POLİS-JANDARMA VE HIRSIZLIK...

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com


Kurban Bayramına artık sayılı günler kaldı.
Nasipse kavuşmak istediğimiz Kurban Bayramı hazırlıklarına çoğumuz başladık. Büyük ve küçükbaş hayvan tüccarları da kurbanlık hayvanların temini çalışmalarına başladılar.
Bunun yanında çiftlik sahibi veya besicilerde kurbanlıklarını besiye çekip emeğinin karşılığını alabilmek ve beklediği gelire kavuşmak için hesaplar yapmaya başladılar.
Yani Kurban Bayramı nedeniyle her alanda önemli hareketlilik yaşanmaya başladı. Umarız bu hareketlilik milli ekonomimize katma değer katar.

Kurban Bayramına hazırlanan bir diğer kesimde"Teşekkül oluşturup, teşekkül halinde " büyük çaplı hayvan hırsızlıkları yapmak isteyen şebekeler, örgütler ile sıradan hırsızlar.
Onlarda en az kayıpla en fazla nasıl kurbanlık hayvanları çalacaklarını, nasıl kesip, parçalayıp nerelere pazarlayacaklarının ince hesaplarını yapıyorlar bu günlerde.
Diğer bir hazırlık yapan kesimde "Kalpazanlar" .
Evet, bu günlerde onlarda pazarlık usulü ile satın alacakları kurbanlık hayvanların bedelini sahte paralarla ödeme veya aynı amaçla kullanılmak üzere piyasaya belli bir yüzde karşılığında "sahte para" sürme hazırlığındalar.

Bütün bunlara karşın vatandaşların huzur ve güven içerisinde, herhangi bir zarar görmeden Kurban Bayramını geçirmelerini sağlamak için gayret gösteren Genel Kolluğun (Polis-Jandarma) çalışmaları var.
Gece gündüz demeden, izin, mesai nedir bilmeden, çoğu kez ağır mevsim şartlarına rağmen günlerce dışarıda kalan ve dağ taş demeden istihbarat toplayan, önleyici faaliyetleri yoğunlaştıran, izinleri kaldırılan Jandarma'mız ve Polisimiz yoğun bir görev temposu içerisinde yaşamaktadır.

Güvenlik uzmanı olarak vatandaşlarımızın belirtilen konularda mağdur olmamaları için yapmaları gereken bazı küçük ama büyük detayları anlatmayı bir kamu görevi addediyorum.

Hayvan hırsızlıklarına karşı en hassas saat aralığının gece 02:00-05:00 arası olduğunu bilmede yarar vardır.
Zira organize olarak yapılan hayvan hırsızlıklarında çoğunlukla bu saat aralıkları tercih edilmektedir.
Zira bu saat aralığında hırsızlık için beklenilen şartların çoğu oluşmaktadır.
Yine hayvanların otlatılması için arazide başıboş bırakılmaması, hayvanların muhafaza edildiği yerlerde yeterli aydınlatmanın yapılması, giriş ve çıkışların kontrol altında tutulması, mümkünse alarm sistemi kurulması, hayvanların korunmasında kesinlikle köpeklere güvenilmemesi (Zira hırsızlarca kolaylıkla etkisiz hale getirilmekteler) gerekmektedir.

Özellikle ana ve tali yol kenarlarında ağıl, ahır veya çiftlik kurup hayvan besiciliği yapanların hırsızlığa karşı çok büyük risk altında olduklarını bilmelerinde yarar bulunmaktadır.
Bir diğer konu ise bu günlerde yerleşim yerlerinde veya hayvanların barındığı yerlere yakın yerlerde dolaşan yabancı şahıs ve araçların görülecek olması. Bu gibi durumlarda vatandaş olarak şüpheli araç veya şahısların Genel Kolluğa (Polis 155-Jandarma 156) bildirilmesinde yarar vardır. Hatırlatmada fayda var; ihbar bir ispiyonculuk değil bir vatandaşlık görevidir.
Diğer önemli bir konu ise gece veya aydınlatmanın yetersiz olduğu yerlerde para alış verişinin yapılmamasıdır.
Kalpazanlar sahte paraları bu ortamlarda piyasaya sürmeyi tercih etmektedirler.

Kurbanlık hayvanların çalınma riskinin kurbana 3-5 gün kala başlamayacağını bilmekte fayda olacaktır.
Örgütlü veya örgütsüz olarak hayvan hırsızlığı yapanların kurbanlık hayvanlar Kurban Bayramından çok daha önce çalıma ihtimalleri oldukça yüksek durumdadır.
Hırsızların bu dönemlerde başlayan hayvan nakil yoğunluğundan faydalanıp kendilerini kamufle etme ve çalıntı hayvanları pazarlama imkânları oldukça fazladır.

Bunların yanında kurbanlık hayvan alırken dikkat edilmesi gereken hususları göz ardı etmemek gerekiyor.
Kurbanlık Hayvan trafiğinin yoğun olduğu dönemden faydalanarak Doğu ve Güneydoğu sınırlarımızdan yurda kaçak sokulan ve hastalık taşıma riski yüksek olan hayvanlara karşı dikkatli olmak gerekiyor.

Kimden ve nereden alınırsa alınsın Kurbanlık Hayvan alırken mutlaka menşe şahadetnamesi veya veteriner sağlık raporunun sorulması gerekmektedir. Bu konularda Veteriner Odası ve başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere diğer Belediyelere önemli görevler düşmektedir.
Milli maç, düğün, şenlik gibi zamanlarda hırsızların fırsat kolladığını ve gece 02:00-05:00 saat aralığının çok hassas olduğunu unutmayalım lütfen.

Bu vesile ile nasipse kavuşmak istediğimiz Kurban Bayramı'nın bütün Türk ve İslam Alemine hayırlar getirmesini; Rabbimizden sağlık, mutluluk yanında helalinden bol kazançlı işler nasip etmesini diliyoruz.

ANALAR AĞLAMASIN

Analar ağlamasın klişe cümlecikleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine dil uzatıp, halkı askerlikten soğutmayı amaçlayarak, vatan hainleri ile mücadele azmini yok etmeye çalışan bölücü sempatizanlarına karşı birlik, dirlik ve irade tokatlarının atılacağı günleri hasretle bekliyoruz.
Analar ağlamasın cümleciği ile kamuoyunda popülist kazanç sağlama hedefi doğrultusunda Psikolojik Harekat faaliyetine alet olanlara birkaç soru sormadan geçmeyelim.
Yakın ve uzak tarihimizde ülkemizi işgal edenlere karşı, isyanları bastırılmasına karşı şehit olan atalarımızın anaları yok muydu?
Onlar şehit olduğunda onların anası ağlamadı?
Irak-ABD savaşında olduğu gibi anamız ağlamasın diye silah bırakıp evlerine kaçan Irak askerlerinin gözleri önünde analarının, karılarının, kızlarının ırzına tecavüz edilirken, hunharca öldürülürken mutluluk gözyaşımı döktüler? Analar ağlamasın diyerek halkı askerlikten soğutmayı ve ülkeyi savunmasız bırakıp bölme hayalini yaşayanlar kendi analarını, kızlarını, karılarını arzu ettikleri gibi kullandırıp, bize aykırı olan değişik namus anlayışında bulunabilirler;
ama şunu bilmelerinde fayda olacaktır.
Bu ülkenin namusu kutsaldır ve bu namusu korumak için şehit olmayı bekleyen milyonlarca namuslu Türk Anası mevcuttur. Kutsal namusunu korumak isteyen namuslu anaların çocukları seve seve askere gidecektir ve seve seve şehit olacaktır. Çocuğunu şehit veren namuslu anaların gurur, onur, kıvanç ve namus gözyaşı dökme isteğini kimse engelleyemeyecektir.
Bu arada vatan haini teröristlerin analarının ağlamaması isteniyorsa onların tek çıkış yolu kalmaktadır.
O da; çocuklarına ulaşıp ben namusumla yaşayıp, namusumla ölmek istiyorum. Namussuz yoldan dön ve vatanına teslim ol.
Namussuzca ağlamak istemiyorum diyebilmek olmalıdır.



Yazı Tarihi : 19 Kasım 2009 Perşembe
Bu yazı 359 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk