17 SANTİMETREKARELİK AÇILIM....
Birkaç gün önce sabah işyerime giderken, aracımın radyosundan sabah haberlerini dinliyordum.
AKP iktidarının iflah olmaz yandaşlarından biri olan bir radyo kanalının spikeri olmasına rağmen, onun bile okurken utandığını hissettiren bir ses tonuyla okumuştu bu haberi.
Kendimi, "Acaba onlar da dinliyorlar mı?" diye mırıldanmaktan alamadım. Spikerin okuduğu habere göre; sayın Adalet Bakanı, bölücü başı Apo' nun yeri değiştirilerek yeni konulduğu odanın alanının, eskisinden sadece 17 santimetre kare küçük olduğunu basın toplantısıyla açıklamış ve bu odanın resimlerini basın mensuplarına dağıtmış. Bunu neden yaptığını hepimiz biliyoruz. İktidarın diline pelesenk ettiği açılım safsatalarından cesaret bulan birkaç soy özürlü PKK yandaşının, doğu ve güneydoğuda ki bazı vilayetlerimizde, "Apo' nun yaşam koşullarının kötüleştirildiği" gerekçesi ile, estirdikleri terör havasına karşılık, hükümet adına yaptığı savunmadır bize göre sayın bakanın bu ifadeleri. Sadece sıradan bir AKP milletvekili olarak bu açıklamayı yapmış olsaydı, umurumda bile olmazdı.
Ama Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir bakanı, hem de Adalet Bakanı olarak böyle bir açıklama yapması, en hafif ifadesiyle kanıma dokundu. Neden mi kanıma dokundu? Hemen sıralayayım.
Sayın Bakanın bu açıklamaları şu anlama gelir. "Apo 6 metrekarelik hücreye kapatıldı" diye otobüsleri ve iş merkezlerini ateşe veren terörist soysuzlara "Yanılıyorsunuz kardeşim. Biz onu 11,98 metrekarelik odadan alıp, 11,81 metrekarelik odaya koyduk. Bakın işte bunlarda odasının resimleri. Sizin dediğiniz gibi 6 metrekarelik odaya koysak, yaptıklarınızda haklısınız ama durum öyle değil.." anlamına gelir bence sayın bakanın ifadeleri. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir bakanının böyle bir açıklama yapma zafiyetini göstermesi, başkalarını bilmem ama benim kanıma dokunur.
Sayın Bakanın bu açıklamasına cevap, çok gecikmeden aynı günün akşamı geldi. Gün içerisinde bütün DTP li belediye başkanlarının katılımıyla yapılan toplantı sonrasında, Diyarbakır Belediye Başkanının yaptığı açıklamayı Tv. Kanallarının akşam haberlerinde izlerken, sabah "Acaba onlar da dinliyorlar mı?" diye hatırladığım zevatı tekrar hatırladım. "Herhalde, çiçekler sunup kucakladıkları dostlarını onlar da izliyorlardır" diye mırıldandım bu defa da. Kimler mi? Hani şu "Açılım fedaisi" belediye başkanı, milletvekili ve onlarla birlikte, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir' e çiçekler sunup, onun Türkiye Cumhuriyeti Devletini tehdit eden sözlerini Demokratik Açılım adına alkışlayan zevattan bahsediyorum. Eğer izlemişlerse, herhalde yüzleri kızarmıştır. Yok eğer izlememişlerse; bu yazıyı okuduklarında, bir kez daha baksınlar ona uzattıkları ellerine. Ama at gözlüğü taktıkları gözleriyle değil, vicdanlarıyla baksınlar. Eminim onlar bile göreceklerdir ellerini nasıl bir necasete bulaştırdıklarını. Diyor ki bu açılım havarilerinin demokrasi kahramanı Osman Baydemir; "Sayın Başbakan, Sayın Baykal ve Sayın Bahçeli değil 11 yıl, 11 saat o hücrede kalsınlar da görelim. İmralı düzelmezse açılım olmaz, olaylar durmaz…".
Çok merak ediyorum Osman Baydemir'in yöremizdeki dostları da onun bu düşüncelerine katılıyorlar mı diye. Yine çok merak ediyorum, o zaman bu köşeden "Diyarbakır Yolcuları" nı eleştirdik diye bize kızanlar, bu yazıyı yazdık diye de kızacaklar mı? Kızan kızsın, gücenen gücensin. O gün yazdıklarımız da doğru ve haklıydı, ne yazık ki bugün yazdıklarımız da doğru ve haklı. Görünen o ki; o günlerde boş dediğimiz açılım paketi, sebep olduğu onarılması güç tahribatlar dışında, yine boş olarak kapanıyor. Bu proje artık yürümez. Çünkü, proje ortakları birbirine düştü…
Yazı Tarihi : 07 Aralık 2009 Pazartesi
Bu yazı 153 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
"Aşk iklimi"....
söylediklerine can-ı gönülden katılıyorum.
bu insanlar sadece uzanamadığı ciğere "mındar" diyen kedi misali,eleştirmeyi,kötülemeyi bilirler...gözleri öylesine kördür ki göremezler,kulakları öylesine sağırdır ki duyamazlar ve ne yazık ki dilleri öylesine riyakardır ki doğruları söylemezler...
wagamamma @ 17.12.2009 08:40:22
Adam mağaradan gelmiş
adama sineklik takıyorlar
ne anlar medeniyetten katil
yesun oni eşek sinekleri
mehmetçolak @ 12.12.2009 17:21:28
Ah be Zihnicim
Sen hala martaval okumaya devam ediyorsun.
Bende yazı yazdın zannımla sayfana girdim de,yazını okuyorum.
Genel başkanı Devlet olanın yazarı da bu olacak tabi.
3 yıllık iktidarınızda anasını ağlattınız memleketin,şimdi acımışım da falan.Geç o edebiyatları azizim.
Kendinize acıyın.
7 yıldır bir paketle,yapıcı bir plan ve programla çıkabildinizmi milletin karşısına.
60 ların Türkiyesini özlüyorsanız,Onlar geride kaldı.
Genel başkanını izliyorumda,Zincirini koparmış gibi,
Ne dediğinden bir haber,
Olanca kinini kusuyor milletin üzerine.
Analar ağlamaya başladı ya.
Rahat rahat uyuyordur şimdi.
Dağa çıkmasına gerek kalmadı söyle ona.
Onlar ovadaki cinayetlere baksın.
Paslaşsınlar kendi aralarında.
Aşk İklimi @ 10.12.2009 00:42:21