Sekiz fakülte, iki enstitü, 11 araştırma merkezi, üç yüksekokul, 12 meslek yüksekokulu, 54 bin öğrenci ve yaklaşık 2 bin personeli ile hizmet veren Sakarya Üniversitesi artık kabına sığmaz hale gelip, duvara dayanmış görünüyor...
Daha fazla öğrenci alınabilmesi, daha fazla büyümesi ve daha fazla fakülte kurulabilmesi için mevcut koşullar talebi karşılamaya yetmiyor, zira...
Bu nedenle Üniversite'nin genişlemesine yönelik bir arayış var...
İsteniyor ki, mevcut yapılaşmayı daha da büyütecek entegre bir düzen kurulsun...
Bunun için başlatılan yer arayışı olanca hızıyla devam ediyor.
Serdivan bu iş için önde gelen bir ilçe olarak göze çarpıyor.
Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sağlık, eğitim ve turizme yönelik taleplere açık olduklarını dile getiriyor, her fırsatta ve her platformda...
Serdivan, gerek siteleri, gerek tepeleri ve uygun yerleşim alanları ile bu tür yatırımlar için cazibe merkezi haline gelmiş durumda.
O nedenle resmi, özel her kurum ve kuruluşun gönlü de, gözü de bu şirin ilçeye dönük...
Buna Üniversite de dahil...
10-11 Eylül 2008 tarihlerinde; Sakarya Valiliği, Defterdarlık, Milli Emlak Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi'ne "arazi tahsisi" konusunda yazılı bir talepte bulunulmuş, Rektör Prof. Dr. Durman ile Yardımcısı Prof. Dr. Elmas tarafından...
Yazı, gereği için de Serdivan Belediyesi'ne gönderilmiş.
Vilayet'in konuyla ilgili bir çalışma içersinde olduğu söyleniyor. Üniversite'nin arazi tahsisi talebine henüz bir cevap verilmiş değil...
Sakarya, eğitim potansiyeli yüksek illerden biridir...
Mevcut hali yeterli görüp, Üniversite'nin genişlemesine karşı frene basmak da mümkün değil.
Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman ikinci bir üniversite için kolları sıvamış, bunun geri dönüşü de yok...
Durman "Tıp Fakültesi için Korucuk ile yola devam etmek zorundayız, ancak oranın büyümeye müsait olmadığı da bir gerçek. Burayı ileride Eczacılık ve Dişçilik gibi bölümlere ayırıp daha geniş ve donanımlı bir Tıp Fakültesi için yer gerekebilir" der ve Kırantepe'nin tahsisi halinde işlerinin kolaylaşacağının altını çizer...
Rektör Durman ile Yardımcısı Elmas ilgili kurumlara gönderilen yazılarında; "Nüfus artış oranına bağlı olarak gelişen yükseköğretim talebi doğrultusunda, Üniversitemizin büyümesi kaçınılmazdır. Ancak 2100 dönüm kampüs alanı, çevre koruma yasası ve enerji nakil hatları yüzünden Üniversitemizin kampüsü artık gelişme ihtiyacını karşılayamamaktadır. Üniversitemizin yaptığı bilimsel çalışmalarla şehrin ve ülkemizin sorunlarına çare arayışı şehrin sosyal ve kültürel hayatına katkısı dikkate alınarak gelecekte ikinci bir Üniversitenin kurulması zorunluluk olacaktır. Bugüne kadar hep desteğini gördüğümüz Serdivan Belediyemiz'den Üniversitemizin gelişmesi ve gelecekte ikinci Üniversite kurulabilmesine imkan verecek bir kampüs alanının tahsisini talep ediyoruz" diyorlar...
Yukarıdaki yazıdan da anlaşılacağı üzere ikinci üniversite için doğum sancıları şiddetini giderek artırmaktadır.
Bilinir ki, şiddetli sancılar gürbüz doğumlara gebedir...
Bir büyük üniversite şehri olma yoluna girilmiş bir kere, bundan dönüş olmayacağına göre Prof. Dr. Durman ile Prof. Dr. Elmas'ın taleplerinin bir an önce yerine getirilmesinde, ilimiz adına sayısız yararlar olacağı kesin!
Zira, bu mızrak, bu çuvala, Üniversite de kabına sığmıyor!
O halde... Haydi beyler göreve...
Yazı Tarihi : 19 Kasım 2009 Perşembe
Bu yazı 147 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
AYDINTEPE efendi... Yapılan yorumlarda gördüğünüz gibi bu şehirde sevilmeyen üç-beş kişiden birisiniz. Siz her ne kadar ben dimdik duruyorum desenizde, ben şöyleyim , ben böyleyim diyorsanızda en yakın dostlarınız bile sizin din istismarlığı yaparak bu şehirde bir yerlerde olduğunuzu söylerler. İnsanlara tabiki kendinizi sevdirmek zorunda değilsiniz mutlaka ama, ben ömrüm boyunca dik durdum derseniz , bazı insanlara haksızlık yapmış olursunuz.Mesela bu şehirde MELİH UYAR ı nasıl bilirsiniz diye sorsalar sanırım yüzde 99 kişi adam gibi adam tabirini kullanır.
Mustafa Kemal @ 21.11.2009 11:03:49
Mert insanlar ve dimdik ayakta duranlar yazılarına devam etmeli.Sezai matur'un yapmadığını birileri yapacak haberin olsun.bir tafarta senin Şark 'la resmin .............Sen herkesin özel hayatına girersin Şakr'a gelince yok.
Diyanet camiasını lekelemeyelim ancak .......temizlenmesi için yardım edelim.
ali @ 20.11.2009 08:50:32