İtibarım en büyük sermayem, kaybetmek istemiyorum

Turan Çatalbaş

Turan Çatalbaş
1984-2009
Bu tarihler benim açımdan oldukça önemli tarihler.
Gazetecilik mesleğine adım attığım tarihten bu yana aradan tam 25 yıl geçti.
25 yılım istisnalar hariç sadece gazetecilik mesleğine hizmet etmekle geçti. 1 Ocak'ta meslekteki 26 yılı geride bırakacağım.
Dile kolay, çeyrek yüzyılı deviriyorum.
26 yıldır emek verdiğim mesleki kurumlarıma asla ve kata ihanet etmedim. Aldığım ücretin hakkını verebilmek adına mesleki bilgi ve becerilerimi sonuna kadar kullanmaya, mesaime de azami ölçülerde riayet etmeye özen gösterdim. Doğal olarak da verdiğim emeğin karşılığını da aldım.
Hak yemedim, hakkımı da yedirmedim.
Adalet terazisinin hem işveren hem de çalışan adına doğru tartması için olağanüstü gayret gösterdim. Benimle birlikte çalışanlar çok iyi bilirler ki, mesai arkadaşlarımın haklarını da en az kendi haklarım gibi koruyup, gözettim. Bu konudaki mümkün olduğunca tavizsiz olduğum için zaman zaman patronlarla aramı açtığım, hatta yollarımı ayırdığım bile oldu.
Sonuç olarak;
Gazetecilik mesleğini geçim kapısı olarak gördüğüm için değil, gönül verdiğim için, aşkla sevdiğim için, şehir ve insanlarına gazete yoluyla hizmet verebilmek için yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Şartlar elverdiği ölçüde devam edeceğim.
Sıkıntılarım yok mu?..
Elbette var.
Bu mesleğin hızla kirletiliyor olmasından yana büyük bir üzüntü içerisindeyim.
Mesleğin bir silah olarak görülmesinden ve bu amaca dönük olarak insafsızca kullanılmasından yana da son derece rahatsızım.
Ciğeri beş para etmeyen adamlarla aynı saflarda yer almaktan, aynı sıfatla anılmaktan, terazide aynı kefeye konulmaktan iğreniyorum, utanç duyuyorum!..
İfadelerimi, ister bir bıkkınlık olarak, ister yılların yorgunluğu, ister heyecanını yitirmiş birinin serzenişleri olarak algılayın.
Nedenini doğrusu bende çok net bilemiyorum ama artık bu mesleği eskisi gibi içime sindirerek, heyecan ve coşkuyla icra edemiyorum.
İçinde bulunduğum olumsuzlukların yanı sıra, sadakatsizliklere, adaletsizliklere ve nankörlüğe daha ne kadar sabrederim veya göğüs gererim bilemiyorum ama, bildiğim bir şey var ki; bu meslek artık bana eskisi kadar keyif vermiyor.
Bu arada önemli bir ayrıntıyı da samimiyetle itiraf etmeliyim.
Gazetecilik mesleği şahsıma farklı güzellikleri yaşattığı gibi, önemli değerlerde kazandırdı.
En azından bitmek, tükenmek bilmeyen bir olgu olarak gördüğüm mesleki ve insani anlamda önemli sermaye olan itibarı da kazandırdı. İşte o sermayeyi, yani 25 yıllık mesleki ve insani itibarımı daha fazla erozyona uğratarak zedelemek ve kaybetmek de istemiyorum.
İçerisinde, onur ve haysiyet olgularının da saklı olduğu o itibar hazinesi dediğim sermayem, benim çocuklarıma bırakacağım en değerli miras olacaktır…
Dilerim, yılların birikimiyle depreşen duygularımdan ortaya çıkan bu özeleştirime gerek okurlarım, gerek sağduyulu meslektaşlarım tarafından amacı dışında farklı bir anlam yüklenmez.

-----------------------------

İşlevsiz kılcal damarlar!..

AK Parti'nin seçim kazanan ancak Genel Merkez tarafından görevden alınan İl eski Başkanı Davut Terzioğlu yerel gazeteler aracılığıyla atamayla işbaşına gelen İl Başkanı Recep Uncuoğlu ve yönetimine çağrıda bulunuyor.
"Olağanüstü Kongreye gidin ve seçim ile işbaşına gelin"
Gereği yapılır mı yapılmaz mı bilinmez ama Terzioğlu'nun çağrısını isabetli buluyor ve destekliyorum.
Delege iradesinden yoksun, tabanın beklentilerinden uzak bir şekilde atamayla işbaşına gelen parti yönetimlerinin başarılı olacağına doğrusu bende inanmıyorum.
Nedenine gelince; atayanlar sürekli bir şekilde diyet ödetme isteğiyle ortaya çıkacaktır. Atananlar ise sürekli olarak koruma içgüdüsüyle hareket edeceklerinden verimli olmayacaktır.
Peki, İl eski Başkanı Davut Terzioğlu'nun çağrısıyla mevcut yönetim Olağanüstü Kongreye gider mi?..
Terzioğlu çağırdı diye gitmez.
Fakat bu çağrı parti tabanında olumlu bir yankı bulursa işte o zaman iş değişir.
Sanıyorum, son atamayla adeta AK Parti'nin gövdesinden kesilip atılan ve işlevsiz kılcal damarlar haline getirilen delegelerde Terzioğlu gibi olağanüstü kongre isteklerini gündeme getirebilirler…
Geriye dönük sürece bakıldığında doğal olan talep budur.
İşlevsiz delege işlevini yerine getirdikleri sürece partiler can bulurlar.
Aksi taktirde hastalığın kapıyı çalması kaçınılmaz olur!..

----------------------------

Başbakan net konuşmalı!..

Türkiye genelinde Domuz gribinden ölenlerin sayısı 240'ı bulurken, Sakarya'daki ölüm vakaları da 4'ü buldu.
Hasta sayısını kestirmek mümkün değil. Çünkü uzmanlar grip olan herkesin istisnasız Domuz gribi olduğunu dillendiriyorlar.
Tablo böyleyken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ben aşı olmam" demesi kafaları iyice karıştırdı. Başbakan'ı örnek alan insanlarımız aşıya oldukça duyarsız kaldı.
Başbakan "Risk grubunda değilim" diyor başka bir şey demiyor.
Bana göre Başbakan Erdoğan net bir şekilde aşı konusundaki görüşlerini çok daha net ve anlaşılır ifadelerle ortaya koymalıdır.
Ya "Aşı olun" demelidir, ya da "Aşı olmayın" demelidir.
Başbakan Erdoğan'ın vatandaşları ikilemde bırakmak, bulmaca çözdürmek gibi bir hakkının olmadığına inanıyorum…
Bilemiyorum, Başbakan "Ben aşı olmam" derken üstü kapalı bir şekilde "Siz de olmayın" demek mi istiyor



Yazı Tarihi : 08 Aralık 2009 Salı
Bu yazı 810 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

TURAN KARDEŞ,

MEDYABAR DAKİ KÖŞENDE,

İTİBARINLA SERMAYEN DE,

TAKILDIN KALDIN !

YENİ BİR ŞEY ÜRET YAW. . .
BİRİSİ @ 07.01.2010 20:33:21
sevgili Turan abi sen bu camiada duyduklarınla değil bildiklerinle hareket edenlerdensin yazılarının devamını bekliyoruz.
kutsal oktar @ 06.01.2010 17:37:24
valıllık bısanısın karsında yapılan dıyanetın yaptıgı kullıyı yı hangı fırmanın yaptıgı. ınsaat alanındakı tabeladan neden sılınmıstır. bu konuda yazarsanız sevırınım..

hoscaskalın
yasın albayrak @ 31.12.2009 21:13:17
Turan Abi,
Yeni gazetenin hazırlıkları sürürken Medyabar'da yazmaya devam et. Seni buradan takip ediyoruz. Yazın epeydir değişmedi. Senvi seviyoruz... Allah yarv e yardımcın olsun..
Halil İbrahim @ 31.12.2009 18:39:45
İT ürür,
KERVAN
yürür!..
Yürü Çatalbaş...
Yakışır..
Halil Baran @ 30.12.2009 01:26:17
diyosun
tipi tip @ 25.12.2009 16:16:29
Turan abi.
Yeni yazılırnını bekliyoruz.
Hangi gazetede ne zaman yazmaya başlayacaksın?..
Yazıların Medyabar'da yayınlanacak mı?..
Özledik be abi...
Nuri Aldinç @ 22.12.2009 22:55:22
Turan Çatalbaş'ın yazılırını büyük bir keyifle okuyorum. Bu şehir sadece bugünü hatırlıyor. 17 Ağutos depreminden sonrasını da natırlayın. Eleştirdiğiniz bu yazar 17 ağustos depreminin ardından 30 gün boyunca Bilvar'a çıkan, bu şehrin "yaşanılabilir şehir" olması için tek başına eylem yapan adım. Bilmiyorsanız öğrenin. Eleştirmek kolay. Zor olan taktir etmektir. Turan Çatalbaş'ın yazılarında bu şehre verdiği hizmetleri de gördük. Bir çok hizmetin olgunlaşmasında, mesafe almasında payı oldu. Eksiğide olabilir. Oda bir insan. Hatasız kul olmaz hatasız kul olursa hiç bir şey yapmamış olur.. Saygılar Medyabara
Nuri Sevinç @ 21.12.2009 02:42:38
Diyorsun ki, "İçerisinde, onur ve haysiyet olgularının da saklı olduğu o itibar hazinesi dediğim sermayem, benim çocuklarıma bırakacağım en değerli miras olacaktır?"
Seni kutluyorum. 82'ye 1 tertibimden bu beklenirdi. Sakarya'ya geldiğimde kahveni içeceğim dostum. Sarıkamış ki seni unutmadı, Sakarya hiç unutmaz...
İsmet Demir @ 21.12.2009 02:39:07
Ergun KAFTANCI
erservetka@hotmail.com
Sakarya'ya yakışanı bulmak mı, o bulundu bile



BELLEĞİ zayıf olmayanlar anımsayacak; 13 Mayıs günkü yazımda bu gazetenin Genel Yayın Müdürlüğü görevini genç arkadaşım Turan Çatalbaş'a devredeceğimi söylemiştim...
Nihayet oldu, sevgili Turan kısa bir dinlencenin ardından yeni görevine başladı.
Kutluyorum ve başarılar diliyorum.

.............................

Turan birkaç düzgün gazeteciden biridir...
Neden?
Çünkü mesleğin ilkelerine harfiyen riayet eder...
Farkı da bu özelliğinden gelir.
Ne yazık ki ortalıkta düzgün gazeteci sıfatına hak kazanmış fazla isim yok.
Belki de var, ben tanımıyorum.

.............................

Turan iyi bir yazar mıdır?
Yazılarını okuduğunuzda s
İrfan Güven @ 21.12.2009 02:21:17
Sevgili Çatalbaş...
Eski mesai arkadaşın olduğunu belirten yorumcuyu tanıyorum. Mesai arkadaşanı sarkan, 3 fünlük luhabirliği döneminde haber yaptığı kişilerden iş isteyen, gazetecilği sıçrama tahtası olarak gören biridir. Ve nitekim bunu başarmış, özel bir satış mağazasına kapağı atmıştır. Çevresine o işyerinden kıyak yapmasıyla biliniyor. Çamur at izi kalsın mantığıyla hareket ediyor. Zaten çok fazla sürmez onun çamaşırları da ortaya dökülür. Bu şehir senin gibi gazetecileri kaybetmemili. İnadına devam...
Ali Gürses @ 18.12.2009 00:45:58
turan çatalbaş beni iyi tanırsın evet davut terzioğlu doğru söylemiş atamayla geleni kimse takmaz bu yönetim seçim yapmaya kalksa 100 tane oy alamazlar bunlar bir daha bu riskin altına girmezler arkadaş akşam sağlık bakanı eczanelerle ilgili konuyu tek taraflı fes ettiğine göre metin kurtuluşun derhal istifa etmesi gerekmektedir geçen haftatoplantıda bir kaç arkadaş istifasını yönetimden istedi ali ihsan abisi verdirtmedi genel merkez devreye girdi basında bu haberin 3gün çıktığını her hangi bir problem yaratmıyacağını yazıp genel merkezi bir defa daha yalancı duruma düşürmüşlerdir genel merkezde bunların arkasında kim duruyorsa zeyyit aslan gibi dışarda kalmaya mahküm olacaklardır kurtuluş derhal i.stifasını vermelidir
ali @ 17.12.2009 10:22:10
Adam içini dökmüş. Ne var bunda. Yıllardır bu şehre medya aracalığıyla hizmet etmiş bir kişi. Çok da sevilen bir gazeteci. Bu şehirde bilinmeyen bir çok gerçeği gün yüzüne çıkardı. Hakkını teslim etmek gerekir. Böyle gazetecilerin sayısı azaldıkça şehirdeki eşkiyaların sayısı çoğalacaktır. Yola devam Çatalbaş...
Mir Kelam @ 15.12.2009 01:45:49
birlikte çalıştıkların seni gayet iyi tanıyor. bu dünyada işin iştee bide öbür tarafı var bu işin.
eski mesai arkadaşı @ 10.12.2009 13:47:06
"Mutluluk;bulabildiğiniz,elde edebildiğiniz çiçeklerden bir demet yapmaktır." Sahip olduğunuz değerler,bulup elde ettiğiniz çiçekler size yeter.
Yola devam.
İmbat rüzgarı @ 09.12.2009 15:34:33
Hiç gerek yoktu.
Reklamlara girmişsiniz.
İnsanın kendini methetmesi kadar çirkin bir şey yok zannediyorum.
26 ve sonraki yıllarınızda başarılar dileyelim.
Aşk İklimi @ 09.12.2009 14:38:44
Sn.Turan Çatalbaş;bu tarz bir serzenişin daha önvede olmuştu.Bu sende arada bir dapreşiyor galiba. Bırakmak istiyorsan çeker gidersin kardeşim.Çamurunu başkalarına bulaştırma
Yılmaz @ 09.12.2009 11:51:02
Ciğeri beş para etmeyen adamlarla aynı saflarda yer almaktan, aynı sıfatla anılmaktan, terazide aynı kefeye konulmaktan iğreniyorum, utanç duyuyorum!..Yazında bahsettiğin gibi
Seçimlerde ne kadar itibarlı olduğunu çok yakınen gördük. Kalemini kimden yana kullandığı bu şehrin köy olarak kalması için ne kadar uğraştığı biliyoruz.
ahmet @ 08.12.2009 23:12:33
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk