaşılan o ki; DHKP-C terör örgütü ile Pkk terör örgütü daha önce anlaşamadıkları noktada anlaşmaya varmış görünümündeler. Pkk terör örgütü Tunceli örneğinde olduğu gibi Tokat ilinde de DHKP-C terör örgütünün altyapısından faydalanarak buraya yerleşmeyi ve eylemlerde bulunmayı isteyerek anlaşma sağladı ve ilk eylemini gerçekleştirdi.

Bu saldırı takip edebildiğimiz kadarıyla en fazla 2-3 kişilik bir terörist grubu tarafından düzenlenmişe benzemektedir. Zira saldırı yol üzerinde ve çok yakından ateş edilerek gerçekleştirilmiş görünümündedir. DHKP-C Terör örgütü eylemlerini genelde liderlerinin öldürüldüğü Almus ve civarlarında yoğunlaştırmak isterken pek ihtimal verilmeyen bölge olan Reşadiye tarafında saldırı olması bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Eylemi gerçekleştiren teröristlerin birkaç kişi olması ve çok planlı hareket etmeleri nedeniyle bölgeye sızdıklarına dair yeterli istihbaratın yapılamadığı söylenebilir.

Muhtemelen saldırı sonrasında maksimum bir saatlik yaya yürüme mesafesinde daha önceden hazırladıkları ve bol yaşam malzemeleri bulunan bir yeraltı sığınağına saklandılar. Böyle olmasaydı şu ana kadar bulunup imha edilmeleri gerekirdi.

Bu son saldırı sonucunda bazı öngörülerde bulunmadan geçmeyelim. Pkk terör örgütü benim her zaman yazıp söylediğim gibi sonun başlangıcını tersine çevirmeye uğraşsa da artık yapabilecek hiçbir şeyin kalmadığının farkında. Adına açılım ya da ne dersek diyelim Pkk terör örgütü artık tasfiye edilip yok olma sürecini geciktirebilme telaşına düşmüştür. Başta Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ile Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nun organize bir şekilde çok yönlü olarak sürdürdükleri devlet siyasetinin cenderesinde yok olmaya mahkûm kalan Pkk terör örgütü bu saldırı ile Türkiye'yi Kuzey Irak Kara Harekâtına yöneltmeyi amaçlamaktadır. Kendince son kurtuluşu bu olacaktır ama buna ihtimal dahi vermemekteyim.

Türkiye; Pkk terör örgütünü Irak'ta amacına giden yolda araç olarak kullanacaktır ve kullanmalıdır. Pkk terör örgütü ile başta ABD ordusu ve Peşmergeler çatışmaya girip aralarında kan davası başlamalıdır. Bu gidişle de başlayacaktır. Zaten Pkk terör örgütü Kuzey Irak'ta olduğu sürece Peşmergeler rahat yüzü göremeyeceklerdir. ABD ise Peşmergelerin rahatı ve gelecekteki güvenliği yanında federal bir devlet kurma hedefinde Pkk terör örgütünden arındırılmış bir bölge oluşturmak zorundadır.

Gelelim Dtp'nin kapatılma davasına. Dtp yöneticileri partilerinin Anayasa mahkemesi tarafından kapatılmasını can-ı gönülden istemektedir. Eğer partileri kapatılırsa 1990'lı yıllarda olduğu gibi sürgünde bir Kürt Meclisi oluşturmayı amaçlamaktadırlar.1990'lı yıllarda sürgünde Kürt Meclisini Avrupa Birliğinde kurmuşlar ancak ABD'nin desteğini alamadıkları için uğraşları fiyaskoyla bitmişti."Bu aşamada Sayın Tansu Çiller'in hakkını teslim etmek gerekir." Ancak bu defa kurmak istedikleri sürgündeki Kürt Meclisi'ni ABD'de kurmayı planlamaktadırlar. Bu sayede işlerinin daha kolay olacağını düşünmektedirler.

Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi tarafından oynanan oyunun bozulması için Dtp'nin kapatılmayıp yöneticilerine ceza ve siyaset yasağı verilmelidir. Böyle olması durumunda Kürt Milliyetçiliği kendi içinde parçalara ayrılacaktır.

Evet; sözü fazla uzatmayalım. Hain ve kalleşçe yapılan saldırı sonrasında verdiğimiz şehitlerimiz son şehitlerimiz olmayacaktır. Mekânı cennet şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı kahramanlarımıza acil şifalar diliyoruz. Türk Milletinin başı sağ olsun. Vatan sağ olsun.



Yazı Tarihi : 10 Aralık 2009 Perşembe
Bu yazı 191 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Mükemmel bir yazı, mükemmel tespitler
Sadık Özmert @ 22.12.2009 23:16:48
Bir zamanlar chp'nin kürt raporları için bölücülük içeriyor diyenler bugün iktidarda bulunanlar değilmiş gibi şimdi kürt açılımları ile avunmaktalar.Gerçi onlar gömlek değiştirdi,normaldir.7 şehitte gömleklerini değiştirdiler.Artık onların beyazları var.Bunu dillendirmek bölücülükse,Türkiye'ye ayak bağı olmaksa kabul ediyorum
Ertuğrul ÖZTÜRK @ 12.12.2009 18:05:01
Sayın Olgun SERT;
Ne isim verilir bilinmez,birçok yazar-yorumcu okudum ve dinledim, sizinkini ise oldukça gerçekçi buldum.Zavallı Türk milleti, hala terör ile korkutulup,parangalarının çözülmesini istemeyenlerin kucağına itilmektedir.Bu bağlamda CHP-MHP sözcülerinin ifadeleri manidar olup,tehlike arz etmektedir.Çözüm üretmekten nasipsiz bu gibi legal partiler,zannımca türkiyenin ayakbağı olmaya devam ediceklerdir,taki Türk Milletinin şamarını sonsuzadek yiyene kadar.Bu gibiler ve bazı zavallı yorumcu ve birçok insan büyük resmi görmekten uzak.siz,geri plandaki büyük resmi görmeye çalışan ender yazarlardansınız.Türkiye Cumhuriyeti İlelebet payidar kalacak,sorunlarını barışçı ve diyaloga dayalı süreçler sonunda çözerek,Süpergüç olacaktır.
SAİT VELİKAN @ 11.12.2009 16:05:22
Bu güzel çalışmanızı tebrik ediyorum.
İnşallah başarılı olamayacaklar.
Birlik ve beraberliğimizi bozamayacaklar.
Aşk İklimi @ 10.12.2009 16:05:57
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk