Bir bakan ne zaman istifa eder?

Zihni Açba

Zihni Açba
Son birkaç aydır ülke gündemini ciddi anlamda işgal eden iki önemli konu var. Biri, artık iyiden iyiye kabak tadı vermiş olan "Açılım" safsatası; diğeri de adeta bir rezalet haline dönüştürülen "Domuz Gribi" yaygarası. Bugüne kadar her iki konuyla da ilgili olarak görüş ve düşüncelerimizi, bu köşeden siz değerli okuyucularımızla müteaddit defalar paylaşmaya çalıştık.

Dolayısıyla bu konulardaki düşüncelerimize yabancı olmadığınızı düşünüyorum. Ancak; gelinen son noktada durumun vahametini bir kez daha ortaya koymak maksadıyla, her iki konudaki son gelişmelere kısa kısa değinme ihtiyacı hissettim.
Sayın Başbakan başta olmak üzere hükümet adına önüne mikrofon uzatılan herkes, şu açılım safsatasıyla ilgili olarak ne söylediklerini ve ne söyleyeceklerini, adeta kendileri de bilemez durumdadır.
Sözüm ona dağdan inenlere düzenlenen karşılama merasimleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin karşısında bölücü başı Apo'nun zafer kutlamalarına dönüşünce, detone olan solist arkasında makam değiştiren saz ekibi gibi farklı tellerden çalmaya başladı AKP Hükümetinin sözcüleri.
İlk iş olarak, proje ortakları olan DTP'lileri açılımı sabote etmekle suçladılar.
Hani utanmasalar; daha önce başörtüsü meselesinde nasıl MHP' yi kendilerini tezgâha getirmekle suçladıysalar, bu defa da DTP'nin kendilerini oyuna getirdiğini söyleyecekler.
İyi ama bu ülkede suç işlenmesini engellemekle yükümlü olan bakanlık ve güvenlik birimleri DTP' nin sorumluluğunda değil ki.
Yine bu ülkede işlenen bir suçun kovuşturulması, soruşturulması ve nihai olarak gerekli müeyyidelerin uygulanmasıyla yetkili ve sorumlu olan bakanlık ve birimler de DTP' nin sorumluluğunda veya kontrolünde değil.
Siyasi rakiplerini Sivas'tan öteye gidememekle itham eden Sayın Erdoğan, Silopi' de Türk Devletine kafa tutarcasına suç işleyen bölücü örgüt yandaşlarına ve mensuplarına, gücü yetmediği için mi müdahale ettirmemiştir yoksa, Silopi'yi misak- ı milli sınırları içerisinde saymadığı için mi? "Böyle bir şey yapacaklarını tahmin etmiyorduk" gibi bir yalana inanmamızı sanırım onlar da beklemezler.
Bu rezaletin ardından; son olarak Kızılcahamam toplantılarında Genel Başkanlarından "Gerekirse kapı kapı dolaşıp ikna edin" talimatı alan AKP milletvekillerinin ne anlatacaklarını çok merak ediyorum.
Kimbilir belki de kış girişinde birkaç çuval kömür yardımında(!) bulunarak ikna etmeyi bile düşünenler vardır. "Açılım Koordinatörü" olarak ortalıkta dolaşan sayın bakan, bu rezalet karşısında istifa etmeyecekse ne zaman istifa edecek acaba?
İmzalı aşı kampanyası
Bir yandan açılım rezaleti ve koca kulak skandallarıyla açılmadık yerimiz kalmadan, peştamalı düşmüş hamam kaçkınları gibi ortada kala kalmışken; diğer taraftan benzeri görülmemiş bir sağlık skandalı yaşıyoruz.

Geçtiğimiz hafta, dalında oldukça uzmanlaşmış bir çocuk doktoru ahbabıma sordum bu aşı meselesini.
Bana dedi ki; "Abi, bugüne kadar sana yapılan veya çocuklarına yapılan aşıların sayısını hatırlıyor musun? Bu aşıların hangisini yapmak için senden yazılı izin istediler?". Bir düşündüm; ne bana yapılan ne de çocuklarıma yaptırdığım aşıların sayısını bile hatırlamıyorum. Hiç birisi için de "Aşı yaptırmak istiyorum" veya "Aşı yaptırmak istemiyorum" şeklinde bir belgeye imza attığımı hatırlamıyorum. Öyle zannediyorum ki; sevgili doktor dostumun dediği gibi, "Aşının güvenilirliğini temin edemeyen yetkililer, kendilerini teminat altına almak için" bu imzalı aşı izin belgesi saçmalığına başvurdular.
Şimdi bakın şu hale; Başbakan, risk gurubunda olmadığı için aşı yaptırmayacağını ve ailesinden de kimsenin bu aşıyı olmadığını 70 milyon insanın gözlerinin içine bakarak televizyon ekranlarından söylüyor. Aşı mücahidi Sağlık Bakanımız da "Bu kadar çalışıp, yoruluyoruz. İnsanlar yine de aşı yaptırmıyorlarsa ne yapabiliriz ki?" diyerek aczini ifade ediyor.
Peki, bu sayın bakan da bugün istifa etmeyecekse ne zaman istifa edecek?



Yazı Tarihi : 23 Kasım 2009 Pazartesi
Bu yazı 201 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

İyi ki varsın MHP...
bİZİM KÜRTLERLE DEĞİL pkk İLE SORUNUMUZ VAR...
ya sev ya sev @ 03.12.2009 18:05:50
bunlarda istifa ne zaman olur biliomusun abi. tayyip bey derse yoksa utnama olmaz bunlarda
h.g @ 03.12.2009 14:58:16
Ask İklimine...

Aşk, Irk, millet, ana, baba dinlemez...

Bundan 89 sene önce Yunanlılar İzmire çımıştı , hatırla...

Bazıları kan dökülmesin analar ağlamalsın diyor ve çocularını Viyanaya, Parise gönderiyordu... Şimdi Newyork a gönderiyor...

Kurtuluş savaşı yıllarında büyükannen çok ağladı ama gururundan, onurundan, inacından, imanından hiçbir şey kaybetmedi.

O gün analar ağlamasaydı bugün senin adın ne olur, hangi papzın karşısında İstavroz çıkarırdın bilmiyorum... Geri siz ve ziler için "bütün dinler(hak veya batıl farketmez) Allaha giden bir yol..

Bizi müminler için tekyol, hakyol İSLAM, islamın sancaktarı da TÜRKLER dir...
Aşk İkilemi @ 29.11.2009 07:48:54
bu ülkede bakanlar istifa etmezlerki onları başbakanlar atar atadığı gibide istifa ettirir çünkü muhtemelen atarken istifalarını alıp cebine koymuştur lazım olur diye
turgay şen @ 25.11.2009 12:29:54
Ah be Zihnicim.
Başbakanı dinlerken:
Sanki yüreklerinizi çıkarıptamı dinliyorsunuz.
30 yıldır dökülen kan devam etsin istiyorsunuz sanki.
Eğer şehit cenazelerinde gösterdiğiniz tepki yüreğinizden geliyorsa.
Buna son verme zamanı gelmedi mi??
Bahçeli'nin tavrını görmüyormusun,
Zincirden boşanmış gibi,
Ne yapacağını,nasıl saldıracağını bilemez halde.
Bu hükümetin başarıları onun gözünü döndürmüş.
Anlaşılan o ki,sizinde yüreklerinizi katılaştırmış.
Nasıl olsa iktidar olacağınız yok.
Bari biraz daha sabredin.
Türkiyenin gücünü o zaman göreceksiniz.
Çatlasanızda,tahammül edemezsenizde.
Türkiyeyi yukarılarda görmek,kalbinize iyi gelmeyebilir.
Birde kalp doktoruzla görüşmek zorunda kalabilirsiniz.
Aşk İklimi @ 25.11.2009 10:12:04
Biz bu vatanı böldürmeyiz diyoruz 1923 'ten beri fakat Dört bir yandan pusular kurulmuş nereye düşeriz diye bekler durumda bölücülük.Dağa çıktı yok olmaz dedik buyrun kapılarımız sizlere açık davulumuz var zurnamız var dedik elektirik ve su para istemez dedik toprak hazır iş hazır.Bizler bir bir dize mi geldik ne? Uyanmak lazım bölücülük artık başımızda.Başbakanım aşı olma diyor sağlık bakanım olmazsan olmaz diyor bir grip virüsü için bile bölünmüş durumdayız.Herkez Ya oturduğu yerin hakkını verecek yada çekip gidecek.Memleket sevdası ile koltuk sevdasını birbirine karıştırmamak gerekir.Bu memleket üzerinde ne mutlu dur ki NE MUTLU TÜRK'ÜM diyene.

SAYGILARIM İLE ..
Gürkan KILIÇASLAN @ 24.11.2009 20:11:21
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk