Tarih kimi haklı çıkaracak?

Zeki Aydıntepe

Zeki Aydıntepe
AK Parti, tabandan tavana bir bütün halinde, ekip anlayışıyla başlattığı "Demokratik Açılım" ya da "Milli Birlik Projesi"nin ayrım yapılmaksızın herkese ve kesime dillerin döndüğünce ve gücün yettiğince anlatılabilmesi adına yollara düşmüş görünüyor...

Başını Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çektiği kampanyanın ilk gününde ilimizde de bir hareketlenme vardı...

Bu amaçla biraraya gelinmişti, AKM'de, dün...

Parti Genel Merkezi her il'e bir milletvekilini görevlendirmişti, tanıtım elçisi olarak.

Sakarya'ya Trabzonlu parlamenter Asım Aykan düştü...

Bilinir ki, bu konuda vatandaş ne diyor arayışı ile yapılan bir özel toplantıda şehrin, ileri gelenlerinin görüşünü almıştı, eski bakanlardan Konya milletvekili, yarı Sakaryalı Prof. Dr. Sami Güçlü...

Aynı amaçla gittiği Uşak'ta "Demokratik Açılım" konusunu dile getiren Güçlü ile Aykan'ın düşüncelerinde ve anlattıklarında farklılık yok...

Benzer konularda verilen mesajdan halk ne ölçüde tatmin olur, bilemeyiz. Ancak bu konuya şaşı bakan kesimler ve muhalefet partilerinin iktidar ile aynı paralele gelmesi ya da yaklaşık düşünceler sergilemesi şimdilik zor, hatta imkansız gibi görünüyor...

TBMM'de yaşanılanlar "ülkenin kaderi" sayılan bir konuda çıkan anlaşmazlığın giderek daha da belirgin bir hal alacağını gösteriyor.

Bu şartlarda ister iktidar, isterse de muhalefet olsun tüm partiler kendi göbeğini, kendileri keseceğe benziyor...

Soruna; ülke çıkarları ön plana alınarak bakmak yerine, koltuk kaygısı ve siyasi rant anlayışıyla yaklaşılınca, ortaya çıkan tablo son derece ürkütücü, bir o kadar da düşündürücü olsa gerek...

AK Parti bunun bilinciyle hareket ediyor...

Başta, Konya, Niğde ve Sakarya gibi reaksiyona açık illerde gündeme getirilen açılım projeleri, 81 ili kapsayacak şekilde sivil toplum örgütleri, çeşitli üniversiteler, akil adamlar topluluğu ve medya kurumları ile değerlendirilip, müzakere edilerek çıkan sonuç Genel Merkez'e rapor edilecek...

Böylece "Demokratik Açılım" konusu netleşecek ve parti uygulama konusunda düğmeye basacak...

Bu büyük ve bir o kadar da riskli toplumsal proje, her ne kadar muhalif kesimlerce "ABD'nin dayatması" olarak gündeme getirilse de, akacak kanın durdurulması, halk arasında kopan ya da koparılan diyaloğun başlatılması, arzu edilen huzur, güven ve barış ortamının sağlanması amacını taşıyorsa, buna karşı çıkmanın izahını yapmak sanıldığı kadar kolay olmasa gerek...

Ülkeyi maddi, manevi yönden çökerten, gelişmeyi durduran, ekonomiyi zarara uğratan, yatırımları aksatan bu devasa sorumluluğu getirip iktidarın sırtına yüklemek de yanlış...

"Açılım", sağduyulu her vatandaşın gözünde ve gönlünde de bir "devlet projesi" olarak yer etmiş görünüyor.

Onun için "bundan ve buradan geri dönüş yok" deniliyor...

Bu konuda iyi niyetli olmasına rağmen belirli kaygılar taşıyan bir kesimi de gözönünde bulundurmak kaçınılmaz...

Hükümet bir adım atarken, bin düşünmek zorundadır...

Toplumsal mutabakatın aranmasının altında yatan nedenler de bundan kaynaklanıyor...

Varılacak yer ve yapılacak anlaşmanın şekil ve şartları çok iyi anlatılmalı ve belirlenmeli, bu kampanya ile halka...

AK Parti milletvekillerinin 81 il'e dağılımında işte bu konu işlenecek...

Ülkenin suratına iri bir şark çıbanı gibi oturan ve tartışılması cesaret isteyen Alevi ve Kürt sorunlarını içine alan devlet projesinin barış, sevgi, kardeşlik, huzur ve yatırıma açılması için taşın altına sadece partilerin ve belirli kesimlerin ellerini koymaları yeterli olmayabilir...

Şehit aileleri ve terör mağduru halkımızın da bu konuda tavrının netleşmesi gerekir ki, çıkılan dikenli ve engelli yolda hedefe varılabilsin...

"Güzel ve yalnız ülkemiz" o zaman ayağa kalkar ve kısa sürede huzura kavuşur, ancak...

Böyle olmasını istemeyenlere diyecek bir şey bulamıyorum...

Bakalım; "tarih bu konuda kimi haklı çıkaracak", merak etmemek mümkün mü?



Yazı Tarihi : 17 Kasım 2009 Salı
Bu yazı 161 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

alooo komşi yorumları neden koymuyorsun ???????
yoksa bi sorunmu var
aloooo @ 19.11.2009 16:33:30
AYDINTEPE senden ricam dün SEZAİ MATUR un MÜFTÜ ŞARK hakkında yazmış olduğu yazıya cevap vermenizdir.
Bekliyorum...
Gerçi 65 yaşın unutkanlığı olabilir ama yorumcu MUSTAFA KEMAL in yazdığı gibi 65 yaşına kadar dik duramadın hiç olmazsa bu yaştan sonra DİK dur...
ZA... @ 19.11.2009 11:54:28
AYDINTEPE efendi... İki gün önce yazmış olduğunuz köşe yazınızda kullandığınız uslüp gerçekten çok çirkindi. Gönül isterdi ki Müftü ŞARK ı eleştirmenizdi. Ama siz ne yaptınız okurlarınızın eleştirilerini eleştirdiniz. Şimdi sizin hayatınızda hiç bir zaman neden dik duramadığınızı çok daha iyi anlıyorum.
Sayın AYDINTEPE, sizden şimdi sayın SEZAİ MATUR un müftü ŞARK ile yazmış olduğu yazıya da bir cevanızı bekliyorum.Özellikle SEZAİ MATUR'un 'Bakarsın birilerinin tepesi atar, eski defterleri karıştırıverir'... Sözlerine nasıl cevap vereceksiniz. Yoksa 'ÖZEL HAYAT' defterini burada noktalıyacakmısınız. Diyorum ya senin ' hayatında hiç bir zaman dik duramadın' sözlerimin de altına on defa yüz defa imzamı atarım.
Mustafa Kemal @ 19.11.2009 11:50:46
sayın aydıntepe yazdılarıma cevap yaz.o zaman tarih kimi haklı çıkaracak buna halk karar versin.soruma cevap yazmazsan namertsin.Şark neden görevden alındı?Niye emekli oldu?Telefonları niye dinlen di?
ALİ @ 18.11.2009 14:03:42
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk